HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hasan Sezâî'nin terbiyesi
Hasan Sezâî-i Gülşenî'nin irşadında yetişti. Vassâf, onun halifeliği hakkındaki tereddüdünü Sezâî'nin mektuplarını görerek giderdiğini söyler. Bu mektuplarda “Peyk Derviş Ahmed”in bir müddet halvete girdiği, seyrüsülûk hâllerini müşâhede ettiği, sikke">sikke giydirilerek vazifesine gönderildiği ve edeple hizmet ettiği belirtilir.
“Peyk Derviş Ahmed tarafımıza arzu edip geldi. Halvete koydum. Cidd ü sa‘y üzeredir… Bir muhlis oğlandır.”
Silivrikapı zâviyesi
İstanbul'da Silivrikapı içinde bir zâviye kurdu ve buraya defnedildi. Zâviye daha sonra Kādirî tekkesine dönüştü; meşihatına Şeyh Gālib Efendi tayin edildi. Bu sonraki kurumsal değişim Peyk Dede'nin Gülşenî aidiyetini değiştirmez.
Eseri ve halifeleri
Etvâr-ı Seb‘a adlı bir eseri vardır. Oğlu Şeyh Mustafa Efendi ile Süleymaniye vâizi Âşık İsmâil Efendi iki halifesi olarak kaydedilir. Kaynağın sonunda verilen 1197/1783 tarihi vefat yılı kabul edilmiştir.
Hasan Sezâî'nin mektuplarındaki izi
Peyk Ahmed Remzî hakkında Sefîne'nin verdiği bilgi, menâkıb rivayetlerinden değil doğrudan Hasan Sezâî'nin mektuplarından gelir. Hüseyin Vassâf, Gülşenî hulefâsından Şehrî Efendi'nin kendisine Hz. Pîr'in damadına yazdığı mektubu gösterdiğini ve Peyk Dede'ye dair fıkrayı burada bulduğunu anlatır.
Mektupta şu satırlar geçer: “Peyk Dervîş Ahmed gelip birkaç zaman sizin hücrede halvet edip … sikkeleyip ol tarafa gönderdik. İnşâallah, encâmı da hayr olur.” Mektûbât-ı Sezâî'de ayrıca “Peyk Dervîş Ahmed tarafımıza arzu edip geldi” kaydı bulunur. Bu iki satır, hem intisabının kendi isteğiyle olduğunu hem de sülûkünü şeyhinin nezâretinde tamamladığını gösterir.
Silivrikapı'daki zâviye
Sefîne'ye göre Peyk Ahmed Remzî, İstanbul'da Silivrikapı dâhilinde bir zâviye tesis etmiştir. Kaynak, bu zâviyenin sonraki dönemde Kādirî tekkesine dönüştüğünü ve meşîhatine Şeyh Gālib Efendi'nin tayin edildiğini de kaydeder.
Metinde zâviyenin kuruluş tarihi, vakfiyesi veya tam yeri hakkında başka bir bilgi bulunmamaktadır.