Ara
Menü
5 dakikalık okuma

Meysere hazretleri diyor ki: Ben, müslüman kabristanından geçiyordum. — 1. bölüm

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 2 · s. 210

Meysere hazretleri diyor ki: Ben, müslüman kabristanından geçiyordum. Kabristana selâm verdim. Onlar hakkında dua ettim. Kabirden şöyle bir seda işittim: «Ey dünyada yaşıyanlar! Size müjde olsun. Ayda dört defa hac 'ediyorsunuz.» Hayret ettim ve sordum: «Nasıl olur ayda dört defa hac edebiliriz?» O ses bana cevaben dedi ki: «Bu hac cuma namazı kılmaktır. Bilmiyor musunuz. Cuma namazı kılmak haccı mebrur'dur.» Mescitlere kadar gelip, evlerinize dönmeniz, Kâbei muazzamayı tavaf etmek gibidir. Bizim ruhlarımız cuma günleri mescidlerinizin kapısına kadar geliyor. Bizler sizin yaptığınız amelleri görüyor, zikrinizi işitiyoruz. Bize okuduğunuz rahmet ve duadan dolayı sizlerden razıyız.

Yedinci kat samadan sonra, beytül-mâmur vardır. Bu beytül-mâmurun yanında yüksek bir minare ve minber ile mihrap vardır. Cuma günü olduğunda mezkûr minarede Cebrail Aleyhisselâm ezan okur, Israfil Aleyhisselâm minbere çıkıp hutbe irad eder. Mikâil Aleyhisselâm imam olup cumayı kıldırır. Cemaât sema ve arz melekleri ile dolar. Bizim mescid.

lere dolup kıldığımız Cuma namazi gibi, onlarda bu makamda cumayı eda ederler. Namaz bittikten sonra, Cebrail Aleyhisselâm şöylece dua eder: «Yarabbi! Bugün okumuş olduğumuz şu ezanın sevabını, dünya yüzünde meveut.olan cumaya gelip ezan okuyan müezzinlere bağışladım» dediğinde, Israfil Aleyhisselâm da: «Okumuş olduğum hutbenin sevabını, dünya yüzünde hutbe okuyan hatiblerin defteri ameline hediye ettim»

der. Mikâil Aleyhisselâm da: «Yarabbi, kıldırdığım bu Cumanın sevabını dünya yüzünde Cuma namazı kıldıran imamlara

hibe ettim» dediğinde, Cumayı kılan melekler de: «Ey Rabbimiz! Kılmış olduğumuz bu cumanın sevabını dünyadaki imam arkasında Cuma kılan ümmeti Muhammed'e hibe ettik. Kabul buyur» derler. Allahu teâlâ ve sübhanehu da: «Dy benim meleklerim! Cuma namazı kılan mü'minler için benim sehavetimin, cömertligimin nice olduğunu biliyormusunuz? Izzetim ve celâlim hakkı için, benim emrime imtisal ve habibim Muhammedime ihtida ederek kullarımdan Cuma namazı kılanların, mevcut günahlarını affettim.» diye, kendi müjdesini ve rahmaniyetinin tecellisini ilân eder.

Allahın ümmeti Muhammed'e bir başka müjdesi; Arşın altında sayısını Allahu teâlânın bildiği bir takım melekler vardır ki; bu meleklerin yüzleri güneş kadar parlak, başları ay gibi nurlu, göğüsleri yıldızlar gibi ziyâdardır. Cuma günü oldugunda, bu melekler Allaha secde ederler. Secdelerinde: «Yarabbi! Bugün cuma namazı kılan mü'minleri affet» diye niyaz ederler. Allahu Sübhanehu teâlâ bunlara hitaben: «Ey benim meleklerim, şahid olunuz. Cuma kılan o müminleri affettim.»

diye buyurur.

Nebi Aleyhisselâm rivayet ettiler ki Cebrail Aleyhisselâm bana geldi, Elinde beyaz bir ayna vardı. Sordum. Bu nedir Ya Cebrail? Rabbin sana cuma gününü bununla arz ve beyan etti. Cumayı da, sana ve senin ümmetine bayram kıldı.

aynanın ortasında bir nokta vardı. (Bu nokta nedir?) diye sordum. Cevaben bana dedi ki: 24 saatte bir saat vardır ki, o saatte edilen dua kabul olunur. İşte, bu nokta o saate işarettir.

Cuma, günlerin efendisidir. Cumada bir saat vardır ki, o saatte edilen dualar red olunmaz. O saatın ise, hatiblerin hutbe okuduğu vakit içerisinde bulunduğu mükâşefe erbabı tarafından bildirilmiştir.

Buna binaen, müslüman Türk kavmine Anadolu kapısını açan, müslüman Türk tarihinde büyük bir dönüm noktası olan Malazgirt Meydan Muharebesinde Gazi kumandan Alp Aslan hazretleri, âlimleri ve şeyhleri toplayıp, mecliste bulunan harb gazilerine hitaben, düşman ordusunun kendilerinden sayıca çok fazla olduğunu, silâh ve cephane bakımından da kendilerinden çok daha kuvvetli olduklarını beyan edip ne yapmaları lâzım geldiğini sorduğunda, huzurdaki ulema, şeyhler ve gaziler: «Yarın Cuma'dır. Cumada gizli bir saat vardır, ve o saatte edilen dualar muhakkak kabul buyurulur. O saatin de, hatiplerin hutbe okuduğu vakit içerisinde olduğu tahmin edilmektedir. Eger, o saatte düşmana hücuma geçilirse; ne kadar kuvvetli ve sok olurlarsa olsunlar, dügmanın perişan olup, zaferin müslüman orduya ait olacagı Allahın müjdelerindendir» denildi. Hücum için askeri kararlar alınarak meclis dagıldı.

Ertesi sabah, şafaktan evvel kalkılıp sabah namazı kılın.

dı. Sonra, başta Alp Aslan hazretleri oldugu halde bütün mücahitler zırhlarını, elbiselerini çıkarıp kefenlerine sarındılar.

Alp Aslan başına da bir kefen sarmıştı «Firar, zilletdir cennâtu âliyât, kılıçların gölgesindedir. Işte ben kefenime büründüm ve rabbim ile buluşmak üzere hazırlandım. Melekler ise, bizleri karşılamağa hazır vaziyetteler. Hele hele Muhammed Aleyhisselâm, kucağını açmış vaziyette bizleri bekliyor. Dünyada ne kadar yaşarsan aşa. Neticede oraya, üstümüzdeki kefenle gideceğiz. Ben, bunu şimdiden giydim. Böyle yapmak isteyenler benimle gelsin» Asker hep bir ağızdan semayı inletiresine tekbir getirmeye başladı. Cuma vakti de yaklaşmıştı. Alp Aslan önüne bir kur'anı-kerim getirtti. Yanında Kâbei muazzamanın mübarek anahtarı da vardı. Kur'anı Kerîmi açıp «Sûrei-Fetih» den bir miktar okudu. Cuma namazı vakti, hutbeye çıkıp dua etme vakti idi ki, Alp Aslan hemen kılıcını kınından çekip, hafızlara işaret etti. Onlar yüksek sesle «Sûrei Enfal» ve «Sûrei-Feth» i okumaya başladılar. Gazilere igaret etti, onlar da hep bir ağızdan «Allah, Allah» sedaları ile arşı alâya lafzı celâli ulaştırdılar. Sanki, kabirler yarılmıştı. Hesap günü, hesap vermeye hazır olanlar gibi kefenlerine bürünmüş olan askerler düşmana öyle bir şevk ve azametle hücuma kalktı ki, yüzbin piyade ve elli bin süvari olmak üzere 150.000 kişilik düşman ordusuna girmeleri ile onları darmadağın etmeleri bir oldu. Tıpkı çakal sürüsüne dalan birkaç aslan gibi...

Bir taraftan tekbir (Allah, Allah) sedalar, Öteki taraftan (Hora) sesleri birbirine karışıyordu. Dağlar gibi cesetler ortaya yığıldı. Bir gazi; kırk düşman ile döğüşmeye mecbur kalıyordu. Fakat, buna rağmen Cuma'daki eşref saatin sırrı tecelli etmiş, bu sürü halindeki kuvvetli ordu mağlûp olmakla kalmamış, kendi krallarını bile esir olmaktan kurtaramamışlardı. Geride kalanların bir kısmı ise kaçmaya başlamışlardı.

Gaziler ocağı, şehitler bucağı Anadolu, Türk ve müslümana Cuma hürmetine Allah tarafından ihsan olunmuştu, kıyamete kadar da islâm, Türk kalacaktı. Aziz cemaat! Burada Malazgirt şehid ve gazileri için bir fatiha okuyalım ve onların

ruhlarını bir nebze memnun etmek ister iseniz, Cumaya onlar gibi hürmetkâr olunuz. El Fatiha.

Hatip minbcre çıktığında, iki rekâtlık farzdan selâm verinceye kadar yapılacak alış veriş, ticaret haramdır. Bütün hafta alışveriş yapabilirsin. Lâkin bu vakitte haramdır.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.