Her kul. kendi niyyet-ve ameline göre mücazat veya mükâfat görecektir. Evlâd-ı Muhammed aleyhisselâmın mâruz kaldıkları musibetlere ağlayanlar da, bu amellerine göre mükâfatlanacaklardır.
Denilebilir ki. Şi'a tâ'ifesi de onlar için ağlamaktadır. Evet, onlar da Kerbelâ musibetine ağlarlar. Şu var ki, onların aglamaları riyaset-i islâmiyyeyi ele geçirmek içindir.
Biz sünnîler ise, evlâd-ı Resûlün musibetine ağlarız. Islâmda ölüye ağlamanın caiz olduğu, aşağıda anlatacağımız hâdise ile sâbittir.
Aleyhisselâtü vesselâm efendimizin mahdum-u mükerremleri Hz. İbrahim radıyallahu anh vefat ettiği zaman, Fahri Risalet efendimiz fevkalâde mahzun olmuşlar ve ağlamışlardı.
Kendilerinin hüzne düşmesine ve gözyaşı dökmesine tahammül edemeyen ashab-ı kiram ve bilhassa Hz. Ömer radıyallahu anh, teselli maksadiyle:
— Yâ Resûlallah! Bize ağlamayı men'ettiniz. Zât-1 Risaletpenahileriniz ağlıyorsunuz, deyince Server-i Enbiya efendimiz:
— Yâ Omer! Ben, size ağlamayı men'etmedim. Zira, gözyaşı kalp ateşini söndürür. Ben, size üst-baş yırtmayı, saç-sakal yolmayı, feryat ve figan eylemeyi, başa toprak saçmayı men'ettim, buyurmuşlardır.
Evet; biz de ağlarız..
Nasıl ağlamayalım ki, bu meş'um hâdisede arş-ı Rahman titremiş, kürsi, zelzeleye, ehl-i sema velveleye düşmüşlerdir.
Ruh'u enbiyâ, melâike-i mukarrebiyn ve semavat-ü zemin ahü vah ederek ağlaşmışlardır. Ruh-u server-i enbiyâ, ervah-1 ezvac-1 Tâhirat, Ruh-u Fatima't-üz-Zehra, Ruh-u Aliyyel-Mürteza, ruh-u Hasan-ı müçteba bu menfur vak'aya ağlamışlardır. Elbette, biz Sünni âşıklar da ağlarız. Ağlarız, ağlarız amma bizim ağlamamız riyaset-i islâm ve siyaset-i cihan için degildir. Bizim ağlamamız, ançak ve ancak riza-i Rahman içindir. Zira, biz riza-i Resûle tâlip, şefaat-i ehl-i beyt-i Mustafa'ya ve şefaat-i Fatıma't-üz-Zehra'ya râğıbız. Biz. inanırız ki, onlar için ağlayarak görmez olan gözler, yarın mutlaka Hak cemalini göreceklerdir.
Evet, hep aglarız. Aglamakta beraberiz, fakat mânada ağlamamız ayrı avrıdır. Cimâ ile zinâ, fiil bakımından aynı şeydir. Şu var ki, mâna ve mahiyyet bakımından birbirlerinden tamamen ayrıdır. Netekim, katil ile gaza da fiil bakımından aynı gibi görünürse de, mânaları ve mahiyyetleri yine ayrı ayrıdır.
Tekrar ve ısrar ediyoruz: Biz musibete, onlar ise riyasete ağlarlar. Bu bakımdan, ağlamamız aynı gibi görünürse de, mânaları tamamen ayrı ayrıdır.