Ara
Menü
5 dakikalık okuma

Âriflerden bir zata sormuşlar: — Her ezanın, bir namazı vardır. — 2. bölüm

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 3 · s. 11

âhiretleri için hazırlık yapmayanlar bu gafletlerini elbette nedametle ödeyecekler ve elbette bu gibilerin âkibetleri iyi olmayacaktır.

Allahu tâlâ, zâlimlerin mü'ini, yardımcısı değildir. Allahu, teâlâ muhsinlerin, müttekilerin yardumcısıdır ve onlarla beraberdir. Nereden gelip nereye gittigini, ne için gelip ne için gittiğini bilmeyen, ne için halk olunduğunu sezemeyen. hılkatinin sebebini arayıp araştırmayan, nefsinin aczini öğrenemeyen, Allahu tâlâ'nın izzetine iyman etmeyen kişiler. elbette bâki âlemde sefil ve rezil olacaklardır.

Hakka gönül veren âşıklar ise, sevdikleri ile haşrolacak, sevdikleri ile ebediyyen beraber kalacaktır.

Kara gün kararıp kalmaz, Hemen Allah de, Allah de..

Hangi akşam sabah olmaz, Hemen Allah de, Allah de..

Sahibimiz çok nazlıdır, Yanında geçer sözlüdür, Hemen kalbinde gizle dur, İymanı Allah de, Allah de..

Var amma yetmiş bin perde, Ne göktedir, ne yerde;

Karıncasın komaz darda, Inan Allah de, Allah de..

Sen, seni çalma taşa;

Niyaz eyle, gitmez boşa;

Kulu gibi değil hâşâ, Uyan Allah de, Allah de..

Ne derdin var ise söyle, Kalbini mübarek eyle, Bu da geçer, kalmaz böyle;

Dayan Allah de, Allah de..

Ruhsati, olma gel divane;

Günde beş kez dur divane, Sıdk ile düş âsitâne, Uzan Allah de, Allah de..

Ruhsati Hemen Allah de, Allah'a teslim ol.. Dünyada ve âhirette rahat bul.. Din'lenen, dinlenir.. Dinsiz. dinlenemez.. Din de Allahu teâlâ indinde islâm dinidir:

Inned-diyne indallâh-il-islâm Al-i-Imran: 19 Allah katında makbul olan din, Islâmdır.

Yüz suhuf, dört kitap, Hazret-i Adem'den beri gelen bütün Enbiyânın talimini ve neş'esini, kulluğunu bu dinde bulacaksın. Ne mutlu ve ne kutlu o kişiye ki, islâma girdi de ölüm onu islâmda buldu. Müslüman olarak şarab-ı-mevti içti, bu dünyadan öyle göçtü, sâlihlere ilhak olundu, canı nârdan necat buldu, gözü özü Hakkı gördü, Cennet - Cemal safasını sürdü, Firdevs-i-â'lâda ebedi cennet ni'metlerini derdi, Cemal cennetine erdi, canı Mustafa'yı buldu, gören gördü. bulan buldu, olan oldu..

Yazık olsun, vah olsun şol kişiye ki, Rabbini razı kılamadı. Resûl ondan memnun olamadı, melekler lâ'net eyledi.

mü'minler onu sevmedi, şeytan enisi ve yoldaşı; kötüler, azgınlar ve zâlimler sırdaşı; secdeye gelmedi hiç başı, Hak için akıtmadı gözyaşı, hiyle ve yalan oldu her işi, kıyâmeti münkir, Hakkı görmeye gözü kör, zulm ile yetim malını yedi, halka zulm eyledi oruç tutmadı, zekâtını vermedi, haccını edâ etmedi, mazlûma yardımcı olmadı, açı doyurmadı, çaldı, çırptı, âh aldı, gönül yıktı, nihayet kendisi de yıkıldı, karanlık. bir izbeye tıkıldı, âh-u-vâh oldu onun işi Aşağıdaki nazmı, ibretle oku.. Hazırlığını ona göre yap.. Gün zevale erişti:

Gün bugündür, saat bu saat;

Daha dünkü günü göremezsin..

Ansızın dururken ölüm gelir de, Bir saat evinde duramazsın..

Güvendigin dallar eline gelir, Kazandığın mallar hep miras kalır, Bülbül gibi öten dilin kapanır kalır, Dahi bir salât veremezsin..

Oğlun kızın feryat edip ağlarlar, Ayrılık ateşiyle ciğer dağlarlar, Gözün yumar, çeneni bağlarlar, Eşini dostunu göremezsin..

Heves etme bu hayırsız yapıya, Zeval yakın gün dikildi tepeye, Dört kişiyle çıkarırlar kapıya, Bir daha evine giremezsin..

Dinle sana bir bir virem hisabın, Bu fâni dünyanın anla harabın, Hemen bir kazan su bir kalıp sabun, Onu da bir tamam süremezsin..

Düşün bir kez ne karalı yazın var, Bir faide yok nice oğlun kızın var, Eğer bulunursa bir top bezin var, Uç kattan ziyade saramazsın..

Bir faide kılmaz malın menalin, Bütün hasret kalır kaş-ı hilâlin, Adalet kıl çoluk çocuk ıyalın, Bir daha hatırın soramazsın..

Kerem eyle düşme nefsin peşine, Kul olanın neler gelir başına, Uzatırlar musallânın taşına, Yolların sarp varamazsın..

Kara yerden sana bir ev kazarlar, Bir sed edip defterini bozarlar, Üzerine beş on kerpiç dizerler, Sağına soluna dönemezsin..

İki melek gelir sual sormağa, Amelin var mıdır cevap vermege, Hazırlanır topuz ile vurmağa, Yakanı elinden alamazsın..

Baktın bu kapuya kimse girişmez, Inşa'allah ak karaya karışmaz, Ruhsati bu sırra aklın erişmez, Hikmet-i Hüdâ'yı bilemezsin.

Kafile kalkacak, günler yaklaştı;

Yakında çıkarsın bâb-ı gafletten, Yârandan, ihvandan göçler sıklaştı;

Uyan ey gözlerim hâb-ı gafletten..

Yaptığın hesaplar bir gün bozulur, Kafile sessizce yola düzülür, Düşmanın sevinir, dostun üzülür;

Uyan ey gözlerim hâb-ı gafletten..

Çırçıplak ederler, soyarlar seni;

Bembeyaz kefenle boyarlar seni, Bir tabut içine koyarlar seni, Uyan ey gözlerim hâb-ı gafletten..

Cansız binek gelir o gün kapıya, Vârislerin gelir malın yağmaya, Var mı kimsen sana Kur'an okuya, Uyan ey gözlerim hâb-ı gafletten..

Uç beş dostun ağlar, ağyâr sevinir;

Anan saçın yolar, ehlin dögünür;

Sessizlik evinin yolu görünür, Uyan ey gözlerim hâb-ı gafletten..

Ruhsati

Namazın kılarlar üç beş ihvânın, Kerem eder mi ulu sultanın, Kesilir kuvvetin, gider dermanın;

Uyan ey gözlerim hâb-ı gafletten..

AŞKI, ölüm var unutma sakın;

Bilmiş ol ecelin bugünden yakın, Dost, düşman ediyor makbere akın;

Uyan ey gözlerim hâb-ı gafletten..

Aşk-i-i-Halvet-i-Cerrah:

Ölüm, öyle bir nehirdir ki, herkes o nehrin suyundan mutlâka içecektir. Her nefis ölümü tadacaktır:

. 1<0 joj Ly i s-ie Küllii nefsin zâika't-ül-mevti sümme ileynâ türca'un.

El-Ankebût: 57 Her nefis, ölümü tadıcıdır. Sonra, bize rücû edeceksiniz.

Şu var ki, bir hastanın ağzına bal verilse, acı geldiği gibi;

kâfir maraz-ı iyrnana ve küfür illetine, âsi isyan zilletine, zâlim zulüm dert ve mihnetine müptelâ oldukları için, ölümü tadış onlara çok acı gelecektir. Mü'min, sâlih ve kâmil olur ve kalbi aşk-ı ilâhî ile dolu bulunursa, bunu zevk ile tadacak ve ondaki lezzeti hiç bir şeyde bulamayacaktır. Şehitlerin, tekrar tekrar dirilerek yeniden şehadeti tadmak istemeleri buna işarettir. Zira. ölüm bâbında VUSLAT-I-CANAN vardır. demişlerdir. Bu vuslât, kâfir ve zâlimler için nâra vuslâttır.

Mü min-i sâlihlerin ve âbidlerin ise: cennete, âşıkın cânâna.

Cemal-i bâ-kemal-i Ahmed'e ve vech-i Cemal-i lâ-vezali ehad'e vuslâtıdır. Kabir âleminde devlet, saltanat, mal ve evlât rütbe ve makam, kasa ve kese makbul ve mû teber degildir. Bun-

- ların hiç birisi mezara götürülmez. götürülse bile götürene hiç bir faydası olmaz. Orada.

ancak kalb-i selim ve â'mal-isâliha sana yoldaş olabilir. Nakledeceğim kıssayı ibretle oku.

bu yolculuğa hazır ol..

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.