Ara
Menü

Kabul gecesi

Ya‘kūb-i Çerhî etrafında nakledilen anlatı

Buhara’daki arayış

Ya‘kūb-i Çerhî, kendisinde Bahâeddin Nakşibend’e mürit olma arzusunun doğduğunu anlatır. Buhara’da güvendiği bir meczuba gidip yola devam edip etmemesi gerektiğini sordu. Meczup ona acele gitmesini söyledi ve yere çok sayıda çizgi çekti. Çerhî, çizgilerin sayısı tek çıkarsa bunu niyetinin doğruluğuna işaret saymayı düşündü. Saydığında tek olduğunu gördü ve Nakşibend’in huzuruna vardı. Nakşibend ona vukūf-i adedî telkin ederek sayıya elinden geldiğince riayet etmesini söyledi; böylece Çerhî’nin yoldaki iç tecrübesine de işaret etmiş oldu.

“Biz kendiliğimizden kimseyi kabul etmeyiz”

Çerhî, gaybî işaretler ve rüyalardan sonra Kur’an’la tefeül ettiğini ve En‘âm sûresinin 90. âyetindeki “Allah’ın hidayet ettiği kimseler işte bunlardır; sen de onların yoluna uy” hitabıyla karşılaştığını kaydeder. Fetihâbâd’da Seyfeddin Bâherzî’nin mezarına yöneldiği sırada kalbinde kuvvetli bir kabul duygusu belirdi; bunun üzerine Kasr-ı Ârifân’a gitti.

Bahâeddin Nakşibend onu iyi karşıladı ve namazdan sonra sohbet etti. Kalp ilmi ile dil ilmini ayırdı; kalp ilmini peygamberlerin öğrettiği faydalı ilim, dil ilmini ise insan üzerindeki ilâhî hüccet olarak açıkladı. Ardından doğruluk ehliyle doğruluk üzere bulunmayı öğütledi ve kimseyi kendi tercihlerine göre kabul etmediklerini söyledi: “Bu gece bakalım ne işaret olunur. Eğer seni kabul ederlerse biz de kabul ederiz.”

Korkuyla geçen gece ve sabah müjdesi

Çerhî, o gecenin bütün ömründeki en zor gece olduğunu söyler. Saadete ulaşmayı umarken sıkıntı kapısının açılmasından korktu; geceyi ıstırap ve endişeyle geçirdi. Sabah namazından sonra Bahâeddin Nakşibend ona, “Müjdeler olsun, kabul edildiniz” dedi. Ardından az kimseyi kabul ettiklerini, kabulün de çoğu zaman geciktiğini belirtti. Menkıbe, intisabı basit bir başvuru değil; talibin niyeti, istidadı ve mânevî izinle tamamlanan ciddi bir eşik olarak anlatır.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir anlatıdır. Tarihî olay, belge veya kronolojiyle aynı kesinlik düzeyinde değerlendirilmez.