Ara
Menü
5 dakikalık okuma

Basra şehrinde sâlihattan bir hanım, Hasan-ül-Basri hazretlerinin meclis-i irşâdına devam ederdi. — 2. bölüm

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 2 · s. 604

girse bile, secde eseri bulunan uzuvlarını ateş yakmaz. Allahu teâlâ'ya iymanın alâmeti ve belirtisi namazdır.

Seyyid-ül-Enâm aleyhi ve âlihi efdal-üt-tahiyyete ves-selâm efendimiz hazretleri buyurmuşlardır ki:

— Bir kimsenin kapısı önünden bir nehir geçse ve o kimse günde beş vakit o nehre girerek yıkansa, nasıl ki kendisinden kirden ve kirlikten eser kalmazsa, beş vakit namaz da aynen böyledir. Beş vakit namazını dikkat ve itinâ ile kılanlarda da günah ve mâ'siyyet kirleri görülmez. Kıldığı namazlar, onu arındırır ve paklar.

Bir diğer Hadis-i şerifte de şöyle buyurulmuştur:

— Beş vakit namaza devam edenler, Allahu tâlâ'nın bes büyük lûtfuna mazhar olurlar. 1) Kabir azabından halâs olurlar. 2) Kabir darlığından kurtulurlar. 3) Amel defterleri sağ ellerine verilir. 4) Sırat'ı yıldırım gibi sür'atle geçerler. 5) Cennete girerler.

Ancak, tekrar ediyorum ve tekrar etmekte fayda görüyo rum:

Namazları, angarya nevinden, yasak savma kabilinden, tavuk yem gagalar gibi değil, şartlarına ve âdâbına aynen ve harfiyyen dikkat ve riayet ederek kılmalı, göstermelik için değil, hakkıyle namaz kılmağa çalışmalıdır. Bunun için de: (Adam sende, bizden geçti, varsın gençler okusun) dememeli, ilm-ü-ha.

li okuyup öğrenmeli, ef'al-i mükellefiyni, on sekiz şer'i hükümleri, namazların farzlarını, vâciplerini, sünnet ve müstehaplarını, ne gibi hallerin namazlarımızı ifsad ettiğini, hangi hallerde sehiv secdesi yapmak gerektiğini, keza gusülün, abdestin ve orucun farzlarını, vaciplerini, sünnetlerini, müstehaplarını güzelce bellemelidir. Yaşlılar bana gücenmesinler, vaktiyle okuduk.

larını unutan ve bilmeyerek namazı bozan hallerde bulundukları halde farkında olmayanlara sık sık rastlıyoruz. Sormak ve öğrenmek ayıp değildir. Iki cihan serveri: (İhtiyarlar, ilim tahsili için gençler arasında oturmaktan utanmasınlar.) buyurmuşlardır. Sormamak, öğrenmemek ve bilmemek hem ayıptır, hem de günahtır. Insan, bir işe başladı mı, onu en güzel ve en

mükemmel şekilde yapmaya çalışmalıdır. Görsünler, desinler mescide gidiyor diye söylesinler diye yalan yanlış abdest alıp, tâ'dil-i erkânına, şartlarına ve âdâbına riayet etmeden namaz kılmak, boşuna yorgunluktan başka bir şey değildir. Öylelerini görüyoruz ki, mahalle mescidinde bir gece önce yatsıyı kıldıran imam efendinin, yanlışlıkla kendilerine beş rekât namaz kıldırdığını, ertesi gün sorup şer'i hükmünü öğrenmeğe çalışmaktadırlar. Bu çok mühim gerçeği gözden kaçırmayalım, sorup öğrenmekten, okuyup anlamaktan korkmayalım. Boş kafa ile kılınan namazlar, sahibine ancak hasret ve nedamet getirir. Bre müslüman, madem kılıyorsun hakkıyle kıl... Dünya siyaseti denildi mi, kimseye ağız açtırmıyorsun, meslek hatıralarını birer birer anlatıyorsun, boş ve faydasız hikâyeleri dilinden düşürmüyor ve hiç unutmuyorsun. Ibadet ederken bu kayıtsızlık, bu vurdum duymazlık neye?

- Bak emekliye ayrıldı, saçı sakalı ağardı, hâlâ namaz kılmıyor, cami-i şerife gelmiyor! demesinler diye mescide gitmenin ve namaz kılmanın sana hiçbir faydası olmaz. Hazır bu yola girmişsin, yaz kış, soğuk sıcak demeden mescide gelmişsin, zahmetlere katlanıp abdest almışsın, ne olur şunun en iyisini, en mükemmelini yapsana... Bilmediklerini sorup öğrensene...

Elin ağzı torba değil, çekip büzesin... Eğer, konuşacaklarsa önleyemezsin, iyisi mi doğrusunu yap kimsecikler ağzını açıp bir şey diyemesin, gönlün rahat etsin... Evet, namazını vaktinde ve cemaatle kıl, kazaya bırakma, vaktini geçirmeden namazını kılmakta, ecel erişmeden tövbe etmekte acele et.. Kötülük lerden, dünya kir ve pisliklerinden ellerini yıka, gönlünü, gözünü ve özünü tövbe ve nedamet ile arındır.

Aziz din kardeşlerim ve Hak yoldaşlarım:

Beş vakit namaz, bülûğa yani erginlik çağına ermiş kadın veya erkek her iyman edene farzdır. Erkek çocuklar on iki ve kızlar dokuz yaşından itibaren namaz kılmakla mükelleftirler.

Onlara, bu farzı öğretmek de anne ve babaların görevleridir.

Bilindiği gibi namaz EF'AL-I MÂ'LÜME ve ERKÂN-I MAHSU- Envar-ül-Kul0b, cilt: 2 — F: 39

SA'dır. Namaz, Resûl-ü zişân efendimizden görüldüğü, onun kıldığı gibi kılınır, başka türlü namaz olmaz. Kıyama, rükû'a ve secdeye kudreti olmayanlar, iymâ ile kılarlar. Yani, ayakta duramıyor, eğilemiyor ve başını secdeye koyamıyorsa, bunları başı veya gözüyle işaret ederek kılabilir. Terki ise, kat'iyyen caiz değildir. Hiçbir sebep ve mazeretle namaz terkedilemez. Son nefesimize kadar Rabbimize ibadetle mükellef bulunuyoruz.

Namaz diyip geçmeyelim: Iki rekât namaz, kâ'inatın bütün mertebelerini câmidir. Iki rekât namazda bütün mahlûkatın ibadetlerinin zübdesi, özü ve özeti müşahede edilir. Onun için, namazın kıymet, ehemmiyet ve faziletini anlamalı ve takdir etmelidir.

Ademiyyet mertebesine, namazda kıyamla işaret vardır.

Hayvaniyyet mertebesine namazda rükû ile işaret vardır. Cemadat mertebesine namazda secde ile işaret vardır. Melekler mertebesine, namazda huzur ile işaret vardır. Meleklerin kıyam ve ku'udu, nebatlar ve hayvanların tesbihi ve tefridi, cemadatın tevhid ve takdisi bir araya geldiğinden, Allahu teâlâ'ya yapılan ibadetlerin umdesi sayılır.

Namaz, kalbin tevhidi sureti olup, tevhid-i ef'ali isbat ettiğinden aynı bâptan addolunur. Abid ile mâ'budun birleştiği makamdır ve onun için de mü'minlerin mi'râcıdır. Resûl-ü zişânın gözünün nuru, dinin direği, iyman ve islâmın alâmetidir, iyman ve islâmın işaretidir. Terki büyük günah ve inkârı ise mâ'azallah küfürdür.

Bir Hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur:

(Allahu teâlâ'ya kıyamete, peygambere lyman eden namazını terketmez. Vaktinde kılar ve kazaya da bırakmaz. Namazımı tâ'dil-i erkânına riayetle huşû ve hudû içinde kılar, ölümün şiddetinden, kabrin zulmetinden, mahşerin dehşetinden ve ce.

hennem azabından kurtulur, cennet ve cemale nail olur.)

Ey âşık-ı sadık!..

Sabah namazını, Âdem aleyhisselâm yere indirildiğinde iki rekât olarak kılmıştır.

Öğle namazını Yunus aleyhisselâm balığın karnından kurtulduğunda dört rekât olarak kılmıştır.

İkindi namazını Ibrahim aleyhisselâm, Nemrud'un nârindan kurtulduğu zaman kılmıştır.

Akşam namazını İsa aleyhisselâm, Yahudi'lerin kendisine hazırladığı hıyanetten kurtulduğu zaman kılmıştır.

Yatsı namazını Musa aleyhisselâm Tur'da kendisine vahyolunduğu zaman dört rekât olarak kılmıştır.

Binaenaleyh, beş vakit namazlarını kılanlar bu beş peygamberin sevabına nail olurlar.

Namaz, Mi'râc-1 güzinde elli vakit olarak farzolunmuş, ancak Rahmet-i ilâhiyye ile beş vakte indirilmiştir. Bunun için beş vakti muntazaman kılanlara, elli vaktin ecri ihsan buyurulur. Beş vakit namazın, Mi'râc-ı güzin hediyesi olduğunu bilerek kılan mü'minlere müjdeler olsun.. Namazda nice esrar-, ilâhî vardır. Bir kaçını sayarak açıklamağa çalışalım:

Insan vücudunda cismani kuvvetler beş olduğu gibi, ruhanî kuvvetler de beştir. Bunun için, namaz gerek vücudumuzun ve gerekse ruhumuzun Allahu teâlâ'ya şükrüdür.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.