HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Ailesi ve İstanbul’a gelişi
1262/1846’da doğdu. Seyyid Süleyman’ın oğlu, Seyyid Abdülkādir-i Belhî’nin kardeşidir. On altı yaşında İstanbul’a geldi. İlk tahsilini ve tasavvuf terbiyesini babasından aldı.
Dil, şiir ve hat
Arapça, Farsça, Türkçe ve Çağataycaya vâkıftı; son üç dilde şiir söyledi. Klasik şairlerin gazellerine nazire ve tahmisler yazdı; Hâfız Dîvânı’nı tahmis edecek ölçüde Fars şiiriyle meşgul oldu. Ta‘lik hattındaki kudreti sebebiyle kendi devrinde İmâd-ı Sânî’ye benzetildi.
Hafızası ve sohbetleri
Vassâf, bir gece süren şiir sohbetinde hangi tanınmış şairden gazel açılsa onu kendine mahsus bir edayla tamamladığını yazar. Kasımpaşa’daki Hüsâmeddin-i Uşşâkī Âsitânesi’nde yapılan başka bir sohbetin sabaha kadar sürdüğünü ve Burhâneddin Efendi’nin şiir hafızasının meclistekileri hayran bıraktığını aktarır.
Geçim sıkıntısı
Aziz devrinden beri aldığı maaşın kesilmesi, kalabalık ailesiyle birlikte ağır bir geçim sıkıntısına düşmesine yol açtı. Bostancı, Yakacık, Kurbağalıdere ve Mü’minderesi çevresinde farklı köşklerde ikamet etti. Kaynak bu dönemi, ilim ve sanat sahibi bir kişinin himayesiz kalışına dair canlı bir çağdaş tanıklık olarak anlatır.
Yâ Rab dilimi hubb-i sivâdan dûr et
Dâmânımı çirkâb-ı hevâdan dûr etA‘zâ-yı vücûdumu hatâdan dûr et
Üryân tenimi sevb-i riyâdan dûr et
Tarih sınırı
Eldeki Sefîne kaydı Burhâneddin Efendi hayattayken yazılmıştır; bu yüzden dosyada kesin bir vefat yılı gösterilmemiştir. Kaynakta geçen 1262 tarihi doğum yılıdır.