HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Hayatı ve irşad çevresi
Şeyh Hüseyin Dede Efendi
Konya aşcıbaşısı idi. 1192/(1778)’de irtihâl eden Şeyh Abdülkâdir Dede’nin
yerine post-nişîn oldu. Dört sene meşîhati vardır. Türbede medfûndur. 1196/(1782)
târîh-i irthâlidir.
Şeyh Ali Dede Efendi
Bakkâl-zâde’dir. 1197/(1783)’de şeyh oldu. 11 Safer 1201/(2 Aralık 1786)’de
meşîhati ref’ edildi.
Bu ibârenin hesaplanmasından verilen târih çıkmamaktadır. (H)
Şeyh Nu’mân Bey
Üsküdar Mevlevîhânesi şeyhi idi. Ali Dede’nin yerine şeyh oldu. Bir müddet
sonra terk-i meşîhat eyledi. (Yerine) Abdullâh Dede nâmında bir zât şeyh oldu. Fakat
henüz seccâde-i meşîhate oturmadan terk-i fenâ eyledi ki, 1205/(1790-91) târîhine
müsâdifdir. 224. sahîfede tafsîlât vardır). Bundan sonra Hz. Şeyh Gâlib Dede zînet-
efzâ-yı meşîhat oldular ki, terceme-i hâli tafsîlen bâlâda yazıldı.
Şeyh Rûhî Dede Efendi
Şeyh Gâlib’den sonra şeyh oldu.
Şeyh Muhammed Dede Efendi
Beşiktaş Mevlevîhânesi şeyhi Yûsuf Efendi’nin dâmâdı idi. Yûsuf Efendi
irtihâl edince oraya nakl-i meşîhat ettiğinden 16 Şevvâl 1234/(8 Ağustos 1819)
târîhine kadar icrâ-yı meşîhatle irtihâl-i dâr-ı bakâ eyledi.
Şeyh Kudretullâh Dede Efendi
Terceme-i hâliyle tezyîn-i sahîfe eylediğim Seyyid Atâullâh Efendi merhûmun
pederidir. Ulemâ vü urefâ-yı sûfiyyeden ve hukemâ-yı İslâmiyye’den bir zât-ı âlî-kadr
idi. Galata Mevlevîhânesi’nde ellialtı sene seccâde-pîrâ-yı meşîhat oldular.
1288/(1871) senesinde irtihâl-i dâr-ı naîm eylediler. Kapının yanındaki müstakil
türbede medfûndur. Burada, terceme-i hâli Nakşıbendiler faslında yazılan Şeyh Âgâh
Ağa hazretleri de medfûndur. Atâullâh Efendi’yi bi’l-âhare pederinin kabrinde vedîa-i
hâk-i mağfiret eylediler. (Kaddesa'llâhu esrârahum)
- - -
Müşârünileyh Kudretullâh Efendi’den sonra mahdûm-ı mükerremleri Seyyid
Atâullâh Efendi seccâde-i reşâdete câlis olmuşlardır ki, bahsi tafsîlen geçti. Ondan
sonra Üsküdar Mevlevîhânesi şeyhi Huccetullâh Muhammed Bahâeddîn Veled Çelebi
Efendi buranın meşîhatine ta’yîn olunup, Konya’da Âsitâne-i Mevlânâ’da Çelebilik
makâm-ı bülendine terfî’ edilince, yerine Üsküdar Mevlevîhânesi şeyhi, urefâ vü
hukemâ-yı İslâmiyye’den Ahmed Dede Efendi hazretleri ta’yîn edilmiştir,
1343/(1824-25) senesinde. El’ân icrâ-yı meşîhat buyuruyorlar ki, onbeş seneyi
tecâvüz eylemiştir. Her ikisinin terceme-i hâlinden âtîde bahs olunacaktır.
Bu mevlevîhâne hâl-i hâzırda pek harâbdır. Sultân Abdülmecîd Hân
merhûmun zamânında güzelce ta’mîr olunmuş ve semâ’-hânesi gâyet zarîf bir tarzda
ihyâ edilmiş ise de, mürûr-ı zamân ile hâl-i harâbîye yüz tutmuştur. Civârı gâyet
kıymet-dâr olmak hasebiyle dergâhın vâsi’ arâzisinden bir kısmının fürûhtuyla esmân-
ı hâsıladan, buranın ez-ser-i nev ihyâsı mümkinâttan iken, Ahmed Efendi’nin bu
cihete meyli olmaması, Evkâf İdâresi’nin ise i’mâr-ı tekâyâya ve ihyâ-yı cevâmia hâl-
i hâzırda lâ-kaydî bir hâl-i esef-i iştimâl içinde bulunması hasebiyle yıkılmağa
mahkûmdur.
Ecânib dâimâ âyîn günleri ekseriyyetle gelirler. Müsteşrikler şeyh efendi ile
mülâkâta hâhiş-ker olurlar. Fakat bir harâbe-zâr içinde kalırlar. Ne mefrûşâtı kalmış,
ne de soğuktan tahaffuz edecek şeklini muhâfaza etmiştir. Binânın her tarafı ağlayor.
Bir Amerikalı burasını şekl-i hâzırıyla ihyâ teklîfinde bulunmuş, ancak gelecek
huzzârdan duhûliyye almak sûretiyle karşılık te’mînine rağbet-kâr olmuş ise de, buna
da muvâfakat edilmemiştir. An-karîb ma’mûr olmasını temennî ederim.
BEŞİKTAŞ MEVLEVÎHÂNESİ
Bânîsi Ohrili Hüseyin Paşa’dır. Bostancıbaşılıktan vezîr olmuştur.
1029/(1620)’da sadr-ı a’zam, 1030/(1621)’da azl; def’a-i sâniyede sadr-ı a’zam olup,
1131/(1718)’de97 i’dâm olunmuştur. Yahyâ Efendi Dergâhı’nda medfûndur.
Mevlevîhâne’nin binâsı 1031/(1622) târîhine müsâdifdir.
Ağa-zâde Muhammed Hakîkî Dede Efendi
İlk şeyh olan bu zât-ı şerîfdir. Hilâfeti Bostân Çelebi zamânındadır. Gelibolu
Mevlevî şeyhi idi. Paşa burasını ihyâ edince müşârünileyhi ricâ ile meşîhate getirmiş
idi. Paşanın katlinden müteessir olup, tekrâr Gelibolu’ya giderek kendi binâsı olan
mevlevîhânede tekmîl-i enfâs-ı ma’dûde-i hayât eylemiştir. "Sâatü'l-karâr" ()ساعة القرار
târîhidir (1063/1653).
Eş’ârı vardır:
A gönül neylersin bu fânî cihânı*
Kalur sanma sana bu mülk-i fânî
Hakîkî gâfil olma kim hazer kıl
Ecel bir gün gelir virmez amânı
Şeyh Hasan Dede Efendi
Hasan Dede ikinci şeyhdir. Sekiz sene meşîhati vardır. 1071/(1660-61)’de
irtihâl-i dâr-ı naîm eyledi.
Nâcî Ahmed Dede üçüncü şeyhdir. Üç sene meşîhati vardır. 172. sahîfede
terceme-i hâli yazıldı. Hz. Mevlânâ’nın
هر بنده كه آزاد شود شاد شود
من شاد از آنم كه ترا بنده شدم
beytini tercemeten söylediği şu rubâî hoştur:
Bir bende ki âzâd ola elbette olur şâd
Ammâ ki senin benden olan bende olur şâd
Lutf eyle eyâ pâdişeh-i mülk-i şefâat
Nâcî kulunu eyle şefâat ki ola şâd
Bu târihde yanlışlık olmalıdır. 1031 olması gerekir. (H)
"Her köle hürriyetine kavuşunce sevinir, ben ise sana köle olduğum için sevinirim." (H)
Konyalı Yûsuf Dede Efendi
Konya’dan gelip burada şeyh olmuştur. 1014/(1605-06)’te dünyâya gelmiş,
1080/(1699-70)’de vefât eylemiştir. 66 sene muammer oldular.
Konya’dan İstanbul’a vusûlünde Galata Mevlevîhânesi’ne ney-zenbaşı
oldular. Sultân Murâd-ı râbi’ Enderûn’a aldı. Sultân İbrâhîm’in cülûsunda Enderûn’u
terk etti. Beşiktaş Mevlevîhânesi’nde uzlet ettiler, sonra şeyh oldular. İrtihâllerine
kadar burada kaldılar. Mu’cizât-ı nebeviyyeye dâir onbin beyitli Ravzatü’n-Nûr’u ve
bir Dîvân’ı vardır. Urefâ-yı Mevleviyye’den, âşık-ı sâdık-ı nebevî idi. (Kaddesa'llâhu
sırrahû)
Târîhler:
Azîz-i tekye-i mısr-ı hüdâ ola Dede Yûsuf
( = )عزيز تكيهّ مصر هدا اوله دده يوسف1081/(1670-71)
Gitdi Yûsuf Dede’miz çâh-ı fenâya dönerek
( = )كتدى يوسف دده مز جاه فنايه دونه رك1090/(1679)
Mevlevî Yûsuf Dede rûhiçün el-Fâtiha
( = )مولوى يوسف دده روحيجون الفاتحه1049/(1639)
Didiler hep rahmetu'llâhi aleyh
( = )ديديلر هب رحمة ﷲ عليه1094/(1683)
Oldu Yûsuf Dede’miz mısr-ı naîm içre azîz
( = )اولدى يوسف دده مز مصر نعيم ايجره عزيز1080/(1669-70)99
Şeyh Muhammed Memiş Dede Efendi
Eyüplüdür. Ellialtı sene meşîhati ardır. 1136/(Haziran 1724)’da irtihâl eyledi.
Sene-i mezkûre selh-ı Şevvâlinde irthâl eylemesi hasebiyle, "Şehr-i Şevvâli'l-
mübârek" ( )شهر شوال المباركtârîhi hüsn-i tesâdüf eseridir. Orada medfûndur.
Şi’rinden:
Yazarın yukarıda verdiği bilgiye göre, Yûsuf Dede’nin vefat târihi 1080’dir. Ancak yukarıdaki diğer
tarih ibârelerinin hesaplanmasından bu rakam çıkmamaktadır. (H)
İdermiş bahs-i hoş-bû-yı hatınla Sünbülî Gülşen
Ana var ise bu ol müşkîn-i târdan kaldı*
Şeyh Ahmed Dede Efendi
Müşârünileyhin mahdûmudur. Pederinin yerine geçmiştir. Kırkbir sene
meşîhatten sonra 1177/(1763-64)’de irtihâl-i dâr-ı cinân eyledi.
Târîhi:
Döndü Ahmed Dede lâhûta bu mihnet-gededen
()دوندى احمد دده ﻻهوته بو مهنتكده دن100
Şeyh Seyyid Muhammed Sâdık Dede Efendi
Ahmed Dede’nin kerîme-zâdesidir. Onbeş ay meşîhati vardır. Konya’da şeyh
oldu. Yirmi yaşında iken irtihâl eyledi. Konya’da medfûndur. 1178/(1764-64) târîh-i
irhâlidir.
Şeyh Abdülehad Dede Efendi
“Tokat Şeyhi” derler. Onüç ay meşîhatten sonra irtihâl eyledi.
Tekmîl kıldı devrin Abdülehad Efendi
( = )تكميل قيلدى دورين عبد اﻻحد افندى1180/(1766-67)101
