Ara
Menü
2 dakikalık okuma

Hz. Mâşite ile iki evlâdı ve kocasının şehadetinden sonra, firavun gazabını alamamıştı, çünkü… — 2. bölüm

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 2 · s. 120

Yaz günleri tutulan oruca, vaktinde tâdili erkân üzere kılınan namaza sarılmak, malların zekâtını cimrilik etmeden vermek, mahsülleri ektikten sonra neticesini itidâl ile beklemek ve Allahın her emrine imtisâl edip, nehiylerinden kaçınmakr taâta sabır göstermek demektir. Sabırlı olan kişilere nihayetsiz, hesapsız ecirler, cennetler, ihsanlar vereceğini Allahu sübhanehu ve teâlâ vaad eylemektedir. Allah celle va'dinden dönmez.

Musibetlere sabır demiştik. Yukarıda bunlara dair bir çok deliller ve misaller gösterdik. Mâiyetlere sabır da böyledir. Meselâ; güzel bir kadının kendisini fenalığa dâvetini reddeden mert.

, erkek kişi. Allah indinde büyük mazhariyete erişmiş demek tir. Fenalıkları, içki, kumar v.s. gibi nefsin arzu ettiği herşeyi Allah rızası için terk eyleyip tövbesine sadakat

gösteren ve sabır eyleyen de ayni hidayete ermiş, ecri azîme nail olmuştur. Kendisine hakaret edenin, hakaretine tahammül gösterip, karşılık vermeyen ve ona kin beslemeyen, bilâkis ona ihsanda bulunan muhsin kişinin; Allahın sevgisine lâyık olduğunu Kur'anı Kerîm haber vermektedir.

Cinayetlere vs. felâketlere, daima sabırsızlık sebep olmaktadır. Çünkü, insan sabrı terk edince gazabının esiri olur ve neticede insan, bir anlık hiddetle, cezasını ömür boyu çekeceği, bir fiil işler. Kötülere uyacak olursan mahkeme kapılarında sürünmekten başka ne elde edebilirsin? Seni isıran bir köpeği ısırırsan, senin o köpekten ne farkın kalır? Yahud, sana çifte atan eşeğe, sen de tekme atarsan eşekten farkın kalmaz. O hayvandır, tepti. Sen insansın, sabırlı ol, veya tepmesine meydan verme. Sabırsızın bagı belâdan kurtulamaz.

Sabır bir tâc imiş lûtfu hüdadan, Giy ol tâcı, kurtul cümle belâdan.

Sabır bir kal'adır genci hüdadan, Gir al burca, kurtul bütün belâdan.

Sabırlı ol! Sabır ile dut yaprağı ipek ve ekşi üzüm ise pekmez olur. Sabırsız olan dut yapragını, yaprak diye atar, onu işlemez. Üzümü de kemâle ermeden yediği için gerçek tadını bulamaz. Aşağıda anlatacağım hikâyeyi dikkatle oku, hayatına tatbik eyle.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.