Ara
Menü
6 dakikalık okuma

Hazret-i Imam Hasan-ül-Basri hacca vardı. — 1. bölüm

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 3 · s. 396

Hazret-i Imam Hasan-ül-Basri hacca vardı. Kâbe'nin ruhunu bulamadığında, kendilerine şöyle bir hitap-ı izzet vârit oldu:

-- Rabia-i Adeviyye hacca geliyor. Kâbe, onu karşılamağa gıtt. denıldı Bu sırrı erenler bilir..

Biz, dersimize devam edelim:

Resûl-ü-ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerine şefaat izni çıktıktan sonra. diğer nebiylere, ashap ve ensara ve bahusus Eba-Bekir, Ömer, Osman ve Aliyyel-Mürteza. İmam-ı Hasan ve imam-ı Hüseyin, Fatıma't-üz-Zehra ridvanullahi tealâ aleyhim ecmaıyn hazeratına da şefaat izni verilecek. bu ümmeti nârdan azat ettireceklerdir.

Evliyâ'ullahın, ulemâ-i âmiliyn, sulehâ-i salihiyn ve şühedâ-i kâmiliynin de şefaatleri haktır.

Aleyhissalâtü vesselâm efendimiz hazretlerinin son demleri idi. Cenabı Fatıma't-üz-Zehra. Efendimize hitaben:

— Yâ Resûlallah, dedi. Ayrılık demleri yaklaştı. Yarın kıyamet günü seni nerede bulabilirim?

Efendimiz, saadetle buyurdular:

— Ey benim sevgili kızım Fatıma! Beni, Kevser havuzunda bulursun. Orada, susuz kalan ümmetimi Kevser suyu ile. suvarırım.

— Yâ Resûlallah.. Orada seni bulamazsam. nerede bulabilirim?

— Benim canım kızım, beni Kevser ırmağında bulamazsan, mizanda bulursun. Orada, rabbime şöyle dua ederim: (Rabbi sakkil mizane ümmetiy) yani. Rabbim ümmetimin mizanınır:

hayır kefesini ağır getir, derim ve bunu sağlarım.

— Yâ Resûlallah.. Seni mizanda da bulamazsam, nerede bulabilirim?

-Kızım Fatımam.. Sıratın başında bulursun. Orada da:

(Rabbi sellim ümmetiy.. Sellim ümmetiy min-en-nâr) yani ey benim Allahım, ümmetime nârdan selâmet ver, bu korkunç sıratı selâmetle geçsinler, diye dua ederim ve ümmetimi sırattan selâmetle geçirir. cennete ithal eylerim.

Fahr-i âlem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin son demlerinde Cebrail aleyhisselâm da kendilerini ziyate gelmişti. Efendimiz:

— Yâ Cebrail, buyurdular. Bizler için taraf-ı ilâhiden neler hazırlandıysa onları bana bildir.

Cebrail aleyhisselâm kendilerine cevap verdiler:

— Yâ Habiballah.. Gök kapıları açıldı, semalar kâmilen süslendi, melekler saf saf olup sizi karşılamağa hazırlandılar.

Aleyhissalâtü vesselâm efendimiz:

— El-Hamdü lillah, buyurdular. Yâ Cebrail, bana daha baska müjdelerin yok mu?

— Yâ Resûlallah.. Cennet kapıları da açıldı, cennette bulunan huriler süslendiler ve ziynetlendiler, cennet ağaçlarının dalları çiçeklendi, bütün cennet köşkleri tezyin edildi. Bütün bu hazırlıklar hep sizin içindir. Bütün cennet ehli, teşriflerinizi bekliyorlar.

Aleyhissalâtü vesselâm efendimiz, tekrar (El-hamdü lillah)

dedikten sonra sordular:

- Yâ Cebrail.. Bana ve ümmetime inayet buyurulan ihsan-r ilahiden de haber ver de, ben ve ümmetim sevinelim..

-- Yâ Resûlallah.. Yevm-i kıyamette, şefaat izni en evvel sizin hakkınızda sâdir olacaktır. Ilk şefaatçi sizsiniz.. Sizden önce hiç kimse şefaat edemeyecektir. Sizin şefaatiniz umumidir.

Siz ve sizin ümmetiniz. cennete girmedikçe. hiç bir Nebi ve ümmeti cennete giremeyecektir. cennete de ilk olarak siz ve sizin ümmetiniz girecektir..

Iki cihan serveri efendimiz, veniden (El-Hamdü lillah) de dikten sonra saadetle buyurdular:

— Şimdi kalbim rahatladı..

Bu tebşirattan da anlaşılıyor ki, kıyamet günü âsi ve günahkâr ümmetlerine şefaat ederek onları nârdan azat ettirdikten sonra, en evvel kendisi ve ümmeti cennete girecektir.

Allahu teâlâ, âlemlere rahmet olarak gönderdigi Habibini razı kılıncaya kadar bahş ve ihsan buyuracak, Resûl-ü zişân:

(Razı oldum Ya Rabbi..) diyecek ve VE LE-SEVFE YÛ'TİKE RABBÜKE FE-TERDÂ âyeti celilesindeki vâ'di ilâhî yerine gelecek, ümmet olanlar ebedi saadet ve selâmete erecek ve ümmet olmayanlar çok ah-ü figan edecek. fakat bu feryatlarının hiç bir faydasını göremeyeceklerdir. O zaman. Resûl aleyhisselâmın. ind-i ilâhideki makamını anlayacaklardır amma ne fayda!.. Aleyhissalâtü vesselâm efendimiz, ümmeti ile cennât-i âlivatta ebedi. Efendimize düşmanlık edenler ise nârda ebedi kalacaklardır.

Ey Nebiyler serveri, ruhum Muhammed Mustafa;

V'ey ins-ü-cin peygamberi, olsun sana canim feda.

Kıl şefaat bendene, ey kân-ı kerem, pür vefa;

Mustafa'sın, müctebasın, pür-vefasın, pür safa..

yerler, semalar hep seninçün halkolundu ey kerim;

Sen şefaat eylemezsen, çün kıyamette neylerim?

Enbiyâ-ü mürseliynle şefaatin beklerim, Kıl şefaat Aşkr'ye; Mustafa'sın, pür - vefasın, pür sefa..

Ey rahmet ve merhametine nihayet olmayan Erham-errahimiyn:

Ey günahkârların tövbelerini kabul ve onları affeden Gaffar-ez-zünûb:

Ey suçluların suçlarımı örten Settar-el-uyûb:

Amana geldik, affına sığındık, rahmetine güvendik, kerem-i ihsana el açtık, gözlerimiz yaşlı, boyunlarımız bükük mağfiretini umuyor ve bekliyoruz. Bizleri buradan mahrumi ve hâ'ib-i hâsir gönderme Yâ Rabbi..

Nefsimize uyduk, yüz binlerce günah işledik, yüzümüz ve gönlümüz karardı. Gözyaşlarımızla, bu kirleri vıkamak istiyoruz. Yaptıklarımıza nâdim ve pişmanız, ancak senin rahmetine ve merhametine iltica ediyoruz.. Habib-i Haşimi hürmetine.

ona karşı olan sevgin ve muhabbetin izzetine bizleri ona bağışla, affınla ve lûtfunla kararan yüzlerimizi ve özlerimizi rahmet deryalarında tathir eyle.. Bizleri, onun hürmetine nârından azat eyle.. Onun şefaatine nail eyleyerek cennetine ithal, cemal-i bâkemalini görmeğe kisb-i kabiliyyet ihsan eyle…. Kötü huylarımızı, çirkin amellerimizi, mezmûm fiillerimizi onun nuruyla nurlandır. Bizleri, onun ahlâkı ile ahlâklandır.. Kalplerimizden kini, hasedi. u'cubu, riyâyı, gazabı, hubbu câh ve hubbu malı ihraç eyle.. Kalplerimizi ve gönüllerimizi aşkınla, Habibinin aş.

kıyla memlû ve mu'attar eyle. Gözlerimizden hiyaneti, dilleri.

mizden gıybeti, gönüllerimizden gafleti, mâsiyyetlerle kararan kalplerimizden zulmeti gider ve bizlere ibret ile bakacak göz.

zikrinden, fikrinden ve şükründen zevk alan söz, hayâlı bir yüz ihsan ve inayet eyle.. Hak korkusu ile ağlayan göz, hak haşyeti ile titreyen kalp, hak kelâmını dinleyen kulak, hak için tutan el, hakka hizmete hazır ayaklar ihsan ve inayet eyle yâ Rabbi..

Iyman ile yaşat, iyman üzere öldür, hak katında oldur, sâlihlere, sâdıklara, âşıklara yoldaş, ehl-i aşka sırdaş eyle yâ Rabbi..

Dünyamızı mâ mur, kalplerimizi pür-nûr, gözümüzü ve gönülü-- müzü daima mesrur eyle yâ Rabbi..

Bizleri Habibinden ayırma, nigâh-ı iltifat-1 Ahmediyye ile taltif, lûtt-ü kerem-i Muhammediyye ile takdis eyle ya Rabbi..

Bizleri, tevfik ve inayetinle zât-ı ülûhiyyetine kul, Habibine ümmet ettiğin gibi, yarın mahşer günü onun livâsı altında cem'i haşreyle yâ Rabbi.. Bizleri kulluğundan matrud, Habibinin nazar-1 rahmetinden mahrum eyleme yâ Rabbi.. Tâ'atinde kaim, kulluğunda daim eyle ve bizlere ibadet ve tâ'atlerinden zevk ver, tâ'atine mağrur eyleme yâ Rabbi.. Ömrümüzü tâ'atinde. nefsimizi zikr-ü ibadetinde, fikrimizi azamet ve celâlinde sâbit ve daim eyle yâ Rabbi.. Nefislerimizin şerlerinden, kötü hırs ve isteklerinden bizleri koru, insan suretinde birer hayvan olmaktan hifzeyle va Rabbi.. Geceleri aşk ile kaim tâ'ât ve ibadetinde daim olan, muhabbetinle gözleri yaşlı, senin ve Habibinin aşkı ile bağrı yanık âşıklar, sâdıklar ve sâlihler zümresine ilhak eyle yâ Rabbi.. Bizleri, velilerin ve sevdiğin kullarının di.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.

Hazret-i Imam Hasan-ül-Basri hacca vardı. — 1. bölüm — Menâkıbnâme — tarikat.org