Habibi-hüda efendimiz o gece zâtı-uluhiyyete ait bazı âyâtı gördü. Bu makama hiç bir Nebiy, hiç bir Resûl ve hiç bir melâikei-mukarrabin nail olamadı ve olamazdı. Zira, Habibi hüda efendimiz cemi enbiyanın serveri, Allahın yektâ bir nebiysidir.
Bütün peygamberler Miraç etmiştir. Fakat, Habibullahın Miracına hiç bir peygamberin Miracı benzemez. Allahın Nebiysi çok, velâkin Resûlü ekremi başka...
Her peygamberin bir Miracı vardır:
Hz. Adem'in miracı; tövbesi kabul olduğu zamandır.
Hz. Nuh'un miracı, Ümmetinin gemiye iltica edip, mü'- minleri garktan halâs olmaları ve imansızların da helâk olmalarıdır.
Hz. İbrahim'in miracı, Nârı Nemrud'a atılıp, o ateşin Hz. Halil'e gülzâr olması esnasındadır.
Hz. Yunus'un Miracı: Balığın karnındadır.
Hz. Musa'nın mira'cı ise Tur-u-Sinâ'da bin bir kelâmda olmuştur.
Habibi hüda, şefiî rûzi-ceza, hatemil-enbiya efendimizin yüz küsur miracı ruhen, bir miracı da cesedi ve ruhu ile Kâbeden Kudüs'e, oradan semalara uruç ettirilmiş. Dünyada ne olmuş ve ne olacaktır. Kabirde ne olmuş ve ne olacaksa, Mahşerde ne olacaksa, Kıyamet, hesap, mizân, sırat, cehennem ve cennet ve cehennemin derekâtı ile cennatı-âliyatın derecatı, hûri gılman, vildan, cennet melekleri... Cehennemde olacak envai azaplar ve zebanilerin şiddetleri...
Hâk teâlânın Ummeti Muhammede olan rahmeti, affı ve keremi, ihsanı inayeti ve cemâli bâri yaş ve kuru ne olacaksa efendimize Miracında hepsi gösterilmiştir. Kendisine nâzil olan Kur'anı-kerimde; Semi, yani işitmekle bildirildiği gibi Miraçta da bizzat gözleri ile mânayı Kur'aniye gösterilmig, Miracında zevki vicdani bizzat efendimize tattırılıp, ilmel-yâkin, aynel-yâkin, hâkkal-yakiyn kendisine ihsan olunup, Ulum-ul-evvelin ve Ulumu-âhirin, ulumul-bâtının ve ulumuzzâhirin sırrı zuhura gelmiş.
Mâverai-hicapta ne var ise; Kul ile Allah, halık ile mahlûk arasındaki muamele tamama ermiş. Ummeti Muhammed'e de beş vakit namaz, Miraç olmuştu. Miraç sırrı, namaz kılan mü'minde de kendi bünyesine ve istidadına göre ayrı ayrı tecelliyat ile ayaı sır zuhura gelebilir.
Cemi enbiyanın miracı İlmel-yakındır. Yani işitmekledir.
Cenabi-sahibi-miraç efendimizin miracı ise, ilmel-yakıyn, Aynel-yakıyn ve Hakkal-yakıyndir. Yani, Efendimizin miraçları işitmekle olmuş. Bununla kalınmamış, mübarek gözleri miraç etmişler. Bununla da bırakılmamış. Miraçlarının zevkine varılıp, Kalp-Kalıp, Ruh-sır, Kulak-göz fuat, zevki zâhiri ve zevki vicdani ile miraç ettirilmiştir.
Namaz kılma nimetine erişen mü'minler de, namazlarında yalnız işitmek ile yetiniyor. İlmel-yakiyn ile kalıyorlar ise, diğer enbiyanın miracına vâris olmuş demektir. Habibi-hüda efendimizin miracına vâris olan zümrei-âşıkıyn ise, namaz miraçlarında, efendimizin işitip, görüp, tadıp, zevki kalp, zevki kalıp, zevki ruh, zevki sır, kulak, göz, fuat, zâhiri ve bâ-.
tini nimetlerine kendi istidatlarına göre ayrı ayrı tecelliyatı ilâhiyyeye ererler. Birine olan tecellinin ayni digerine olmaz.
Tecelliyatı-ilâhi mahdut ve sayılı değildir.
Allah, bizleri de bu Miracı Resûlüllaha vâris kılsın! Enbiya ve Evliyaullah zevkini tatdırsın. Her miraç eden, yani namaz kılan Mü'mine ayrı ayrı tecelliyat olur. Bazı mü'mir mescidin duvarını, bazısı Kâbe'yi, bazısı Beytilmâmuru, bazısı arşı, bazısı kürsiyi ve bazısı ise hakka karşı miraçlarını yaparlar.
Hak tealâ, bunlara cihetten, sesten, harften, sedadan âri
olarak tecelli eder. Bunlar ile sessiz sedasız, cihetsiz, harfsiz konuşur. Zaten, bu zevata Allah öyle yaklaşmıştır ki, bunların gören gözleri, tutan elleri, konuşan dilleri, yürüyen ayakları hakla beraber olmuştur.
Efendimizin Mekkeden Küdüs'e mâal-cesedi-verruh gitmesi, ayetle sarahaten beyan olundugu gibi, Kudüsten semaya urucu da âyetle sabittir. Surei-Necim, buna adili şahittir.
Süleyman aleyhisselâmın, üç aylık yolu öğle ile ikindi arasında kat'ettiğini Kur'anı-kerim zikretmektedir. Tabii, rüya ile degil, cesedi ve ruhu ile...
*k5ütügüüş süküts benter Sebe sûresi: 12 Süleyman aleyhisselâm, bir Beni-Israil peygamberi iken kendisinden böyle bir mucizenin zuhurunu, Allaha iyman ettim diyenler inkâr etmez iken: Sultanı enbiyanın ve cemii mahlükata peygamber olarak bâas olan, On sekiz bin âleme rahmet efendimizin bu mucizelerini inkâra kalkıp: «Efendim ruhu ile miraç etmiştir. Cesedi ile değil,» diyen ahmağa gaşılır.
Süleyman aleyhisselâmın mucizesi olan, bu rüzğâr ile uçuş bu gün ümmeti Muhammed de, fen olarak zuhura gelmiştir. Öğle ile ikindi arasında üç aylık yol değil, belki üç senelik yol kat edilmektedir. Bu mucize, Ummeti Muhammedden fen diye zuhura gelirse... Ve yine tayyi-mekân eden evliyaullahta vardır.
Süleyman aleyhisselâmın bu mucizesi, Ummeti Muhammedin velilerinde keramet olarak zuhura gelirse, Sultanı enbiyaya bu mucize çok görülüp; yahut münkirin gözüne güzel görünmek için: «Efendim, Miraç rüyada olmuştur,» demek kadar gülünç bir şey olamaz. Miraç, rüya ile olsa idi, hiç bir
kâfir bunu inkâr etmezdi. Çünkü rüyadır. Kâfirin miracı inkârı rüya ile olmadığındandır.
Miracı, peygamber efendimiz kendisi yapmamış, Allah celle ona bu lûtfu ihsan etmiştir. Allah her şeye kadirdir.