Ara
Menü
2 dakikalık okuma

Fudayl oğlu İyâz namında, yol kesen bir eşkiya vardı. — 2. bölüm

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 2 · s. 172

Işte, böyle tövbe et ki, bu gece felah bulasın. Bu gece, tövbe gecesidir. Bu gece, rizâ gecesidir. Bu gece, BERAT GECE- SI'dir. Kâfirler cennetten uzak; müminler nârdan beri oldular.

Bu gece, hükümeti ilahide tebeddülât var. Hayır, şer defterleri kaldırılıp, yenileri verildi. Ecellerimiz, rızkımız, başımıza gelecek her türlü felaket bu gece tâyin olunuyor ve vazifelilerine bu akşam tebliğ ediliyor. Meselâ, bu sene içinde ölecek kimse, Azrail Aleyhisselâma bildirildi. Artık, ölüm gününe kadar her gün melekül-mevt onu ziyaret eder. Yağmur, kar, fırtına, zelzele, bereket, saadet, felâket, bu gece takdir olunur. Yani, vazifelilerine bildirilir. Alnımızın yazısı, şakavetimiz yahud saadetimiz bu gece takdir olunur. Herşey, bu akşam yerli yerine teslim olunur.

Sahibi nebi, şâkiyi kevser, fatihi hayber, damadı peygamber, radiyyun, sahıyyun vefiyy, imamı Ali kerremallahu veçhehu Resûlü Ekremden rivayet ediyor:

«Şabanın onbeşi olduğu zaman, gecesinde kaim, gündüzünde saîm olunuz. Yâni gecesini ibadâtu-tâat ile ihya, gündüzü oruç tutmak ile rızâi-ilâhiyyeyi tahsil ediniz. Zira, güneş batar iken cenabı hak dünya semâsına cemâli ile tecelli eder.

«Isteyen yok mu? İstediğini vereyim. Benden af dileyen yok mu? Affedeyim. Benden dünya ve âhiret rızkını isteyen yok mu? Onu istediğine nâil kılıp, merzuk ve mesrur edeyim» buyurur. Bu lütfû ilâhi, iksamı sübhani, dâveti rabbani, tâ fecre kadar devam eder.» buyuruyorlar.

Abdullah ibni Mesud'tan şöyle bir hadis rivayet edildi:

Nebi aleyhisselâm buyurdu: «Bir kimse, Şabanın on beşinci gecesi, yüz rekât namaz kılıp, her rekâtta bir fatiha, bes ihlâsı şerif yâni kulhuvallah sûrei celilesini okusa; Allah o kişi için beşyüz bin melâike inzal edip, her melek nurdan bir deftere o yüz rekât namazı bu tertiple kılan kişi için, kıyamete kadar sevap yazarlar. Beni, hak nebi olarak gönderen Allaha kasem ederim ki, o gece bana salât veren kişiye Resûller, Nebiler, melekler ve insanlara verilen sevap kadar sevap verilir»

buyurdular.

O gece, elinden gelir ise, mevlûdu şerif kıraat ettir. Kur'-

an oku, okut. Sadaka ver. İlle mevlûdu şerif kıraat et. Nebiyyi zişan için para sarf et. Onun yoluna sarf olunan para, ona bildirilir. Ona verdiğin salâtı, o bilir. Elinden geldiği kadar Resûlü sev, böylece iymanın kemâl bulsun.

sizlere bir kıssa anlatacağım. Onun yoluna mal sarf eder ir zatın, iltifatı. Nebiyye nasıl erdiğini, dünya ve âhiret ni metine eriştiğini ibretle oku:

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.