Gelenek içi anlatı
Bu bölüm kaynak biyografideki bağlamıyla verilir; tarihî biyografiyle aynı kesinlik düzeyinde değerlendirilmez.
Mezheb-i İ'tizâlin mûcidi olan Vâsıl b. Atâ, Hasan-ı Basrî hazretlerinin cümle-i
şâkirdânından olduğu hâlde üstâdının meslek ve tarîkına muhâlif bir yol ittihâz etmekle,
Hasan-ı Basrî hazretleri o vakit, hakkında ()قد اعتزل واصل عن ا33 buyurmuş ve bu münâsebetle
mezheb-i mezkûra İ’tizâl veya Mu’tezile nâmı verilmiştir.
Ehl-i tarîkın silsile-i ezkârı müşârünileyh hazretlerine müntehî olur.
İsmâîl Hakkı el-Celvetî, Hadîs-i Erbaîn Şerhi’nde diyor ki:
"Fahr-ı âlem (Salla’llâhu aleyhi ve sellem), İmâm Ali’ye hırka-i siyâhı ilbâs eyledi. Tâ ki nûr-ı zâtda,
zulmet-i kevni müşâhede ede ve belki zıll-ı hakîkiyi mütâlâa kıla. Hz. Ali dahi gerçi Kümeyl b. Ziyâd’ı
mahrem-i râz edindi. Velâkin fi’l-hakîka hırkayı Hasan-ı Basrî’ye ilbâs etti, gerek zâhirde gerek bâtında
telakkî ile. Zîrâ muhaddisler Hasan-ı Basrî’nin, İmâm Alî’den semâını ve onunla sohbetini inkâr etmişlerdir.
Fakat sûfiyyenin nazarı, âlem-i ma’nâda olan muâmelâta dahi şâmildir"
Vahdete müteallik ba'zı âsâr ile eş’ârı varmış. Hz. Ali (Radıya'llâhu anh) ile
Muâviye arasındaki ihtilâfâtta bî-taraflığı iltizâm edip, halka dahi bî-taraflık tavsiye
edermiş.