Bu Ramazanı ganimet bil; gündüzleri salihler gibi orucunu tut, geceleri teravih namazına devam eyle, gündüzleri ve geceleri ihya eyle! İbadetsiz geçen ömür ömür değildir. Allahsız geçen vakitler vakit değildir. Hemen gayret kuşağını kuşan; Allaha yarar amelde bulun.
Efendimizin geceleri ibadet etmekten mübarek ayakları şişmişti. Senin ve benim uyumaktan gözlerimiz şişmekte. Bir çok geceler nefsin için uyumadın. Nefsinin isteklerini verdin. Allah için, 'Nebi aleyhisselâmın rızası için kaç gece, kaç saat uykunu terk eyledin?
Uzun uykulara yakında yatacaksın. Belki birkaç bin se- Iroad, cllt 2 - F: 6
ne uyuyacaksın. O uzun uyku gelmeden; karanlık kabirde amelinle tek başına kalmadan, biraz uykuyu terk eyle. Rabbine dön; zira sonunda yine ona döneceksin. Seni yalnız bırakacaklar. Toprak içinde imdadına kimse gelmez. Haramdan kazanıp bıraktıkların sana faide vermez. Başına belâ olacaktır. Senin mirasını yiyenler sana bir fatiha bile okumayacaklar, sana arkandan bir mevlût, bir Kur'an ve bir hayır bile yapmayacaklardır. Senin ise kabir içinde ellerin zincirde kalacak.
Bırak haram yemeyi! Borçlu ölecek olursan da, ellerinin zincirde olacağını Resûlü Ekrem haber vermektedir. Borçlu ölenin cenaze namazını, borcu kaza edilinceye kadar kılmamışlardır. Hayvan hakkından çok sakın; onların yiyeceğine, içeceğine ve yatacağı yerlerine dikkatli ol: Onlara ağır yükleri vurma. Pire, bit ve tahtakurusu gibi diğer haşaratı ateşte yakma. Gayri müslim hakkına riayet eyle. Onlara verdiğin sözü tut. Ahdinde vefâkâr ol. Yalandan kaçın, emanete hıyanet etme.
Cem'i mahlükatı-ilâhiyyeye şefkat göster. Ana ve babaya, meşru işlerde itaatkâr ol! Onlara ve akrabana ihsanda bulun. Miras işlerinde hakka çok riayet eyle. Komşuna hürmetkâr ve yardımcı ol. Din kardeşlerine iyi muamele eyle, cömert ol! Tanıdığın ve tanımadığın kişilere selâm ver ve yemek yedir. Ağaçlara kıyma, ormanları kesme, yakma. Sonra yaş kesen baş kesmiş gibidir.
Bak mü'min kardeşim! Teravih namazı ile geceni ihya eyle, demiştim. Teravih kılana verilen ecre bak! Ali bin Ebu Talip diyor ki: Efendimizden, teravihin faziletinden ve verilecek sevaptan sual olunduğunda efendimiz buyurdular:
Birinci gününün gecesi teravih kılan, anasından doğduğu gibi tertemiz olur. Günahtan eser kalmaz. Kul hakkı ve hayvan hakkı müstesna! O hakları mutlaka yerine getirmek gerekir. Ikinci gece teravih kılanın, ana ve babası iyman üzre göçmüşler ise Allah onları mağfiret eder. Üçüncü gece teravih kılan kişiye bir melek tahtı arştan nida edip «Amelin halis oldu, yani Allah yanında makbul oldu, geçmiş günahların af olundu» müjdesini verir.
Dördüncü gece teravih namazını kılan, Kur'an-ı Kerim, Incil, Tevrat, Zebur ve Kitâb-1-münirleri okumuş gibi sevaba nail olur. Beşinci gece teravih kılana haremi Kâbede, Mescidinebiy ve Mescidi aksada da kılınan namaz sevabı verilir. Altıneı gece teravih kılana, Beytül-mâmuru tavaf etmiş sevabı verilir, taşlar ve ağaçlar onun için istigfar eder. Yedinci gece teravih namazı kılana, Musa aleyhisselâmın Firavun ve Hâman'a karşı yaptığı mücadelede Hz. Musa aleyhisselâma yardım etmiş sevabı verilir. Sekizinci gece teravih kılana, Ibrahim halilullaha verilen sevap verilir. Yâni Haliliyyet tâcı başına konur. Dokuzuncu gece teravih namazını edâ eden, Allaha habib olur. Allah o kulu sever. Onuncu gece teravih kılan kişi, dünyanın ve âhiretin hayırlı rızıkları ile merzük kılınır.
Onbirinci gece teravihi edâ eden, öldügü gün anasından doğdugu gibi tertemiz rabbma vasıl olur. On ikinci günün gecesi teravih kılan, mutlu ve kutlu kimse mahşer yerine, yüzü aym ondördü gibi nurlar saçarak gelir. Onüçüncü günün geceteravih kılan, meydanı arasatta her korkudan emin olarak kâim olur. Ondördüncü teravihi kılan kişiye, bütün melekler kıldığı namaza şehadet ederler. O kimse kıyamet günü hesaptan kurtulur.
Onbeşinci gece teravihe kaim olana, arş ve kürsiyi hâmil olan melekler salât ederler. Onaltıncı gece teravihi kılan kutlu mü'mine, nârdan âzâd olduğuna dair berat verilir ve cennete girmesine hüccet kaim olur. Onyedinci gece teravihe hazır olana, Enbiya aleyhumüsselâma verilen sevap verilir. Bir teravih mukabili verilen bu mükâfatlar çok görülmemelidir. Bütün bu mazhariyetlerin neden ileri geldiğini bir düşün! Cümle enbiyaya bu mükâfatlar bildirilince; Ümmeti Muhammede gıbta edip «Yarabbi keşki bizleri ümmeti Muharomedden kılsaydın» demişlerdir.
Ey, dininin kıymetini, Nebiysinin izzeti rıf'atını bilmeyen kigi! İşte; var kıyas eyle! Ne yüce bir peygambere ümmet olmuşsun. Bu izzet, bu rif'ata ermişsin. Kendi kıymetini bilmiyorsun. Bütün bunlar, bu nimetler hakkın, Muhammed sallallâhü aleyhi veselleme olan aşkındandır.
Hazreti İsa, ümmeti Muhammedden olmayı istediğinden dolayı Allah duasını kabul edip, onu semaya yükseltti ve kıyamete yakın bir zamanda dünyaya nüzûl edip Kur'an ile âmil olup ümmeti Muhammedden olarak âlemi âhirete göçecektir ve Medine-i Münevverede Ravzai Resûlde efendimizin ayağı ucu tarafına defnolunacaktır.
Musa aleyhisselâma gösterilmeyen didarı ilâhi biz, Um.
meti Muhammede bahş olunacaktır. İbrahim Halil biz ümmeti Muhammede yapılacak iltifatı ilâhiyyeyi rabbinden işitince:
«Yarabbi, beni mademki ümmeti Muhammedden kılmadın, hiç olmazsa beni onlara unutturma!» diye dua ve niyaz eylediğinden hergün kıldığımız namazlarda Ibrahim ve Ali Ibrahim aleyhimüsselâma rahmet okuyoruz ve cenabı rabbil-izzet, Hazreti İbrahim'in duasının kabulüne işaret olmak üzere, Kur'an-ı Şerifte Sûre-i Ibrahim'i bizlere inzal eyleyip, diğer sûre-i şerifelerde de Halilinden bizlere kıssalar bildirmekle bizim lisan ve kalbimize Ibrahim Halilin zikrini nakş eylemiştir. İşte bu zikri İbrahim yukarda beyan ettiğimiz gibi; Hazreti Ibrahim aleyhisselâmın bizlerin makamına gıbtasından ileri gelmiştir. Onun için, kıldığımız teravihlere verilecek ecirleri mübalâğalı görmemeliyiz.
Devam edelim: On sekizinci gece teravih namazını kılana, şu ecrin verilecegi vaad olundu. O gece teravih namazı kılana bir melek şöylece hitab ederek: «Ey Abdullah! Ey Allahın sevgili kulu! Allah senden, Anan ve babandan râzı oldu!.»
müjdesini verir. On dokuzuncu gece teravih namazını kılana, Firdevsi-âlâ derecatı verilir. Yirminci gece teravihi eda ede..
ne, şehitler ve salihler mertebesi ihsan olunur. Yirmibirinci gece teravihi eda edene, cennette nurdan bir köşk hazırlanıp, ihsan olunur. Yirmi ikinci gece tera vihi eda eden, kıyamet meydanına gam ve meşakkatlerden âzâde olarak gelir. Yirmi üçüncü gece teravih namazı kılana cennette bir şehir bina olunur, ve o şehir o kulun ismi ile isimlenir. Yirmi dördüncü gece teravih namazı kılma, nimetine erişen kişinin yirmibeş duası kabul olunur. Yirmi beşinci gece teravih namazı kılan mü'minden kabir azâbı kaldırılır. Kabir âzâbı görmez. Yirmialtıncı gece teravih kılan âşık kırk sene ibadet etmiş gibi bir büyük ecre nail olur. Yirmiyedinci gece teravih namazı kılan, seksen küsür sene ibadet etmiş gibi ecre erer. Zira, bu gece Leyle-i Kadirdir. Bu gece teravih kılan kişi korkunç sıratı, yıldırım gibi geçip cennete vasıl olur. Yirmisekizinci geceyi teravih namazı ile ihya eyleyene, cenneti-âlâda bin derece ihsan olunur. Yirmidokuzuncu gece teravih namazı kılma nimetine erişen, bin defa hac etmiş ve ettigi her hac makbul olmuş sevabına nail olur.
Otuzuncu gece teravih namazını kılan mü'mine Allahtisübhanehu şöylece hitab eder: «Ey kalum! Cennetime gir.
Cennetimin meyvalarından ye. Selsebil ırmağında yıkan, Kevser ırmağından iç. Ben senin Allahınım, sen de benim kulumsun» der ve o kul böyle bir iltifatı ilâhiyyeye erişir.
Ey âşıkı sadıklar! Görüyorsunuz; Ramazan ne büyük bir ay ve bu ayda rahmeti rahman nasıl cûşû hurûşa gelmede. İşte böyle bir ayda Rabbine âsi olup oruç tutmayanın, teravihi tembellik yaparak terk edenin de, bu nimetlerden mahrum olacağı malûm oldu. Tutanların ise bu nimete erdiği muhakkaktır. Bu nimetlerin hepsi biz ümmeti Muhammede ihsan olundu:
Ermedi evvel gelen bu nimete Kimse Lâyık olmadı bu rıf'ate.
Bu ayda bir gece var ki, bu gecede ana rahmine düşen çocuklar said oldu, öyle ki yalnız müslüman çocukları değil; bu gecede ana rahmine düşen kâfir çocuklarının dahi, son nefeste îyman nasib olunarak, iyman üzere göçecekleri hadis ile beyan olunmuştur. Ramazana hürmet eden kâfirler dahi son nefeste iyman ile göçerler.
Aşağıda okuyacağınız kıssa sana kâfi gelecektir: