Ara
Menü
4 dakikalık okuma

Nûr-u çeşm-i kâ'inat aleyhi ve âlihi efdal-üt-tahiyyat efendimizin bis'eti nebeviyyelerinin beşinci yılı idi. — 2. bölüm

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 1 · s. 396

Bu vesile ile, mü'minleri ve Muhammed'leri yoketmek için plânlar hazırlayan, ehl-i islâma zulüm ve hakareti revâ gören, hatta Müslümanları kütle halinde öldüren veya öldürten zâlimlere ve kâfirlere hatırlatmak isterim ki, kuvvet ve kudretinize dayanarak ehl-i tevhidi yokdebilirsiniz ama, din-i mübiyn-i islâmı asla! Çünkü, o büyük ve insanlıgın en son ve en mükemmel dini, Allahu teâlâ'nın hıfz-ü emanındadır. Kıbrıs adasında, Müslüman topluluguna yıllarca göz açtırmayan, kadın, çoluk, çocuk, genç, ihtiyar demeden mâsum Müslüman Türkleri canavarca öldüren Makarios kâfiri, kendi elleriyle özene bezene kurduğu milli muhafız ordusu tarafından, Sampson adında bir kanlı katilin işaretiyle devrildi, gitti. Kıyamete kadar da Müslümanlara uzanan bütün kirli eller böylece kırılacak ve kâfirler hiyle ve desiselerinde aslâ muvaffak olaayacaklardır. Yeter ki, biz hakkıyle ve lâyıkiyle Müslüman olalım, dinimizin, kitabımızın ve sevgili peygamberimizin kıymet ve ehemmiyetini bilelim, hakikati islâmiyyeyi ve hakikati Muhammediyye'yi geregi gibi ögrenelim. Çünkü, mü'min ve muvahhidlerin hâmisi bizzat Hazret-i Allah'tır. Islâm dini yeryüzünde bir tek kişi LA ILAHE ILLALLAH MUHAMME-

DÜN RESÛLÜLLAH dediği ve diyebildiği sürece pâyidar olacaktır.

Takdir-i Hüdâ kuvve-i bâzu ile dönmez, Bir şem'a ki Mevlâ yaka, bir vechile sönmez..

Hz. Isa aleyhisselâmın getirdiği kutsal kitap Incil ile ilgi ve ilişkisi kalmamış Luka, Merküs, Metta ve Yuhanna adlarındaki dört kitaba kitab-1 mukaddes adı vermekten hayâ etmeyen, Hz. Isa aleyhisselâmın dini ve şeriatiyle alâka ve münasebeti bulnmayan sapıklığa HRISTİYANLIK'tır, diyen, bu tutum ve davranışlarıyla bizzat Hz. Isa aleyhisselâma ihanet etmekten korkmayan ve çekinmeyenler, ellerine en küçük bir fırsat geçince Müslümanları yoketmeğe çalıştıkları ve haçlı seferlerinden beri Müslüman kanı dökmege alıştıkları halde, bir türlü bilmiyor ve anlayamıyorlar ki, biz Müslümanların kendileriyle bir dâvamız yoktur. Ne var ki, onlarda din gayreti, insanlık hamiyyet ve haysiyeti bulunmadığından peygamberlerine edep ve terbiye harici dil uzatan, onun muhterem annesine çirkin isnat ve iftiralarda bulunanlarla dost geçinirler de, Hz. Isa aleyhisselâmı hak peygamber olarak tanıyan, öven ve seven, onu ve ona yardım edenleri her zaman ve her yerde saygı ile anan, muhterem annesini de tâ'zim ve tebcil eyleyen biz Müslümanlara nedense can düşmanı kesilmişsiniz.

Cidden, anlaşılır ve içinden çıkılır bir dâva değildir. Saf ve mâ'sum Müslümanları kendi bâtıl ve sapık dininize dâvet edecek yerde, gücünüz yetiyorsa, dininize, kilisenize, peygamberinize sövüp sayanları insafa çağırsanız, dinsizleri ve Allah'- sızları hristiyanlıga zorlasanız olmaz mı? Ama yapamazsınız!

Çünkü, o dinsiz ve Allah'sızlar sizin o bâtıl ve sapık inançlarınızdan iğrenerek ve tiksinerek dinsiz ve Allah'sız kalmışlardır, onlar sizin eserinizdir.

Hristiyanlık âlemi, eğer insanlıktan zerre kadar nasibi va.rsa, Resûlü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimize nankörlük etmemeli ve o zât-1 akdesi büyük bir ni'met olarak bilmeli ve kabullenmelidir. Evet, o zât-1 akdes gerçekten âlemlere rahmet ve kâ'inata en büyük bir ni'mettir. Insanlığı küfür zulmetinden iyman nuruna, Allahu teâlâ'ya ortak koşmak zilletinden tevhid şu'uruna, eliyle yaptığı putlara tapmak illetinden âlenilerin Rabbine secde etmek süruruna ileten ve ulaştıran odur.

Beşerin böyle sapıklıkları var, Putunu kendi yapar, kendi tapar..

Allahu tâlâ'nın varlıgını, birligini, ondan gayrı kulluk ve ibadete lâyık ve müstehak hak mâ'bud olmadıgını, dogmadıgını ve dogurmadıgını, eş ve çocuk edinmekten münezzeh bulundugunu, bütün kemal sıfatlarıyla muttasıf ve bütün noksan sıfatlardan münezzeh oldugunu ilân ve isbat eden Hz. Muhammed Mustafa sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem efendimizdir. Bu gerçegi neden görmek ve ögrenmek istemiyorsunuz?

Neden, hâlâ Allahu teâlâ'ya ortak koşmak, eş ve çocuk sahibi göstermek hastalığından kurtulmak istemiyorsunuz?

O, cidden ve hakikaten dünya ve âhiretin en yüce ve en ulu bir ni'metidir. O, Allahu azim-üş-şândan sonra insanların ve cinnilerin en büyüğüdür. Bütün insanlık âleminin efendisidir. Bütün yaratılmışların en merhametlisi ve şefkatlisidir.

Bütün âlemler, onun nurundan halk ve icat olunmuştur. Nuru, evvel, ba'asi sonradır. Adem aleyhisselâm, su ile çamur arasında iken, gökte melek ve yerde insan yaratılmadan da Nebi idi. Ona sarilanlar, ona baglananlar, ona inananlar dünya ve âhirette yücelirler. Çünkü o kendisine sarılan ve bağlanan ları rizaya, rıdvana, cennete ve cemale götürür, fi mak'ad-1 sıdka iletir.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.