Asıl ağlamak, bizlere düşer. Yalvarmak bize lâyıktır. Onlar, bizim için ağladılar. Lâyık olan bizim, kendimiz için ağlamamızdır, yalvarmamızdır ki, biz günahkâr âsi kişileriz.
O mübarek gecenin duası şöyle tercüme olundu; Allah duaları kabul eder, eger ağız duaya lâyık olursa..
«Yarabbi! Eğer, benim ismimi şakiyler yâni günahkârlar defterine yazdın ise, ismimi oradan sil de, saîdler, iyi kişiler, sana lâyık olan kullar defterine yaz. Eğer saîdler defterinde, sana lâyık olan kullar defterinde yazılı isem, oradan benim ismimi silme.» Zira, sen zâtı ecelli âlâ, Kitabı Keriminde, Ummül-kitab benim kudretimdedir. Ben, o Allahım ki, dilediğimi şâkıyler defterine, dilediğimi de saîdler defterine kayd ederim buyuruyorsun.
İşte müminler! Öyle ise yalvaralım, ağlayalım, bizi kulluğundan kovmasın. Kendine varan, doğru yol olan islâm ve iyman-ı ihsan yolunda bizi sabiti-kadem eylesin, Çlinkü, bu dünyaya mü'min gelip, burada mü'min yaşayıp mü'min olarak ölmek olduğu gibi, mü'min olarak gelmek, mü'min olarak yaşamak ve fakat kâfir olarak ölmekte var. Bazısı, islâm fıtratı üzere doğar, kâfir yaşar, mü'min ölür. Allah, dilediğinde azîz ve hâkimdir. Gece gündüz, mü'min olarak çene kapamak için dua edelim. Zira, yapılan bunca taât, tevhid, hayır ve hasanat, son nefeste bir kerre «Lâ ilâhe illallah Muhammeden resûlüllah» demek içindir. Bir dil ki son nefeste tevhid etmedi, O et
parçası sahibini ebedi helâke düçar etti. Bir dil ki, son nefeste
«Lâ ilâhe illallah Muhammeden Resûlüllah» dedi, o et parçası sahibini ebedi felâha kavuşturdu.
Hz. Omer'in oglu Abdullah buyuruyor: «Ben Resû Aleyhisselâmdan işittim. Beş vakit vardır ki, onda edilen dualar red olunmaz, kabul olunur. 1) Cuma gecesi ve gündüzünde mevcut olan bir saattır ki, buna eşref saat, yâni en şerefli saat denir. 2) Muharremin onuncu gecesi. 3) Şabanın on beşi.
4) Ramazan bayramı gecesi. 5) Kurban bayramı gecesidir.»
buyurdular.