Ara
Menü

Rasûlu'llâh (salla’llâhu aleyhi ve sellem)’den Ümmü Seleme hazretlerinin cârîyesi idi

Hasan-ı Basrî etrafında nakledilen anlatı

Gelenek içi anlatı

Bu bölüm kaynak biyografideki bağlamıyla verilir; tarihî biyografiyle aynı kesinlik düzeyinde değerlendirilmez.

HASAN-I BASRÎ 32 HAZRETLERİ

Ka'be-i dâniş-i ilm, hulâsa-ı vera' ü hilm, Hz. Hasan-ı Basrî, kibâr-ı tabiînden ve
meşâhîr-i etkıyâdandır. Lakabı Ebû Saîd b. Câfer’dir.
Hz. Osmân ve Hz. Ali (radıya'llâhu anh) efendilerimizle, Cenâb-ı Abdullâh b.
Abbâs ve sâir ashâb-ı kirâm ile görüşmüş ve pek çok ahâdîs-i şerîfe nakleylemiştir.
Pederleri sahâbeden Zeyd b. Sâbit (radıya'llâhu anh) hazretlerinin; kölesi, vâlidesi, ezvâc-ı
mutahhere-i Hz. Rasûlu'llâh (salla’llâhu aleyhi ve sellem)’den Ümmü Seleme hazretlerinin
cârîyesi idi. Hattâ müşârünileyhâ hazretleri, Hasan-ı Basrî’yi tufûliyyetinde def'aâtle
kucağına almış ve bir rivâyette meme dahi vermiş idi.
Ahkâm-ı şer’iyye ve fıkıh u hadîste zamânın ferîdi olup, Basra’da halaka-i tedrîs ü
va’zına pek çok halk toplanırdı.
Şehir isimlerinin başına harf-i târif konularak isti’mâl olunagelmiş ve galat olduğu hâlde bize kadar intikâl
eylemiştir. Ba'zan Fârisî kelimeler dahi Arabîleştirilerek, mesela: Pîrü’l-gülşenî, Tarîkatü’n-Nakşıbendiyye
gibi şeylerin de isti’mâl edilegeldiği görülür. Esâs i’tibâriyle doğru değil ise de, zarurî olarak nakl
edilmektedir. Erbâb-ı kavâid bunu hoş görsünler.
Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir anlatıdır. Tarihî olay, belge veya kronolojiyle aynı kesinlik düzeyinde değerlendirilmez.