Ara
Menü
1 dakikalık okuma

Pederinin kabrine defni ve bozulmamış ceset rivayeti

Aileden birinin naklettiğine göre, defin için açılan kabirde bir buçuk sene önce gömülen cesedin ter ü taze bulunduğu ve genç ölünün babasının âgūşuna tevdi edildiği anlatılır.

Merhüm Muallim Hâfız Sırri EfendiHüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ

Sefîne, defin sahnesini birinci ağızdan bir nakille aktarır. Kabir açıldığında, bir buçuk sene önce nasıl defnedilmişse öylece, cesed-i şerîfin ter ü taze zâhir olduğu söylenir. Nakleden kimse sözünü şöyle bağlar: “Destûr alarak birâderimi pederinin âgūşuna tevdi' eyledik.”

Cümlenin kuruluşuna dikkat edilirse, bozulmadan kaldığı söylenen ceset kabirde bir buçuk senedir yatan babaya aittir; genç yaşta vefat eden oğul, babasının kabrine, onun kollarına bırakılır gibi defnedilmiştir. Nakleden de merhûmun kardeşidir; Vassâf onun sözlerini tırnak içinde aktarır ve ardından kendi teessürünü ekler: “Henüz pek genç iken ufûlü fakîri çok müteessir etti. Edebi, terbiyesi i'tibariyle mümtaz bir mevki' sâhibi olmuş idi.”

Çerçeve. Kabrin açıldığında cesedin bozulmamış bulunması, menâkıb edebiyatının en yaygın velâyet alâmetlerinden biridir ve burada da bir aile içi nakil olarak, şahidinin ağzından aktarılır. Bu yüzden kayıt gelenek katmanına aittir; tarihî olarak sabit olan, genç yaşta vefat eden Sırrı Efendi'nin babasının kabrine defnedilmiş olmasıdır. Metin baba ile oğulun adlarını, kabrin bulunduğu yeri ve defin tarihini vermez; bozulmamış cesedin kime ait olduğu da ancak cümlenin kuruluşundan çıkarılabilmektedir.

Okuma notu

Bu metin gelenek içinde aktarılan bir menkıbedir. Tarihî bir tutanak gibi değil; yolun hafızasını, değerlerini ve anlatı dilini taşıyan bir rivayet olarak okunmalıdır.