Ara
Menü
5 dakikalık okuma

Halep şehrine varan bir şâir, şehir halkının ağlaşıp feryat ettiklerini gördü. — 2. bölüm

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 3 · s. 552

kıyâmete kadar yalnız bütün müslümanların değil: aklı başında, vicdanı ve sağduyusu yerinde tekmil insanlığın lânet ve nefretine müstehak olacağını hiç düşünmüyordu.

Al-i Resûle hangi yüzü kare böyle eder?

Olsun Yezid'e lâ'net-i Yezdân yâ Hüseyn..

Yezid-i pelid. bununla da iktifa etmemiş ve re's-i mübarekin, bütün islâm ülkelerinde dolaştırılarak teşhir olunmasını emretmişti. Şu kadar ki, Hz. Hüseyin radıyallahu anh efendimizin şehadetini duyan bütün müslümanların bu hale memnun olmadıklarını ve hoşnutsuzluklarını açıkça ifade eylediklerini işiterek, nedamete düşmüş ve hanedan-ı Hz. Hüseyin'in sâlimen Medine-i münevvere'ye iadelerini emretmek zorunda kalmıştı.

Hz. Hüseyin radıyallahu anh efendimizin mübarek başları Askalan'a gönderilmiş ve Askalan emiri tarafından defnettirilmişti. Sonradan. Askalan Ehl-i salip tarafından istilâ olununca.

Fatımi vezirlerinden Salih Talâ i bir çok mal vererek re's-i mübareki ehl-i salibin elinden almış ve büyük bir askerî merasim ile karşılamış, Hz. Hüseyin efendimizin mübarek başlarını bizzat başının üzerinde taşımış ve onu abanozdan yapılmış bir kürsü üzerinde, yeşil ipekten bir torba içine koymuştu. Som altından vaptırdığı bir sandığın zeminini misk ile döşetmiş ve bu sandığı inşa ettirdiği Mescid-i Hüseyin'deki meşhed-i mahsusuna defnettirmişti.

Bir çok hususlarda olduğu gibi, re's-i şerifin nereye defnolunduğu meselesi üzerinde de ihtilâf vardır. Bazıları, Medine-i münevvere'ye gönderildiğini ve kefenlenerek Bakı'a-i şerifte valideleri yanına defolundugunu ileri sürmektedirler. Bazıları da, Kerbelâ'ya iade olunarak, mübarek cesed-i şeriflerinin bulunduğu yere defolunduğunu iddia etmektedirler.

Ekâbir-i ehlullahın kavillerine göre ise, re's-i mübarek elyevm Mısır'da herkes tarafından bilinen ve ziyaret edilen Mescid-i Hüseyin'de bulunmakta ve zamanımızın kutbu tarafından her gün ziyaret olunmaktadır. Ehl-i keşfin çoğu, bu kavli te'yit buyurmaktadırlar.

Ibn-i Araç, Kitab-ül-ensâbında. Hz. Imam-ı Hüseyin radıyallahu anh efendimizin, altı evlâd-ı mükerremi bulunduğunu bildirmekte ve mübarek isimlerini saymaktadır:

1) Aliyyi Ekber hazretleridir ki, bu zat-1 muhteremin valideleri, Iran şahı Yezdecurd'un kerimesi Şâh Bânu'dur.

2) Ali Asgar hazretleridir ki, bu iki şehzade peder-i mükerremleri ile birlikte şehit edilmişlerdir.

3) Cafer 4) Abdullah hazretleridir ki, henüz çok küçük ve kundakta bulundukları halde, pederleri ile birlikte şehit edilmiştir. Hz.

Hüseyin efendimizin kucağında iken, düşman tarafından atılan bir oka. mâsum vücutları hedef olmuştur.

5) Sekine 6) Fatma'dır. (Ridvanullahi aleyhim ecmaiyn..)

Ey ehl-i iyman:

Hayat hikâyesini kısaca arzettiğimiz Hz. Imam-ı Hüseyin radıyallahu anh efendimiz; peygamber evladı, peygamber torunu olarak ehl-i faziletten idi. Onlara lâyık olan da, hiç şüphe yoktur ki, kerem ve fazilettir. Fâni dünya mülküne tamah ederek gurura düşenler, ashab-1 fazilet olan bu zevat-i âli-şâna kıymışlardır. Dünyaya mağrur olanların mülkleri de, ergeç Yezid'in mülkü gibi hâk ile yeksân olacaktır. Beşer tarihi, onları ebediyyete kadar lânet ve nefretle yâd ederken, ehl-i faziletin mübarek namları da yalnız tarih ve menakıp kitaplarında değil, insanlık haysiyetine sahip olanların gönüllerinde ebediyyen

aşayacaktır. Bir başka tâbirle, zâlimlerin zulümleri tarih kitaplarının sahifelerini kirletirken, ehl-i faziletin mürüvvet ve hamiyyetleri, tarih, ahlâk ve menakıp kitaplarını kıyâmete kadar süsleyecektir. Zira, ehl-i fazilet gönül sultanı olur. Onların devlet ve saltanatları bâkidir, ebedidir. Netekim, beş vakitte okunan ezanlar da, Hz. Hüseyin efendimizin saltanatının de.

vamını ilân eylemektedir.

Ey hak yolcusu:

Ne yaparsan yap; ister hayır ile, ister şer ile amel eyle, iyi bil ki seni gören vardır. Onun, insanların sayabilecekleri yedi şahidi her yerde hazırdır. İşte, bu yedi şahit yarın huzur-u izzette seni mahkûm ettirecektir. Bu yedi şahidin kimler olduklarını merak ettiysen, sana hemen haber vereyim:

1. Melâike-i kiramdır. Meleklerin, senin yaptığın her işe sehadet edecekleri, âyet-i kerime ile sabittir:

Vel-meliketü yeşhedûn...

En-Nisâ: 166 (Melekler de sehadet ederler.)

2. Üzerine bastığın topraktır. Şu basıp geçtiğin kara toprağın, senin her haline şehadet edeceği de, yine âyet-i kerime ile sabittir:

Ve kalel-insanü mâlehö yevme'izin tuhaddisü ahbareha Ez-Zilzâl: 3 4 (Ve insan: BU ARZA NE OLUYOR? dediği zaman, arz iyi veya kötü üzerinde neler işlendiğinin haberlerini anlatacaktır.)

3. Geçirdiğin zamandır. Büyük bir gafletle geçirdiğin her gün, her saat, her dakika ve her saniye, senin bütün yaptıklarına şahitlik edecektir.

4. Söylediğin sözlerdir. Konuştuğun her cümle ve kelimenin de, senin her haline şehadet edeceğini, Kur'an-ı azim haber vermektedir:

0 99...

sie!!, 1,9° agitanog Yevme teşhedü aleyhim elsinetühüm...

En-Nûr: 24 (Kıyâmet günü, onların dilleri işledikleri kötü amellerine şahitlik edecektir.)

5. Vücudunun bütün azalarıdır. Her uzvunun, aleyhinde şahitlik edeceği de yine âyet-i celile ile sabittir:

Elyevme nahtimü alâ efvâhihim ve tükellimuna eydihim ve teshedü ercûlühüm bimd kânu yeksibûn...

Yâ-sin: 65 (O gün, onların ağızlarını mühürleriz. Söz söylemekten men'ederiz. Kazançları ne ise, bize elleri söyler ve ayakları şahitlik eder.)

6. Sana müekkil olan Kirâmen kâtibiyn melekleridir:

jLâülü,é0 Ve inne aleyküm le-hafızıyne kirâmen katibiyne yâ'lemune mâ tef'alûn...

El-Infitar: 10—11—12 (Halbuki, üzerinizde Allahu teâlâ tarafından memur edilmiş kerim kâtipler vardır, ki amellerinizi yazarlar, hayır ve şer her işlediğinizi bilirler.)

7. Amel defterindir.

Nasıl? Bu yedi şahidin, şehadetinden kolay kolay kurtulabilir misin? Elbette, kurtulamazsın!

.. Bunların hepsini düstur-u mükerremimiz olan Kur'an-ı azim-ül-bürhan haber vermektedir. O büyük kitabı bildin mi? Ona uydun mu? Onun emirlerini yerine getirdin, nehiylerinden kaçındın mı? (Yapamadım, edemedim..) dersen vay haline.. Zira:

Hâzâ kitâbünâ yankıtu aleyküm bil-hak...

El-Câsiye: 29 (İşte, kitabımız.. Size karşı hakkı söylüyor...)

Dahası da var.. Bu yedi şahidin fevkinde, bütün yaptıklarımıza, fiillerimize, amellerimize ve kavillerimize, Allahu teâlâ şahittir:

Stötje pârs Vallahu şehiydün ala ma td'melûn...

Âl-i-İmtan: 98 (Allahu teâlâ, bütün yaptıklarınıza şahittir.)

Vallahü basiyrün bil-ibda...

Al-i-Imran: 20 (Allahu teâlâ, kullarının her hallerini görür.)

Ey Allahu azim-üş-şândan korkmayarak, mâsiyyet ve seyyiat girdabına dalan âsi:

Yarın, yevm-i kıyâmette bu şahitlerin aleyhindeki şehadetini hiç düşündün mü? Halin neye varacak, aklına getirdin mi?

Hemen ilâve. edelim: Bu şahitler, yalnız kötülüklerimize değil, iyi ve hayırlı amellerimize de şehadet edeceklerdir. Eğer yaptıkların hayır hasenât ve Allahu teâlâ'ya tâ'at ise. aynı şahitler o gün lehimizde şahitlik edeceklerdir.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.