Ara
Menü
6 dakikalık okuma

Hz. Musa aleyhisselâm zamanında âsi ve günahkâr bir kimse vardı. — 2. bölüm

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 2 · s. 200

Buna karşılık, cennet-i â'lânın da sekiz olmasının sebebi, Cenab-ı Rabbil-âlemiynin sıfât-ı zâtiyyesinin sekiz olmasındandır. Binaenaleyh, her kim sıfat-ı ilâhiyyeyi ikrar ederse, mü'mindir ve muvahhiddir. Mü'min ve muvahhid olanlar da ehl-i cennettir. Böylelikle Hak celle ve alâ, sekiz sıfât-ı ilâhiyyesini ikrar ve tasdik eden mü'min ve muvahhidleri mükâfatlandırmış olur.

ALLAH lâfz-1 celili ile, esmâ-i hüsnânın yüze baliğ olması, cennet derecelerinin de hikmeten yüz derece olmasını iktiza eder. Bunun için, yüz esmâ-i ilâhiyyeyi sekiz sıfât-ı zâtiyye ile ikrar ederse elbette ehl-i cennet olur. Kendisine, sekiz cennet ve sekiz cennetin yüz derecesi atâ ve ihsan buyurulur.

Allahu teâlâ'yı inkâr eden, tabiatiyle yüz esmâ-i ilâhiyyeyi

de red ve inkâr edeceğinden, bu kabil münkir ve kâfirlere cehennemde yüz türlü azap olunur.

Bir Hadis-i şerifte şöyle buyrulmaktadır:

Allahu teâlâ, zât-1 ahadiyyetini inkâr eden kâfirlere kabir lerinde yüz adet cehennem yılanı musallat eder ve o kâfire bu yılanlar azabederler.

Bizler, mü min ve muvahhid olarak böyle korkunç bir âkibetten yine Rabbimize sığınmakla beraber, biliriz ki bu kâfirleie böylece azap olunması, esmâ-i hüsnâ sayısına mukabil olan inkârları sebebiyledir.

Cennet-i â'lâ, iyman sebebiyle ve Cenab-1 Hakkın lûtüf ve keremiyledir. Cennet ni'met ve dereceleri de, ibadet ve ahlâk-ı haseneye mukabildir. Bu sebeple, mü'minlerin dünya hayatında iken yumuşak huylu, halim, tatlı sözlü, güler yüzlü olmaları ve tevazu sahibi bulunmaları hasebiyle, bu iyi ve güzel huylarına mukabil âhiret âleminde Allahu teâlâ kendilerine şöyle vâ'ad buyurmaktadır:

Innallahe yüdhllulleziyne amend ve amil-us-salihati cennatin tecrly min tahtihel enhârü yuhallevne fiha min esavire min zehebin ve lü'lo ve libasühüm fiha harlr...

El-Hac: 23 (Allahu teâlâ, mü'min olup da salih ameller işleyenleri, ağaçlarının altından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar, orada altun ve inci bileziklerle süslenirler ve elbiseleri de ipektir.)

Diğer bir âyet-i kerimede de, cennet ve cennet ni'metleri şöyle tarif ve tavsif buyurulmaktadır:

Mesel-ül-cennet-illetiy v'idel-müttekun tecriy min tahtihel enhârü külühâ dâ'imün tilke ukbelleziyne'ttekav ve ukbel-kâfiriyn-en-nâr..

El-Ra'ad: 35 (Müttekilere vâ'dolunan cennetin sıfatları şudur ki, ağaçları altından ırmaklar akar, meyve ve ni'metleri ve gölgeleri da'imdir. Bu, tekvâ yolunu tutanların âkibetleridir. Kâfirlerin âkibeti ise ateştir.)

Âhiret ve bilhassa cennet ni'metlerini hakkıyle ve lâyıkiyle anlatabilmek mümkün müdür? Dünya ni'metlerine kıyasla bir hükme ve sonuca varmak isteyecekleri ise, iyman ve iz'anları ile başbaşa bırakarak Kelâmullah ile tarif ve tavsife devam ediyoruz:

Jac tli Ve leküm fiyhâ mâ testeniy enfüsüküm ve leküm fiyha ma tedde'On nüzülen min gafurin rahiym..

Fussilet: 31 - 32 (Ve burada canınız ne arzu ederse, ne isterseniz Gafur ve Rahiym olan Allahu teâlâ'dan sizin için hazırlanmış bir rızık olarak, hepsi vardır.)

Bütün bunlar, cennet ehli olan mü'minlere dünya hayatın.

da iken güzel huylu, iyı ahlâklı, hayırlı ve yararlı bırer insan gibi yaşamalarının, Allah ve Resûlünün gösterdiği yoldan ayrılmamalarının mükâfatı olup, Hakkı inkâr eden, kötü ahlâklı,

insanlara ve bütün mahlûkata zararlı kâfirlere de küfür zulmetine dalmaları, kötü ve çirkin huyları ile başkalarına da kötü örnek olmaları hasebiyle, âhirette onların elbiselerinin de katrandan olacağı ve kötü kokuları ile cehennem ehline bile dehşet salacağı mutlâk ve muhakkaktır:

01 979 "!"!?

s'eft sis "i>!!.

Ve terel-mücrimiyne yevme'izin mukarreniyne fil-asfad serâbiylühüm min katıranin ve tagsa vücuhehümün-nâr...

Ibrahim: 49 - 50 (Ve o gün, mücrinleri suç ortakları ile zincirlere vurulmuş olarak görürsün, gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş kaplayacaktır.)

Dikkat buyurunuz mü'minler!.. Allahu sübhanehu ve teâlâ, ehl-i iymana güzel ve yumuşak huylarından ötürü cennette ipek elbiseler giydirerek iştihaları neyi çekerse onu ikram ederken, münkir ve mücrimlere de katrandan elbise giydirerek onlara ateşi tattıracağını hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık ve kesin bir ifade ile beyan buyurmaktadır.

Buracıkta, bir hususa daha dikkatinizi çekmek isterim:

Cennette mü'minler için hazırlanan dört ırmağın taraf-ı ilâhiden ihsan ve inayet buyurulması, iyman sahiplerinde bulunan dört ahlâk-ı haseneye mukabildir. Bilindiği gibi, mü'minle.

rin bu dört sıfatları şunlardır: ILM-I NÂFİ (Faydalı ve hayırlı ilim), AMEL-I HALIS (Bütün ibadet ve tâ'atlerini ve halk ile olan muamelelerini tam bir ihlâs ile yapmak), MUHABBET-İ RESÛL ve AŞKULLAH'tır. Demek oluyor ki bu ni'metlere erebilmek, bu güzel sıfatları iktisap edebilmekle mümkündür.

Cennette, mü'minlere verilen Huriler onun NEFS-Î SÂFİYE suretleridir. Müminlerin cennette yüksek derecelere erebilmeri, dünya hayatında iktisap ettikleri ulvi ve Rabbani ahlâklarının mukabilidir. Yine cennette mü'minlere bahşolunacak Gılman'lar ve Vidan'lar o mü'minde bulunan ervah-ı kudsiyyenin suretleridirler.

"or co roir.

yafua:ÉS,SSNEjW9r Ve yetOfü aleyhim vildânün muhalledün izâ re'eytehüm hasibtehüm lü'ld'en mensöra..

El-Insan: 19 (Hizınetlerinde her ân ter-ü taze çocuklar dolaşır. Sen, görünce onları sanki saçılınış inciler sanırsın.)

-p É Taraf-ı sübhaniden her mümine bahş ve ihsan buyurulacak yetmiş kat elbise de iyman şubelerinin mukabilidir:

'v o > 1017o (ob) A tes Âliyehüm slyâbü sündüsin hudrun ve istebrakun ve hullo esâvire min fıddah ve sekahüm Rabbühüm şarâben tahura..

El-Insan: 21 (Üzerlerinde yeşil ipekten ince ve kalın elbiseler vardır ve gümüş bilezikler takınırlar ve Rableri onları gayet pâk bir şarapla suvarır.)

Cennette, cennet ehlinin cennet ağaçlarından kopararak yedikleri meyvelerin yerine tekrar aynen meyveler zuhura gelmesi ve bunun böylece devam etmesi, mü'minlerin dünya hayatındaki imanlarının devamının mukabilidir. Mü'minlerin cömertliklerine ve tâ'at-ı ilâhiyyeden zevk almalarına mukabil dir.

Buna karşılık, cehennem ehlinin cehennemde görecekleri azap ise, dünya hayatındaki kötü ahlâklarının mukabilidir. Kâfirlerin cehennemde zincirlere vurulmaları da, kalplerinin isyana ve tuğyâna tâ'allûku suretidir:

10% inna a'tedna lil-kafiriyne selâsile ve ağlâlen ve sa'lyrâ...

El-Insan: 4 (Biz, kâfirler için zincirler, boyunlarına lâleler ve kızgın alevli bir ateş hazırladık.)

Cehennemde bulunan ve cehennem ehline azap edecek olan akrepler, onların dilleriyle halka eza ve cefa etmelerine mukabildir. Cehennemde bulunan yılanlar da, kişinin kötü sıfatlarından olan bir şahıstan diğerine, bir meclisten başkasına söz götürüp getirmelerinin, yalan ve iftiralarının suretleridir.

Bu açıklamalarımızdan da anlaşılmaktadır ki, bu fâni âlemde cennet ameli olan Allahu tâlâ'nın emirlerine aynen ve harfiyyen uyan ve bunları canına minnet bilen kişiler, cennet amelleri işlemişlerdir ve elbette ebedî âlemde türlü cennet ni'metlerine nail ve mazhar olacaklardır. Cehennem ameli olan isyan ve tuğyân yoluna sapanlar da eğer affı ilâhiyye mazhar olamazlarsa, ebedî âlemde —Ne'ûzü-billâh— cehennem derekelerine lâyık ve müstehak olurlar.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.