HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Agra ve Yesevî irşad çevresi
Hindistan'ın başşehri Agra'da yetişti. Atâyî onu, Hacı Bektaş hizmetinde yetiştiği belirtilen Şeyh Rıza'nın halifelerinden ve Ahmed Yesevî yolunda terbiye görmüş bir sûfî olarak tanıtır.
Hümâyun Şah'ın veziri
Babür hükümdarı Hümâyun Şah'ın vezirliğini yaptı. Âdil Han'ın Hindistan'a hâkim olması üzerine Hümâyun ile birlikte Safevî hükümdarı Şah Tahmasb'a sığındı.
İran'dan Osmanlı ülkesine
Kaynağa göre Şah Tahmasb onun Sünnî kimliğinden şüphelenip öldürülmesini düşündüğünde kaçtı ve Osmanlı ülkesine geçti. Bu anlatı Atâyî'nin açık mezhebî ve siyasî diliyle aktarılır; modern editoryal söylemde hakaret sıfatları tekrarlanmaz.
Kanûnî'nin himayesi
Kanûnî Sultan Süleyman onu huzuruna kabul ederek günlük yüz yirmi akçe tahsis etti. Dört yıl İstanbul'da kaldıktan sonra uygun bir iklim arayışıyla Osmanlı coğrafyasını dolaştı.
Lipova yılları
Temeşvar eyaletindeki Lipova'nın suyunu ve havasını beğenerek padişah izniyle buraya yerleşti. Ardından kendisine yirmi bin akçelik zeamet verildi. İlim ve ibadetle meşgulken 974/1566-67'de vefat etti.
Çok katmanlı kimliği
Şerif Muhammed'in dosyası şeyhlik, ilim, devlet görevi, göç ve himaye ilişkilerini aynı biyografide taşır. Vezirliği onu Osmanlı devlet adamı yapmadığı gibi, Hacı Bektaş adı üzerinden doğrudan Bektaşiyye kurumuna bağlamak da anakronik olur.