Ara
Menü
3 dakikalık okuma

Sabahın erken saatlerinde iki atlı yolcu yola çıkar, birisi âmâdır. — 2. bölüm

Müstakil anlatıMuzaffer Ozak, İrşad, Cilt 1 · s. 96

Bu küfür, isyân, inkâr sebebi ile, orada mâruz kalacakları muamele onları pişman edecektir. (Keşke çürüyüp toprak olsa idik veya yok olsa idik daha iyi idi) diye sizlanacaklar, fakat bundan bir fayda görmiyeceklerdir. Veyahut, (Ah keşke dünyada Allah ve Peygamberini (aleyhisselâm) tanıyıp bu hallere düşmese idik veyahut da: (Ya Rab! Bizi tekrar dünyaya gönder, sana ve sevgili Resûlün Muhammed (aleyhisselâma) îman ederek âmâ- l: sâliha işleyelim ve buradaki gerçek hayata, ebedi hayata o mü'min kulların gibi biz de nâil olalım) diye, dünyada dökmeakleri yaşları dökecekler, dünyada yapmadıkları niyazları ya.

pacaklar ve dünyada bir kere secdeye koymadıkları başlarını secdeye koymak isteyecekler, fakat buna kadir olamayacaklar.

Ah ve figanlar ile yalvaracaklar, yakaracaklar, fakat bütün bunlardan maaleset bir fayda görmiyeceklerdir. Kendilerine, şu acı hakikati ifade eden sözler söylenecektir: «Dünya âhiretin tarlasıydı, orada ekseydiniz burada biçecektiniz. Artık geriye. dönmeye de kudretiniz yok.» denecektir.

Din kardeşlerim!.. Yukarıdaki hitâb-ı izzete muhatab olmak istemez iseniz gelin îman, islâm ve Allah yolundan, Peygamber (aleyhisselâm) yolundan ayrılmayalım. Surada kâğıt üzerine karaladığımız bu hitâb-ı izzet kalblerimizde o kadar korku ve dehşet uyandırmayabilir. Arif olanlara, bundan daha hafif sözler tesir eder. Bahsettiğimiz bu hâdise vukubulacaktır.

Şimdi bu sözlerden yüreğimiz çarpmıyorsa, o ân gelince yalnız yüreğimiz mi çarpacak? Kendimizi yerden yere, kafamızı taştan taşa çarpacağız. Fakat yine söylüyoruz ki, faydası yok!

Gelin kardeşlerim! Allah yoluna, îmana. Gelin yoldaşlarım!

Allah Resûlü, Hak nebî, Hz. Muhammed sallallahü aleyhi ve sellem'in yoluna, kurtarıcı yol budur. Felâha götüren yegâne yol budur.

Evet; dünya, âhiretin tarlasıdır. Hiç görülmüş müdür, bir kimse buğday ekip de mahsûl zamanı arpa biçsin? Bu ne kadar imkânsız ise, bu dünyada fenalık eken orada iyilik bulamaz, aynı şekilde bu dünyada iyilik eden de şüphesiz orada kötü muamele ile karşılaşmaz.

Gelin; suçlarımıza nedamet edelim, kendimizi bu zilletten kurtaralım. Allah'ın indinde makbul olalım. Kötü ahlâklarımı- 4 terkedelim, tembelliği de bırakalım. Su cennet vatanı çalışarak, uğraşarak, birbirimizi sevip, sayarak, düşmanlık, kin ve hasedi bırakıp karşılıklı yardımlaşarak Allahı ve dini Muhammedî'yi (aleyhisselâm) terketmeden hem dünyamızı, hem âhiretimizi kazanalım. Yarın, kıyamet gününde, hesap gününde bu vatanı bize bırakan şehid ve gazi babalarımızın yüzlerine nasıl bakabiliriz? diye bir düşünelim. Sen inkârı bırak, îmana yapış.

(Ahiret var mıdır, cehennem var mıdır?) deme de orada mahcubiyet verecek, seni nâra sürükleyecek kötü huylardan vazgeç. Hem cehennemde ateş de yoktur. Ateşini sen burada iken hazırlayıp götürmüş olursun.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.