Allah, o alimi nara atmalarını emir eder. O âlim « Yarabbi!
Senin bana verdiğin ilm ile halkı irşâd ettim» der. Allalı celle
«Sen ilmini benim rızam için tahsil etmedin. Halkı benim rızam için irşâd etmedin. O ilmin ile kendine dünya menfaatı sağladın. Bana âlim desinler diyordun, sana âlim dediler. Sana ikram ettiler. İlminin dünyada mükâfatını gördün, burada nasibin kalmadı» der ve nâra attırır. Bir gaziyi getirirler. Allah, o gazinin nâra atılmasıp' emr eder. O gazi «Yarabbi! Senin dinin için gaza ettim» dediğinde, Allah celle: «Bana kahramanı cesur, kabadayı desinler diye gaza ettin. Sana kahramanı, cesur dediler. Ettiğin gazanın mükâfatımı dünyada gördiin, burada nasibin yoktur» der. Yine huzuru hakkı, cömert bir z.engini getirirler. Allah bu zenginin de nâra atılmasını emreder.
Zengin «Yarabbi! Senin yolunda cami, hastahane, köprü yaptırdım. Kuyu açtırdım, çeşme yaptırdım. Dullara, yetimlere baktını. Yoksullara yardım ettim» der. Cenabı hak: «Hepsini yaptını ama; benim rızam için yapmadın! Sana cömert, iyi adam desinler diye yaptın. Benim rızamı değil, halkın seni medhetmesini istiyordun. Öyle oldu. Halk sana cömerd, iyi adam dediler. Vasibini dünyada aldın. Burada nasibin yoktur» der, ve nâra sevkolunur.»
Onun için, her işinde Allah rızasını gözet. Halk sana ne derse desin. Sen, iyi bir adam isen, halk sana kötü demiş sana ne zararı var? Sen kötü bir adammışsın, halk sana iyi demiş.
Sana ne faydası var? Herşeyde Allah rızasını ara. Once sen Allahtan razı ol, sonra onun rızasını iste.
Şeriattan, hâkikatten, marifetten, kutbiyetten, kurbiyetten, ubudiyyetten maksad Allah rızasıdır.
(İlâhi ente maksudi ve rızake matlubi.)
«Allahım maksadımız sensin, istediğimiz senin rıza-ı serifindir.»
Her yaptığın işi; Allah için, Allah rızası için yap! Seni kimse mağlûp edemez. Daima galip gelirsin. Bütün dünya sana düşman olsa, sana bir zarar veremezler. Çünkü sana yapılacak zararı, Allah murad etmez ise, kul nasıl yapabilir? Allahın muradı olmayınca, bir yaprak dahi yerinden oynayamaz.