Ara
Menü
3 dakikalık okuma

Hâtem-i Tâ'i'nin oğlu Adi radıyallahu anh buyuruyor ki: Cahiliyet devrinde, ben kavmimin reisi… — 2. bölüm

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 1 · s. 401

Bu, dünya hayatında böyle olduğu gibi, âhiret hakkında da, neleri haber vermişse aynen ve harfiyyen zuhura gelecektir. Çünkü, Resûl-ü Kibriyâ aleyhi ve âlihi ekmel-üt-tehâyâ efendimiz SÂDIK-ÜL-VÂ'D-ÜL-EMİN'dir ve NI'METUL- LAH'tır.

Reh-i Mevlâda herkim aşkile cismini can eyler, Gönül kuşu gibi pervaz edip tayyı mekân eyler, Gezen Hak, gezdiren Hak, söyleyen Hak, söyleten Hak'tır, Mevlâ Nebi'leri kendi kendine tercüman eyler..

Ey âşık-ı sadık!

Bize Ni'metullah ve bürhan-1 azim olan Nebi'ler serveri, Veli'ler rehberi, âhir zaman peygamberi, Ra'uf, Rahiym, aziz olduğu gibi, bizim cinsimizden ve fakat bizim yani bütün insanoğullarının en güzeli ve en enfesi, Allahu teâlâ tarafından biz gafil ve cahilleri Allah yoluna, Hak ve hakikat yoluna dâ'- vete memur olan Resûl-ü zişân aleyhi ve âlihi salâvatullah-il- Mennân efendimiz, bizlere kulluk görevlerimizi öğretmiş, saadet ve selâmet yollarını göstermiştir. O halde, önce kulluk vazifelerimizi hakkıyle ve lâyıkiyle yerine getirelim, sonra ona ümmet olmak şeref ve faziletini bilelim, Allah ve Resûlünü herşeyimizden fazla sevelim, dinimize hizmeti en üstün ve en müstesna bir vecibe olarak kabul edelim ve onun açtığı ve gösterdiği saadet ve selâmet yoluna girelim, cennet ve cemale erelim.

Unutmayalım ki, birgün bu büyük ni'metten sorulacağız.

Bu ni'metten hakkıyle ve lâyıkiyle faydalanamayanlar, hesabını ve cevabını veremeyeceklerdir, hasret ve nedamette kalacaklardır. Binaenaleyh, gafleti bırakalım, ebedî saadet ve selâmet yollarına sapalım ve o yoldan hiç ayrılmayalım. Dünya ve âhirette kutlu ve mutlu kullardan olalım, Rabbimizin bizlere bahş ve ihsan buyurduğu bu yüce ni'metten faydalanalım ve bu ni'mete nail ve mazhar olduğumuz için hamd-ü senâ ve şükredelim, ona lâyık, onun dilediği ve özlediği gibi ümmet olalım, çalışalım, çok çalışalım. Zararın neresinden dönülse kârdır, demişlerdir. Dünya malı, para, kasa, kese, mevki, makam, han, apartman dost, akraba, akran bize hiçbir yarar sağlamaz:

Gönüller derdine Lokman ara bul tez deva iste;

Ne istimdat olur kuldan, ne dünyadan vefa iste..

Dünyayı ve dünya üstündeki herşeyi yüzüstü bırakıp, tek ve yalnız kabre girecegimiz günler yaklaştı. O gün, ne dünya ne de dünya üstündeki şeyler hiçbirimizin işine yaramayacaktır. Ancak onun yardımına ve onun şefkat ve şefaatine muhtaç olacağımız günler uzak değil artık.. Kabirlerimiz birer ejder gibi ağızlarını açmış, bizleri yutmaya hazırlanıyor. Doğan ölüyor, toplanan dağılıyor, mâ'murlar viran oluyor, yapılanlar yıkılıyor. Aklımızı başımıza devşirelim, ömrümüzün artakalan bir kaç gününü ibadet ve tâ'at ile, salih amellerle,.

dünya ve âhiretimize hayırlı ve yararlı hizmetlerle geçirelim vesselâm.

Yâ Erham-er-Rahimiyn! Yâ Rabbel-âlemiyn!

Kur'an-1 azim-ül bürhan hürmetine, Habib-i edibin izzetine, Enbiyâ ve Evliyâ rif'atine bizleri iymandan, Kur'andan ve Resûl-ü zişândan ayırma.. Bizleri, dünya malıyla, dünya varıyla oyalananlardan, çoklukla ögünüp böbürlenerek boşuna avunanlardan eyleme... Bizlere bahş ve ihsan buyurduğun bütün ni'metlerinin ve bilhassa NI'METULLAH olan habibinin ümmeti olmak ni'met ve devletinin şükrünü hakkıyle ve lâyıkıyle eda edebilmeyi nasip ve müyesser eyle.. O büyük ni'- metinin kıymet ve ehemmiyetini bilenlerden, sana ve habibine gönül verenlerden, cennetine girenlerden ve cemalini görenlerden eyle yâ Rabbi!

Sübhane Rabbike Rabbil izzeti ammâ yasifûn ve selâmün alel-mürseliyn vel-hamdü lillahi Rabbil-âlemiyn EL-FÂTİHA.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.