Ara
Menü
3 dakikalık okuma

Hazret-i Imam Hasan-ül-Basri hacca vardı. — 2. bölüm

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 3 · s. 396

vanına kaydeyle, isimlerimizi şakiler defterinden sil, şekavetimizi saadete tebdil eyle yâ Rabbi.. Sağımızı ve solumuzu, önümüzü ardımızı, üstümüzü ve altımızı nurunla pür-nûr eyle yâ Rabbi.. Ana ve babaya mûti ve muhsin kullarından eyle yâ Rabbi.. Zatının rizasına varan yolda kaim iyman ve ihlâsta daim, ırzını ve iffetini koruyan, namazlarını huşû ile kılan zekâtını veren Mahlükata merhamet eyleyen, boş ve faydasız sözlerden yüz çeviren, hak söze kulak veren, vâ dinde duran, emanete riayet eden cennetine tâlip ve cemaline ragıp olan felâha ermişlerin, cemalini görmüşlerin zümresine bizleri de ilhak ve ithal eyle yâ Rabbi..

Ey. bizleri çirkin bir su parçası iken ana rahminde kudret fırçası ile ahsen-i surete bürüyen ulu Allah.. Ey kimsesizlerin kimsesi olan ulu varlık..

Kimsesiz kimse olmaz, kimsenin vardır kimsesi;

Kimsesiz kaldım medet ey kimsesizler kimsesi..

münâcatında bulunanları, mutlak kudret ve himayesi altında bulunduran kerim Rabbimiz..

Ey hastalandığımızda bizlere şifalar bahşeden.

susadığımızda bizleri sulayan, acıktığımızda doyuran rahiym Allah...

Hastalık bizden, şifa senden. Susamak bizden, sulamak senden.. Hata bizden atâ, senden.. Günah bizden, afv'ü mağfiret senden.. Noksanlık bizden, tamamnet senden.. İstemek bizden.

vermek ve ihsan etmek senden.. Işte, huzurundayız.. Bâbına geldik, senin kapın kerem kapısıdır.. Bâb-ı kereminde el açtık, boyun büktük, sana muhtauız, bizleri kendinden gayrısına muhtaç etme..

Yâ Rab! ne esir-ü taht-ü tâc olayım, Ne de muhtacina muhtaç; olayım;

Muhtacına muhtaç etme beni Yâ Rab!.

Muhtaç isem, ancak sana muhtaç olayım..

Senin kerem ve ihsanına nihayet yoktur. Bizleri, lûtuf kapından boş çevirme.. Günahlarımızı mağfur. isyanlarımızı ve ayıplarımızı Settar ism-i şerifin hürmetine mestûr, iki cihanda mebrûr eyle yâ Rabbi...

Sen öyle bir ulu sultan, sen ol yüce sübhansın ki; kâfirleri, zâlimleri ve münafıkları dahi mahrum etmezsin.. Rahmaniyyetinin tecellisi budur.. Bizler de; âsiyiz, mücrimiz, günah.

kârız amma, seni daima tevhid ederiz, senin aciz birer kulunuz, senin sevgili Muhammed'inin zayıf birer ümmetiyiz. haşâ ki bizleri mahrum edesin.. Bizler, müşrik değil, muvahhidiz.. Bizler, kâfir değil, mü'minleriz.. Isyanımız, cürmümüz. günahımız var diye bizleri mahrum edemezsin, hâşâ mahrum etmezsin Rahmetinin yanında. cürümlerimizin ne hükmü olur?

Mâ'siyyetlerimizin zât-ı ülûhiyyetine ne zararı olabilir? Kullarının hangi günahları, senin sonsuz affından ve kereminden daha büyüktür? Kaldı ki, kerem senin kadim sıfatındır, günahlarımız ise bizim fâni sıfatımızdır. Fâni günahlarımız, kadim olan kerem sıfatından daha büyük olabilir mi? Günah ve isyanlarımız, senin keremine galip gelebilir mi? Hâşâ.. Hâşâ.. Kerim, lûtuf, afüv sensin.. Bizi sevgili Muhammed'ine, nazlı Ah- Irgad, cild 3 -. F: 26

med'ine bağışla ve bizleri de affınla, rahmetinle dilşâd eyle yâ Rabbi..

Vâ'delerimiz tamam olunca, bizleri incitme, korkutma.

ölüm acılarını duyurma, Azrail darbesini hissettirme.. Ecel yatağına yatarak, ölüm yastığına baş koyduğumuzda, bütün azalarımız birbirlerine el-vedâ, el-fırak dediklerinde, hasret kavuşması mahşere kaldı denildiğinde, evlâd-ü iyalimiz, dost ve ah baplarımız karşımızda sıcak gözyaşları döktüğünde. doktorlar ümitlerini keserek el çektiklerinde, sagımızda müjdeci melekler, solumuzda rahmet melekleri, karşımızda cemal-i Mustafa, üstümüzde cenneti â'la ve onun nimetleri olduğu halde.

müjdeci meleklerin (Korkma!.. Mahzun olma!.. Gideceğin yer, seni korkutmasın. Arkada bıraktıklarına da üzülme, onlara mukabil sana cennet ve nimetleri bahşedildi. Dost diyarına gidiyorsun, korkma... Bak, sevgili peygamberin sana kollarını açmış «Hoş geldin ümmetim..» diyor. Sana va'dolunan cennet ve rıdvan senin için hazırlandı..) müjdesini verirlerken: YÂ EY-

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.