Cenabı Risaletmeab efendimiz buyurdular: «Cumaya ilk giden kişi, Allah yolunda bir deve kurban etmiş gibi sevab kazanır. Ikinci giden kimse, Allat, golunda inek kurban etmiş gibi; Üçüncü giden ise, koyan karban etmiş gibi; dördüncü olarak giden bir tavak sadaka vermiş gibi, beşinci olarak giden ise, bir yumurta sadaka etmiş gibi sevaba nâil olur.»
Hatip minbere çıktığı vakit, mescid kapısında durup bu sevapları yazan melâike kalemlcrini ve defterlerini alıp minberin yanında toplanırlar ve hutbcyi dinlerler. Hatip minberc çıktıktan sonra gelenler ise yukarıdaki sevaplara crişemez.
Sadece üzerine farz olan borcunu eda etmiş olur. Bu vakitte gelen zevatın aldığı ecri ise dersin başında beyan etmiştik.
Cuma günü, cumaya mahsus olmak üzere guslet, yâni baştan aşağı yıkan. Kendi ailene de gusl ettir. Allah, evlât verirse bu sebepten âlim, zâhid, salih ve cömert bir evlât doğar.
Cuma namazı kılmak için yolu uzak olan yerlere gitmeye gayret et. Her bir adımı için verilen sevabı beyan ettik. Temiz elbise giy! Fakat, yalnız üstünü başını temizlemekle kalma.
Kalbini ve amelini de temizlemeye çok dikkat et, gayret göster. Hutbeyi dinlerken konuşma, hele hele hiç uyuma. Çünkü cuma hutbesi, iki rekât namaz yerine kaimdir. Nasıl namazda konuşulmaz ve uyanmaz ise hutbe de böyledir.
Ges geldinse, ön tarafa geçeceğim diye ibadullahı eze eze ön safa geçmeye çalışma! Güzel koku sürün. Vaktin müsaitse, işin yok ise, camiye erken gel ve geç çık. Fukaraya tasadduk et. O gün evine ve ailene hergünden fazla ikram ve ihsan eyle. Onlara güler yüz göster. Günahtan, mes'uliyetten çok kaçın. Zira, cumaya hürmet eden kişiye nasıl pek büyük ecir ve sevaplar verilirse, ona hürmetsizlik eden kimselere de o derece azab verilir. Tıpkı, bir padişaha karşı dalkavukluk yapmaksızın hürmet gösteren kimse, o padişah tarafından ihsan ve ikram içerisinde bırakılır ve padişaha karşı hürmetsizlik eden, edepsizlik yapan kigi de nasıl cezalandırılırsa bu da böyledir.
— Sakın özürsüz cuma namazını terk etme, münafıklardan olursun zira Resûl Aleyhisselâm efendimiz hadisi şeriflerinde:
Bir kimse tenbellikle üç cumayı terk etse o kimsenin Allah kalbini mühürler. Diğer bir hadisi geriflerinde de: Özürsüz üç cuma namazını terk eden münafıklardan yazılır diyorlar.
(Men tereke selâse cumain tehavünen biha taba'allahu alâ kalbihi men tereke selise cumuatin min gayri özrin kütibe minel-münafikıyn).
Şerefi, izzeti, faidesi çok olan birgey, fesada uğrayınca o hepsinden kötü bir duruma düşer. Basit bir misal: Taze vaziyette iken içilen veya yenilen yumurta ne kadar faydalı ise, bayatlayan, fesada ugrayan, bozulan yumurta insanı zehirler.
Buna mümasil olarak cumaya ne kadar hürmet ve tâzim gösterirsen, o derece sevap alırsın. Ne kadar hürmetsizlik gösterirsen, o cuma namazı senin helâkine sebep olur. Safları düzgün tut. Sıklaştır. Yapıldığı vakit mükâfaatı büyük olan bir işin terkedildiği zaman cezası o nisbette büyük olur.
Namazda saf olmak, yalnız namaz kılarken ki, sıraların düzgün olması demek değildir. Safların iyi ve düzgün olması ile birlikte senin kalbinin de saf ve temiz olması demektir. Kötülükten kendini tatbir etmendir.
«İstekıymû yerhamkümullah» istikamet ediniz ki, Allah size merhamet etsin kavli nebisinden murad, sadece namaz esnasında saf olmak degil; aynı zamanda kalbini de saf hale getirmeyi muraddır. Her işinde istıkamet yani ozü sozü dogru olmayı muraddır. Namazda safı düzeltip, saf'a istikamet verip; namaz haricinde kalbini kötülükten tasfiye, nefsini fenalıktan tezkiye etmeyen, işinde sözünde doğru olmayan yalancılık yapan, nerede kaldı ki, Allahın rahmetine nail olabilir.
Yarabbi! Bizi cumanın şefaatına nail eyle! O günde sana
ibadet kılıp, senin rahmetine erigen salihler zümresine bizi de dahi eyle! Cuma günü bizim muradımızı ihsan eyle! Muradımız, senin rizandır. Bize daima rızayı şerifine muvafık ameller işlemek nasib eyle! Belki kıldığımız bu cuma namaz bizim son cuma namazımızdır. Haftaya yetişemezsek, iyman ile göçür. Salihlere ilhak eyle! Bizi zalimlere kul eyleme! Kâfire esir, namerde muhtaç, nefsimiz elinde zebun eyleme! Cumanın şefaatine nâil kıl. Şikâyetinden emin eyle! Sana hakkı ile ibadet edemedik, azimizi itiraf ediyoruz. Kusur ile kıldığınız ibadetlerimizi red etme. Senin celâl ve azametini lûtfunu ve keremini bilemedik. Bilmemize de imkân yok. Verdigin bu hudutlu akıl ile, senin nihayetsiz hikmetlerini nasıl idrak edebiliriz? Azimizi bilmek, seni bilmektir. Affın ile nazar kıl, bizi mesrur et, sevindir.
Seni hakkı ile zikr edemedik. Bizi bu noksanımız ile kabul et. Verdiğin sonsuz nimetlere şükr etmek mümkün mü? Balı;
ğın denizde etrafinı, her tarafını su kapladığı gibi, bizim etrafımızı da senin nimetlerin öylece sardığı halde, biz bunların bir katresine dahi şükr etmekten âciziz. Verdigin nimetleri saymaktan da âciziz. Sana gecede, gündüzde, varlıkta ve darlıkta şükr ederiz.
Kıyamımız, secdemiz sanadır. Seni, noksan sıfatlardan tenzih ederiz. Seni, tesbih ve takdis ederiz. Birsin, varsın, varlığına nihayet yok. Bizleri, doğru yolundan ayırma! Sıratı mustakıym olan islâm dininde sâbit-kadem eyle! Bizleri, h1- şım ettiğin ve gazabına uğrattığın kimselerden eyleme! Bizler âsiyiz, günahkârız ama, senin sevgili Muhammedinin ümmetiyiz. Merhametinden ümidimizi kesmedik. Divanına geldik.
Bizi bog çevirme! Bizi kapından kovma. Rahmetinden ümidimizi kesmedigimiz gibi bu ümitten de ayrılmıyoruz. Bize rahmetinle tecelli et. Sihhat nimetini, iyman devletini üzerimizden kaldırma!
Bizi, nefsi ile uğraşıp, seni unutanlardan eyleme! Azabından korkarız. Rahmetini ümid ederiz. Sen o Allahsın ki, bir kez Allah diyeni af edersin. Biz seni hergün anıyoruz. Şanına lâyık mıdır ki, bizleri af etmeyesin? Azab edersen senin kullarınız. Af edersen ilâhımız, melceimiz sensin. Sen günahları af edecisin.
tâhi! Bizlere hışm etme. Bizi âsilere katma. Cehennem nârına atma. Sen bizleri kapından kovarsan, biz hangi kapıya iltica eder, nereye sığınabiliriz? Bize gazab edersen, bizi senin
gazabından kim kurtarabilir? Bize ikram edersen, bu ikramına kim mâni olabilir? Ya Hannan! Ya Mennan! Ya Deyyan!
Ya Sübhan! Ya Kadimel-Gufran ve Ya Kadimel Ihsan! Bize lutfun ile muamele eyle! Bütün hayırlı işlerimizde bizlere kolaylık ihsan eyle! Bizi kibir, gurur, ucub ve riyadan beri eyle!
Bize kendimizi küçük göster. Kahrından necat ver. Bizi zalimlere ezdirme! Nefsimize zebun etme. Gönlümüzl pâk, almı- z ak eyle. Kalblerimizi nuru Kur'an ile pürnûr, dillerimizi tevhid ile süsle. Yarab! Ismimizi defteri islâmdan silme cisimlerimizi tebdil etme. İymandan sonra küfre, hidayetten sonra delâlete, nurdan zulmete bizleri itme! Yoktuk, var ettin. Zelil idik, aziz ettin. Bizi gekli insana bürüdün. Çıplaktık giydirdin.
Açtık, doyurdun. Cahil idir, ilim ihsan eyledin. Kendine kul, habibine ümmet eyledin. Bizleri kulluğunda kaim, dininde dâim eyle! Şeklimizi insan yarattığın gibi, batınımız da insan eyle! Bizi affınla gad eyle!
Bu yazdığımız risalei gerifeyi indi-ilâhide ve indi Resülde makbul eyle! Tesirini halk eyle! Okuyup, amil olan kullarını hesapsız olarak cennetine kabul eyle! Bizi, duadan unutmayanları, iki cihanda habibinin nigâhı iltifatına nail eyle! Bu derslerimizden Resülüllahı haberdar eyleyip, ruhu Resûlüllabu bizden hognud ve razı eyle! Bi-hürmeti seyyidil mürseliyn.
Velhamdü-lillahi-rabbil-âlemin.
Sübhane rabbike rabbil izzeti ammâ yasifün ve selâmün alel-mürselin-vel hamdü lilllahi-rabbil-âlemin.
Rızaen lillâh ve rizaen li resülillah ve rizaen li ricalillah.
El Fâtiha.
iRŞÂD