Ara
Menü
3 dakikalık okuma

Ölümünün yaklaştığını sezen bir köylü, çocuklarını t'anına çağırarak kendilerine vasiyet etti: — Size,… — 2. bölüm

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 3 · s. 455

Allahu sübhanehu ve teâlâ: duaların kabulünün, beş vakit namazlardan birisinde olduğunu beyan buyurmuş, fakat hangi namazda duaların kabul olunduğunu bildirmemiştir. Bundaki murad-ı ilâhi, kulları beş vakit namaza teşvik ve tergiptir. Şu halde, beş vakit namaz kılanlar, duaların kabule karin olduğu namazı mutlaka bulurlar ve bu büyük nimete ererler. Bu namaz, orta namazdır. Bu namaza devam etmekliğimiz:

suta ess Hâfizû ales-salârati ves-salât-il-vustâ ve kumû lillahi kanıtıyn...

El-Bakara: 238 (Farz namazlarını vaktinde, şartlarına ve rükünlerine riayet ederek edâsına devam ve muhafaza edin. Hele, orta namaza dikkat edin. Huşû ve tâ'atle namaza durun.)

âyeti celilesi ile irade buyrulmuştur. Orta namazın, hangi namaz olduğu kullar tarafından bilinememektedir. Beş vakte devam edenlerin, bu namazı bulacakları ve bu nimete erecekleri, yukarıdaki âyetle sâbittir.

Cuma günleri, duaların kabul olunduğu bir saat vardır ki, o da kullardan gizlenmiştir. Kullar cuma gününü ve gecesini ibadet ve tâ'atle ihya ederek, bu mübarek saate erişebilirler. Ancak, böyle yapanlar bu mübarek saate de erişebilirler.

Esmâ-i ilâhi içinde, ism-i â'zam gizlenmiştir. Esmâ-i hüsnanın hepsini okuyanlar, ismi â'zamı da bulurlar. Bütün esmâ-i ilâhiyyeyi okuyanlar kendilerine hangi esmâ-i ilâhi hidayet ve nur verecekse, o ismi bulurlar. Bulunan o ismi ilâhide, bulan için ismi â'zamdır.

Diğer ibadetler de böyledir, ki erbabına malûmdur. Hz. A'işe radıyallahu anhanın rivayet ettiği ismi â'zam (YÂ RABBI.. YÂ RABBI..) esmâsıdır. Bu esmâ, Hz. A'işe'nin tecelliyata erdiği ismi â'zamdır. Hangi esmâda, okuyan aradığını bulursa onun için o ismi â'zamdır. Kimisi için YÂ LÂTİF, kimisi için YÂ VEHHAB, kimisi için YA RAB ve diğerleri için de doksan dokuz esmâdan her biri ismi â'zamdır. Velhasıl, bütün esmâ-i ilâhiyyeyi okuvanlar, ismi â'zama ererler. Nasıl ki, insanlar da değişik san'- at ve zenaatlerle zengin olmakta ve muratlarına ermektedirler.

Riza-i ilâhisinin de hangi tâ'atte olduğu gizlenmiştir. Kullar, bütün tâ'atlere rağbet ederek riza-i ilâhiyyeye erişebilirler.

Netekim, gazab-ı ilâhisini de gizlemiştir. Kullar, bütün men'- edilenlerden kaçınarak, gazab-ı ilâhiden emin olabilirler. Murad-ı ilâhi budur.

Son bir misal olarak arzedelim ki, kulları arasında velilerini de gizlemiştir. Insanlar, birbirlerine karşılıklı hürmet ve muhabbet hissine ancak bu gizlilik sayesinde muvaffak olurlar.

Bütün bunlar gibi, Leyle-i kadrini de gizlemiştir. Bütün ramazanda, hattâ bütün yıl boyunca gaflete düşmememiz ve sayılı nefeslerimizi ibadet ve tâ'atle geçirerek kulluk vazifemizi yerine getirmemiz tensip buyurulmuştur. Hayır hasenatın, ibadet ve tâ'- atın küçüğünde büyüğünde rızayı ilâhiyeyi aramalıdır. Taatın küçüğü diye bir şey olamaz. Taat ister küçük, ister büyük olsun.

Yalnız Allah rızası için ve livechillâh olması şarttır.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.