Malın varsa ne Faide Fakir olsan baş kayguda Sultan olsan bu fanide Gönül eğlenmez, Eğlenmez.
Kopardılar çu gülümü İncittiler çok gönlümü Düşündükçe ben haliml Gönül eğlenmez, Eğlenmez.
Aşki, Dostlar göç eyledi Varlıkları hiç eyledi Özleri böyle söyledi Gönül eğlenmez, Eğlenmez.
Aklım var diye söyler tabibler Lokman hekim gibi bilgin olsa ne fayda?
Tevhid etmez ise, son nefeste bu diller Bülbül gibi dilin olsa ne fayda?
Malım câhım var diyerek benlik edersin Ecel şerbetini bir gün sen de içersin Yalın ayak, başın açık bu dünyadan göçersin Karun gibi malın olsa ne fayda?
Ne kadar ilmin olsa kardeşim Eğer iyman olmaz ise yoldaşın Hakka secde etmez ise o başın Dört kitabı yutmuş olsan ne fayda?
Sür çalınıp gökler dökülünce Denizler kuruyup sular çekilince Dağlar kopup, yerler sökülünce İrem gibi mülkün olsa ne fayda?
Zebaniler cehennemi sürüyünce Tütününden halka korku bürüyünce Dehşet ile halk üstüne yürüyünce Rüstem gibi güciin olsa ne fayda?
Dünyayı alırsın boynuna Hiç ölüm korkusu gelmez aynına Azrail geldiğinde yanına Hazine dolu paran olsa ne fayda?
Bir gün olur götürürler evinden Allah'ın ismini bırakma dilinden Kim kurtuldu Azrail'in elinden Bin yıl kadar ömrün olsa ne fayda?
Kabrini etseler zâhirinde mâmur Yahut yağsa üstüne kar ile yağmur İyman ile göçmedinse ğâm budur Altın, gümüş kubben olsa ne fayda?
Dinleyin ahbaplar bir mânâ gördüm Bir yere vardım gömlek biçerler Bize de var mıdır diyerek sordum Didiler bir yakasız da sana biçeriz bir gün.
Kabir dünya gibi bol mu sanırsın Mindersiz yastıksız yere konursun Eriyip çürüyüp toprak olursun Karanlık kuyular açarlar birgün.
Kahir diyorlar bu karanlık yere Girmeden uğrarsın âh ile zâre Şifası bulunmaz bir derin yâre Merheisiz yâreler açarlar birgün.
Ey Aşki söylersin ibret almazsın Ahvali mevtadan haber sormazsın Hakkın rızasına süvar olmazsın Bu handan elbet göçeriz birgün.
Ey cenazeye hazır olan imanı ve cemaat efendiler! Cenaze namazını kıldığınızda, bunları düşünmeniz lâzımdır. Bunları düşünmezsek, bizlere ölüm yokmuş gibi hareket edersek, gaflette bulunursali ki bir gün de, bu halin bize gelmesi mukadderdir.
Cenaze namazı kılarken yüz bin türlü dalavere düşünen kimsecle, iman var mıdır? yok mudur, size sorarım? Böyle gafletle namaz kıldıran imamı efendinin, yakın bir zamanda başındaki sarık yılan olup boynuna dolanacak. Onu nâra iletecektir. Ey imam efendi! senin azabın hiç bir kimsenin azabına benzemez.
Sen, Nebi (S.A.V.) i temsil edensin. Yaptığın cürmün azabı çok büyüktür. Insafa gel, ölüden ibret al! Insan olmaya bak. Keçi can kaygusunda, kasap et kaygusunda kabilinden hareket etme.
O sarık, o cübbe senin gibi çok imamdan kaldı. Daha nicesinden Kalacaktır. Bunu böyle bil de ona göre hareket et. Seni irşad ettigim için bana kızma. Aleyhimde bulunma. Bunları bana Allah söyletiyor. Söyleyene bakma söyleteni gör. Sana nimeti verene bakma, verdirene nazar et. Sana sopayı vuranı nazar-ı itibara alma, vurduranı anla!
Ey ölümü düşünmeyen, öleceğini hatırına getirmeyen! Iyi bil ki, bu ölüm denen korkunç hal senin ve benim de başımıza gelecek, sinelerimizde umulmaz yaralar açacak. Sevgililerimiz bizden kaçacak, sevdiğimiz mallarımız sevmediklerimize kalacaktır.
Işte biz de, böyle cenaze namazı kıldığımızda, bu korkulu anları düşünecek olursak; kötülüklerden uzaklaşıp Allaha yakaşacağımız muhakkaktır.
Ebû Derdâ Hazretleri, o zata: (Oğlum hasta yokladığında, o hastanın yerine kendini koy. Sıhhat, sağlık, bizim için olduğu gibi, hastalık da bizim için. Onu hasta yapan Allah seni de hasta yapabilir. Sihhatine güvenme. O hasta da bir zamanlar senin gibi sıhhatli idi. Sıhhatin ne büyük bir nîmet olduğunu sıhhatli iken bilmezsin.) demişti. Onun için Sultan-ı Enbiya Efendimiz:
«Beş şey gelmeden beş nîmetin kadrini ganîmet biliniz» buyurmuşlardır.
1 — Ölüm gelmeden hayatın kadrini bil!
2 — Hastalık gelmeden sıhhatin kadrini bil!
3 - Meşguliyet gelmeden boş vaktin kıymetini bil!
4 — İhtiyarlık gelmeden gençliğin kadrini bil!
5 — Fakirlik gelmeden zenginliğin kadrini ganîmet bil!
Bizlere bu nimetlerin kadrini bilmeyi, irşad buyurmuşlardır. Gazi Sultan Süleyman da divanında sıhhatin ehemmiyeti hakkında şu beyti söylemişlerdir:
Halk içinde müteber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.