Ara
Menü

Yusuf Çelebi el-Fenârî

Yusuf Çelebi el-Fenârî (ö. 970/1562-63), Mehmed Şah Fenârî'nin oğlu ve Abdülbâkī Çelebi'nin kardeşi; Eyüp kadılığı ile aile vakıflarının idaresini üstlenmiş Osmanlı hukukçusudur.

Vefat
1563
Unvan
Eyüp kadısı, vakıf mütevellisi ve Fenârî ailesi mensubu

Aile ve eğitim

Mehmed Şah Fenârî'nin oğlu, Abdülbâkī Çelebi'nin küçük kardeşidir. Amcası Muhyiddin Fenârî'nin yanında yetişti; Samsûnîzâde Ahmed Efendi'nin derslerine devam etti ve 952/1545-46'da mülâzemet aldı.

Kadılık ve vakıf idaresi

Rumeli'de çeşitli kazalarda görev yaptı; 970/1562-63'te Eyüp kadısı oldu. Fenârî ailesinin vakıf, emlâk ve yetim mallarına ilişkin sorumluluklar da onun elinde toplandı.

Ölüm anlatısı

Kaynak, Nevruz toplantısında başkası için hazırlanmış zehirli bir macunun yanlışlıkla kendisine ulaşması sonucu kırk yedi yaşında öldüğünü, oğlu Ma‘tûh Çelebi'nin anlatımına dayanarak nakleder. Bu dramatik kayıt doğrulanmış adlî vaka değil, kaynak içi rivayet katmanında tutulmuştur.

Kaynak portresi

Nev‘îzâde, servet ve vakıf idaresine dair sert bir ahlâkî değerlendirme yapar. Bu yargı müellif görüşü olarak aktarılmış; şahsın hukukî suçluluğu şeklinde sunulmamıştır.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Nevruz toplantısındaki ölüm rivayeti

Nev‘îzâde Atâyî, Yusuf Çelebi'nin bir Nevruz ziyafetinde yanlış kişilere ulaşan zehirli macun sebebiyle öldüğüne dair, oğlu Ma‘tûh Çelebi'den nakledilen ayrıntılı rivayeti aktarır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Nev‘îzâde Atâyî, Yusuf Çelebi'nin ölüm şeklini onun oğlu Ma‘tûh Çelebi'den nakledilen ayrıntılı bir rivayetle anlatır. Buna göre bir Nevruz günü Nakkaş Haydar Çelebi'nin bahçesinde bir ziyafet ve sohbet meclisi kurulur. Süleymaniye müderrisi Şeyhî Efendi ile Sahn müderrisi Çivizâde Efendi de davetliler arasındadır; kaynak, bu iki âlimin daha sonra şeyhülislâm olduklarını özellikle belirtir. Mütevelli Beydak Çelebi de toplantıya katılır.

Gümüş hokkadaki macun

Nevruz âdeti gereğince macun istendiğinde ev sahibi, elinde çok iyisi bulunduğunu söyleyerek gümüş bir hokka getirir. Meclistekiler macundan tatmaya başlar. Tadı ve kokusu kuvvetli olan bazı kimseler olağan dışı acılığı fark edip ağızlarındakini mendile silerek çıkarır; tehlikenin farkına varmayanlarsa bunu macunun özelliği sanıp yemeyi sürdürür.

Kaynağın aktardığı zehir rivayeti

Atâyî'nin kaydettiği rivayete göre hokkadaki macun aslında ev sahibini öldürmek maksadıyla zehirlenmiştir. Kaynak bunu ev sahibinin kızı hakkında son derece ağır ve tarafgir bir dille anlatır. Bu suçlama bağımsız bir adlî kayıtla doğrulanmadığından burada tarihî hüküm şeklinde değil, metnin taşıdığı rivayet olarak gösterilmektedir. Rivayetin merkezindeki ironi, başka biri için hazırlandığı söylenen zehrin kaderin sevkiyle toplantıdaki diğer kişilere ulaşmasıdır.

Kurtulanlar ve Yusuf Çelebi'nin ölümü

Acılığı erkenden fark edip macunu çıkaranlar ağız ve dillerindeki şişmeyle kurtulur. Beydak Çelebi ile ev sahibi süratle kusmalarına rağmen uzun süre yatağa düşer, daha sonra iyileşir. Yusuf Çelebi ise zehrin tesirinden kurtulamaz. Böylece Nevruz için kurulan eğlence ve sohbet meclisi matemle sona erer. Kaynak olayın 970 yılının sonlarında, 1563'te meydana geldiğini ve Yusuf Çelebi'nin kırk yedi yaşında öldüğünü bildirir.

Bu kayıt, Nev‘îzâde'nin biyografi içinde naklettiği ve Ma‘tûh Çelebi'ye dayandırdığı bir ölüm rivayetidir. Toplantının katılımcıları ve anlatının safhaları korunmuş; zehirleme isnadı doğrulanmış bir mahkeme vakası gibi sunulmamıştır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakâ’ik.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

AİLE BAĞIFenârîzâde Abdülbâkī ÇelebiYusuf Çelebi, Fenârîzâde Abdülbâkī Çelebi'nin küçük kardeşidir.