Ara
Menü
6 dakikalık okuma

İskender-i Zül-Karneyn'e sordular: — Bu kadar şevket-i darât ve böylesine bir mülk-ü… — 2. bölüm

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, Envârü’l-Kulûb, Cilt 1 · s. 207

Enes ibn-i Malik radıyallahu anhın rivayet ettigi bir diger Hadis-i şerifte de şöyle buyrulmaktadır:

men kadâ haceten ti müslimin fillahi keteballahü lehu umr-ed-dünya seb'ate alâfi senetin sıyame nehariha ve kiyame leyliha

- Herhangi bir Müslüman, bir Müslüman kardeşinin meşrû bir işini Allah rizası için bitirirse, alacağı sevap dünya hayatındaki bir gün hesabıyla yedi bin yıl oruç tutmuş ve yedi bin yıl geceleri Rabbine ibadet ederek namaz kılmış kadar olur.

Ey Hakkın rizasına tâlip ve cemaline âşık olan mü'min kardeşim:

Mü'minlerin, kendi aralarında Allah rizası için yardımlaşmaları ve birbirlerine iyilik ve ihsanda bulunmaları sayesinde, dünya ve âhiret aleminde erecekleri yüce dereceleri gösterebilmek için, Resûl-ü Rabbil-âlemiyn, sâdık-ul vâ'd-ül-emin olan iki cihan serveri ve ins-ü cin peygamberi Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem efendimizden naklolunan müjde ve beşaret haberlerini verdim. Eger, Resûl-ü zişâna iymanın ve muhabbetin varsa, mü'min kardeşine elinden geldiği, gücünün yettigi kadar küçük veya büyük ayırdetmeksizin yardım et.. Dar ve sıkıntılı zamanlarında mü'min kardeşlerinin imdadına koş, mümkün olabilen gayret, himmet ve fedakârlığı esirgeme.. Böyle yaparsan, Habib-i edib-i Hüdâ'ya lâyık bir ümmet olduğunu isbatlamış ve bu hususta gaflet içinde bulunanlara da güzel bir örnek olursun…. Hayır işlemeğe kabiliyet ve istidatları bulunanları teşvik eder ve onların da hayra, insanlığa, Müslümanlığa lâyık hizmetlerde bulunmalarına vesile olursun. Onların işleyecekleri sevaba karşılık, alacakları sevabın aynı sana da bahş ve ihsan buyuruur.

Namaz ve oruç, islâmın rükünlerindendir. Kıldığın namazların da, seni Hakka yaklaştırdığıı elbette duymuş ve öğrenmişsindir. Onun için namaza MU'MİNİN MÎRÂCI denildiğini de tabiatiyle bilirsin. Orucun fazilet ve ehemmiyeti ise âşikârdır. Şimdi, beni iyi dinle:

Bir insanın yedi bin yıl yaşaması, mümkün müdür? Elbet değildir; öyle ise Allahu sübhanehu ve teâlâ hazretleri, Habib-i edibi vasıtasıyla bildiriyor. Hangi Müslüman, bir Müslüman kardeşinin meşrû bir işini bitirir, bir ihtyacını giderirse, Mevlâyı müte'al kendisine yedi bin yıl gündüzleri oruç tutmuş ve gecelerı namaz kılmışcasına sevap banş ve ihsan buyuracaktır. Allah aşkına söyle bana! Böyle bir fırsat kaçırılır mı?

Evet, namaz mü'minlerin mi'râcıdır ve mi'râc ise yükselmektir. Onun için hepimiz namaza devam ediyor ve namazlarımızı mümkün olduğu kadar cemaatle kılmaga gayret ediyoruz. Çünkü, biliyoruz ki kıyamet günü mü'minlerin verecekleri ilk hesap namaz ve Allahu tâlâ'nın ilk sorusu da yine namaz olacaktır. Severek ve isteyerek erkân ve âdabına dikkat ve riayet ederek, Rabbimizin bize en büyük ve en yüce bir ni'meti olduğunu bilerek kılınan namaz, Hak katında o derece sevgilidir ki, Allahu teâlâ yalnız başına namaz kılan kula cemaat sevabı bahş ve ihsan buyurmak için meleklere o musalliye iktida eylemelerini emr-ü ferman eyler:

Onunla rütbe-i ulyâya tez erer kişi, Ehl-i iymanın muhakkak bil ki, mi'râcı namaz..

Melekler, niyazda bulunurlar:

- Yâ Rab! Bizler mâ'sumuz. Oysa, kendisine iktida etmemizi emr-ü ferman buyurduğun kulun ise günahkardır.

Mâ'sumun günahkâra iktida eylemesi caiz olur mu?

Hitab-1 izzet şeref-sadir olur:

— O kulum namaza durur durmaz, üzerindeki günahları kaldırın. O da sizler gibi günahsız ve mâ'sum olsun.

Namaza başlayan mü'minin günahları kaldırılır ve mâ'- sum olur. Namazı böylelikle kılarlar. Bitirince, melekler yine niyazda bulunurlar:

— Yâ Rab! Bu kulunun günahlarını iade edelim mi?

Allahu zül-celâl vel-kemal hazretleri buyurur:

— Affettigim ve üzerinden kaldırdığım günahları kendisine iade etmek, zât-ı ülühiyyetime yakışmaz.

Ol Hüdâ'nı kullarına ulu ihsanı namaz, Menzil-i â'lâya çün ref'eyler insanı namaz..

Buna binaen, Resül-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, namazı bir nehre teşbih buyurmuşlar ve: (Bir kimsenin kapısının önünden bir akar su geçse ve o kimse o temiz suda günde beş kerre yıkansa, kendisinde hiçbir kirlilik ve pislik kalmayacağı gibi, günde beş vakit namaz kılmak da insanı öyle arındırır. Namaz kılanlarda günah ve isyan kalmaz.

Suyun bütün kirleri ve pislikleri temizlemesi gibi, namaz da insanın suçlarını ve günahlarını paklar, vecizesiyle namazın ehemmiyet ve faziletini açıklamışlardır. Ancak, namaz kıldığı halde kötülüklerden vazgeçemeyen, ahlâkını düzeltip temizlemeyenler de o namazlarının sevabını kaybederler ve yorgunlukları da yanlarına kâr kalır. Cenab-1 Erham-er-Rahimiyn, cümlemizi böyle olanlardan eylemesin ve kıldıgı namazın ehemmiyet ve faziletini idrak eden, namazın zevkine ve hazzına varan, hakkıyle namaz kılan kulları zümresine bizleri de ilhak buyursun..

Evet, namazdan zevk alanların hallerine hiç dikkat ettiniz mi? Ehl-i aşk, huzura doyamıyor. Ama ne yazık ki, bazıları da imam biraz Kur'an-ı kerim kıraatini uzatarak gecikti diye ağızlarına geleni söylüyorlar. Bu kulaklar neler duyuyor neler! Hepimiz rastlamışızdır, ramazan-ı şeriflerde bir kısım jet imamlar türedi. Hak rizasından ziyade şeytan iğvâsına kapılan bu zevat, halkın ve nefislerinin hoşuna gittigi için yıldırım gibi namaz kıldırıyorlar. Kıldırdıkları namazın ne tarzina, ne vâcibine, ne sünnetine, ne müstehabina, ne âdabına dikkat ve riayet etmiyorlar. Namazı kimin için kıldıklarını ve kıldırdıklarını tamamiyle unutarak, hâşâ sümme hâşâ Hakkın en büyük lûtüf ve ihsanı olan ibadetle alay edercesine kıyama, rükû'a, secdeye, hâsılı tâ'dil-i erkâna riayet etmeden yarım yamalak kıldırdıkları teravih namazını on beş dakikada bitirmekle övünüyor ve böbürleniyorlar. Bir kısım cahiller ve gafiller de, bu sür'atlerinden ötürü onları yere göğe sığdıramıyor, gezip yürüdükleri yerlerde medhü senâ ediyorlar. Sanki JET İMAMLIK büyük bir mâ'rifet imiş gibi şohretleri ilden ile, dilden dile gezip dolaşıyor, hatta gazetelerde isimleri ve resimleri bile çıkıyor. Bu zavallılar düşünemiyorlar ve kıyamet günü bütün bu insanların aleyhlerinde şahitlik edecegini bile akıllarına getiremiyorlar. Ne büyük gaflet ya Rabbi!..

Halbuki, yarın kıyamet gününde bu kabil jet imamlara uyup namaz kılanlar ve bu jet imamların yıldırım gibi namaz kıldırdığına memnun olanlar, Rabbimizin bu en büyük ve yüce lûtuf ve ni'metini nasıl bir gafletle kaybettiklerini anlayacaklar ve kendilerine hudû ve huşû tattırmadan namaz kıldıran jet imamdan davacı olacaklar ama, ne fayda!. Çünkü, kıymet ve ehemmiyetini bilmeden kılınan namazlar kirli paçavralar gibi sahiplerinin yüzlerine fırlatılacak ve:

— Yerlerin ve göklerin, bilinen ve bilinmeyen, görünen ve görünmeyen âlemlerin Rabbine kıldığın namaz bu mudur?

Allahu sübhanehu ve teâlâ'nın namaza ihtiyacı yoktu. Rabbinin sana bahşettiği ni'metlerin şükrünü böyle mi yerine getirecektin? denilecek ve eger affı ilâhi erişmezse, böyle namaz kılanlar nâra sevk edilecektir.

Tekrar ediyorum: Ehl-i aşk, namazdaki huzura doyamazlar. Islâm tarihinde, bir rekâtta Kur'an-1 azimi hatmedenler vardır. Isimlerini teberruken sunacağım dört büyük zat, bir rekâtta hatm-i Kur'an eden ecille-i ümmettendir. Bu zevat-1 ali-kadr, ancak bilinen ve tanınan yüce kişilerdir. Oysa, kulların bilmediği ve Allahu azim-üş-şânın bildiği ve fakat kullarına bildirmediği daha nice er kişiler vardır ki, bir rekâtta Kur'an-ı kerimi hatmetmişlerdir. Esasen, bu muhterem zevatın bilinmesi de, ümmet-i Muhammed arasında böylelerinin de bulunduğunu göstermek içindir.

Bir rekâtta, hatm-i Kur'an eden ümmetin büyükleri şu zevat-ı alişandır:

I) Hulefây-ı râşidiynden ve Resûl-ü zişânın iki kerime-i duhter pakizelerini taht-ı nikâhına almak şerefine nail olarak IKI NUR SAHIBI anlamına gelen ZIN-NUREYN mahlâsına hak kazanan, Kur'an-1 azimi cem'ederek üç nüsha yazdıran Damad-ı Peygamberi ve şehid-i mazlûm Osman ibn-i Affân radıyallahu teâlâ anh efendimizdir.

II) Yine ümmetin ileri gelenlerinden Temimdari radıyallahu anh efendimizdir.

III) Tabi'iynden Said ibn-i Cübeyr hazretleridir ki, Haccâc-1 zalim tarafından Medine-i münevverede mazlûmen şehid ettirilmiştir. Şehadetinden sonra üç gece Haccâc-1 zalime rü'yâsında görünerek onun gırtlağına sarılmış ve filhal üçüncü gece Haccâc'ı boğmuştur.

IV) Hanefi mezhebinin kurucusu Imam-1 â'zam Ebû - Hanife Nu'mân ibn-i Sabit rahimehümullah hazretleridir.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.