Meselâ; yalnız gözümüzün gördükleri, bizim zan ettiklerimiz,
yok olacaklar. Görmeden inandıklarımız zuhura gelecektir.
Meselâ; yalnız gözümüzün gördükleri, bizim zan ettiklerimiz malımız, cânımız, mülkümüz yok olacak, buna mukabil Allahin, nebiler ile haber verdikleri, gözümüzle görmediklerimiz, Azrail aleyhisselâm, Münkereyn (Kabirde sual sormaya gelen melekler) kabir âlemi, kabir azabı âhiret âlemi hepsi var olacak. Demek ki, gözümüzle görüp var sandıklarımız yokmuş, geçici imiş. Görmedigimiz şeyler ise var imiş, ebedi imiş.
Yarabbi! Bizi kabir azabından, zulmetinden ve gördüklerimizin yok olduğu, görmediklerimizin var olduğu günde şaşırmaktan muhafaza eyle!
Enes ibni Mâlik, Resûl Aleyhisselâmdan haber veriyor:
Bir kimse, ramazan ayında bir ilim meclisinde bulunsa, her adımına bir sene ibadet sevabı yazılır ve o kul arşı-âlâ altında benim iledir. Bir kimse, bu mübarek ayda cemaata devam etse, Allah ona, kıyamet gününde kıldığı namazın her bir rekâtına bir cennet şehri verir. O şehir, Allah nimetleri ile doludur.
Bu verilen nimetleri ne göz gördü ne kulak işitti, ne de beşerin kalbi bu lezzeti tattı ve anladı. Bir kimse, ebeveynine.
yâni ana ve babasına ramazanda ihsan ederse, Allah o kimseye rahmet nazarı ile bakar. Hak celle «Ben onu cennetime koymaya kefilim» buyurdular.
Bir kadın, ramazanda kocasının rızasını kazanırsa; o mü'- mineye Meryem ve Asiye sevabı verilir. Bir kimse, Ramazanda bir mü'min kardeşinin hâcetini bitirirse, Allah o kimsenin yetmiş hacetini kıyamette kazâ eder, bitirir buyurdular.
Hz. Eba-Hureyre; Efendimizden haber verdi: «Ramazanda Allahın mescitlerinden bir tanesine bir kimse bir kandil alsa, o mescidi nurlandırsa; Allah o kimsenin kabrini nurlandırır. O ışık yandığı müddetçe, O mescitte; o ışık ile namaz kılan mü'minlere verilen sevap gibi aynen o zata da verilir. Melekler, o zat için salât eder ve hameletil arşta o zat için istiğfar ederler.» buyurdular.
Mum, kandil, ampul ve lâmba buna dahildir. Süpürge, kilim, halı ve camii şeriflere yapılan her hayır böyledir. Kur'an okumasını bilmeyen okutmalıdır ve öğrenmelidir. Camilerde mukabele okuyan hafızlar tutmalıdır. Ümmeti Muhammede dini, iymanı, abdest ve namazı öğretecek ve insanları Allaha götürecek mürşidler ve vaizlerle mescidleri nurlandırmalıdır.
Bunlarda ayni ecre tâbidirler. Hele Kur'an ilmine hizmet Irgad. cil1.2 - F: 19
- edenlere verilecek ecri, Allahu teâlâdan başka kimse bilmez.
Yine Eba. Hüreyre radiyellahu anh, Efendimizden rivayet ediyor: «Ramazanın ilk günü Şeytan, kâfir cinniler zincire vurulur. Cehennem kapıları kapanır. Şüphesiz, bunlar müslüman olanlara mahsustur. Allah, o cehennem kapısını bir daha açmaz, oruç tutan mü'mine cennet kapısı açılır ve bir daha mü'mine kapanmaz. Ramazanın her gecesi üç defa seslenilir: (İsteyen yok mu? Istediğini vereyim. Tövbe eden yok mu?
Tövbesini kabul edeyim. Bana istiğfar eden yok mu? Mağfiret edeyim) Ramazanın her gününde, azaba müstehak olan kimselerden bir milyon kişi nârdan azâd olur. Birinci Cuma gününe kadar bu böyle devam eder. Ilk cuma günü olduğunda, her saatte bir milyon kişi azabtan affolur ki, bunlar azaba müstehak kişilerdir. Ramazanın son günü olduğunda, o zamana kadar affolan kişi adedinden her bir tanesine bir milyon kişi daha ilâve edilerek affı ilâhiyyeye erişir.» Resûl Aleyhisselâm böylece haber vermiştir.
Ey Allaha iyman eden, Muhammed Aleyhisselâma gönül veren mü'min! Fırsatı ganimet bil! Hazinei-ilâhi açılmış, istifade eyle! Allah rızasını tahsil eyle! Cümle hayırlara koş, fırsat elde iken, can kuşu ten kafesinden uçmadan, açları doyur, çıplağı giydir, susuza su ver, Yetimi sevindir ki, Allah senden razı olsun! Namazını vaktinde, erkânına riayet ederek kil!
Zengin isen zekâtını tamam ver! Ömründe bir kere hac eyle!
Ramazanda bir ay oruç tut ki, iyman ve islâm temeli bunlardır. Böyle yapmayanların ahiri hüsrandır, nedamettir.
Ilâhi! Bizleri yoktan var ettin, zelil bir su parçası idik, bizi şekli insana bürüdün de aziz eyledin. Çıplak idik, giydirdin.
Açtık, bizi doyurdun. Cahil idik, ilim verdin. Bizleri, iyman ile süsledin. Tekrar bizi izzetten zillete, tokluktan açlığa, giyimden çıplaklığa, ilimden cehle, iymandan küfrü delâlete çevirme!
Sana hamdü senalar olsun. Habibine ve âline ve ehli-beytine, ashabina, ensarına ve ahbabına salatü selâmlar olsun.
Bizleri, bu mübarek günde, şu mübarek makamdan boş çevirme! Ramazanın gefaatine nail kıl! Şikâyetinden emin eyle.
Kötü ahlaklarımızı, Ahlâkı-Kur'aniye ve Ahlâkı-Muhammediyyeye tahvil eyle. Cümlemizi nigâhı-iltifatı-risalete nâil eyle. Nefis elinde bizi zebûn eyleme. Kederimizi feraha, hüznümüzü taraha tebdil eyle. Vatanımıza bereketler ihsan eyle. Dini devlet uğruna çalışanları aziz kıl. Kâfirleri, münafıkları perigan eyle. Ordumuza nusret, erlerimize, şecaat bilgi, kumandalarımıza galibiyyet verip nasran azizâ sırrına mazhar kıl.
Ölmüşlere rahmet eyle. Bize son nefeste kelimei şehadet nasip kıl. Bu meclisimizden habibini haberdar eyle. Ruhlarımızı ruhu-Muhammedi ile âşına kıl. Bizleri iki cihanda affınla dilşad eyle.
Sübhane rabbike rabbil izzeti amma yasifün ve selâmün alel mürselin. Vel hamdü lillâhi rabbil âlemin. Bu risalei şerifin indi-ilâhi ve indi-risalette mergup ve mahbub olması için, okuyan ve dinleyenin âmil olması için El Fatiha.
iRŞÂD