Ara
Menü

Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi

Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi (d. 1832), Feyzullah Efendi, Mâlik Muhammed Nûrî ve Hasan Visâlî’den aldığı Hâlidî terbiyeyi Kocamustafapaşa’daki Nuh Efendi Medresesi’nde sürdüren İstanbul şeyhidir.

Doğum
1832
Unvan
Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, Nuh Efendi Medresesi irşad halkasının mürşidi

Ankara’dan İstanbul’a

“Küçük Hüseyin Efendi” adıyla tanındı. 1248 Muharreminde/Haziran 1832’de Ankara’nın Arslanbey mahallesinde, Gökmenoğulları ailesinden Katırcı Ali Abdullah Efendi’nin oğlu olarak doğdu. Çocukken ailesiyle Mihalıç’a göç etti; 1263/1847’de İstanbul’a gelerek saraç çıraklığı yaptı ve Murad Molla Dergâhı’nda hizmet etti.

Feyzullah Efendi’ye intisabı

Karın bölgesindeki bir rahatsızlık sebebiyle mânevî tedavi ararken Feyzullah Efendi’ye götürüldü. Şeyh iki ilk müracaatını kabul etmedi; üçüncü gelişinde “Biz üfürükçü değiliz; intisap etmelisiniz” diyerek onu tarikata aldı. Hüseyin Efendi bu intisabın 1275/1859’da gerçekleştiğini bizzat anlatmıştır.

Midilli ve ilim tahsili

Feyzullah Efendi Midilli’ye sürülünce İstanbul’da Dağıstanlı Hacı Mûsâ ve mühtedi Cevdet Efendi’den Arapça ve klasik metinler okudu; ardından şeyhinin ayrılığına dayanamayarak Midilli’ye gitti. Feyzullah Efendi İstanbul’a dönünce ailesinin hizmetinde yaklaşık on beş yıl bulundu.

Üç mürşid halkası

Feyzullah Efendi’nin 1293/1876’daki vefatından sonra Bâbıâli yakınındaki Beşir Ağa Dergâhı şeyhi Mâlik lakaplı Muhammed Nûrî Efendi’ye bağlandı. Sekiz yıl hizmet edip üç erbaîn çıkardı. Nûrî Efendi’nin 1302/1885’te vefatı üzerine Hasan Visâlî Efendi’ye intisap etti; on sekiz yıl sonra ondan hilâfet aldı ve irşad makamına geçti.

Nuh Efendi Medresesi

1885’ten itibaren Kocamustafapaşa’daki Nuh Efendi Medresesi’nin bevvablık hizmetini ücret almadan yürüttü. 1325/1907’de diğer işlerini bırakarak doğrudan irşada yöneldi. Cuma ikindilerinde medresenin büyük sofasında herkese açık hatm-i hâcegân, Kur’an tilâveti ve na‘t meclisleri düzenledi.

Meslekleri ve gündelik hayatı

Bâlâ Mektebi ve Kocamustafapaşa Mahalle Mektebi’nde kalfalık, reji idaresinde görev ve Gülhane Askerî Ambarı’nda elbise eminliği yaptı. Üç evlilik geçirdiği, çocuğunun olmadığı ve Sancaktar Hayreddin mahallesindeki evinde ziyaretçileri kabul ettiği kaydedilir.

Halifeleri

1 Şâban 1342/8 Mart 1924’e kadar yirmi üç halife yetiştirdiği belirtilir. Ömer Lutfî, Necib, Ahmed Tevfik, Hâfız Sa‘deddin, Hâfız Mahmud, Hâfız Nâsûhî, Hâfız Kudsî, Hoca Mesud, İbrâhim Şâban, Ahmed Yafalı, Muhammed Rıdvan, Emin Edhem, Debbağ Ahmed, Hüseyin, Muhammed Fâik, Uşşâkî Osman, Salih Fevzi ve Kadırgalı Osman kaynakta anılan isimlerdendir.

Kaynak sınırı

Hüseyin Vassâf kendisiyle 19 Ocak 1923’te görüştüğünü ve doksan beş yaşında dinç bulduğunu yazar. Vefat tarihi kullanılan metinde verilmez. Eski dosyanın devamında başlayan Terzi Baba biyografisi Hüseyin Hüsnü Efendi’ye ait değildir.

COĞRAFÎ HAFIZA2 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi2 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

“Biz üfürükçü takımından değiliz”

Karnındaki şiş için gönderildiği Feyzullah Efendi iki kere geri çevirmiş, üçüncüde intisap şartıyla kabul etmiştir.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Karnında bir şiş çıkınca, maddî tedavilerin yanında mânevî tedavi de tavsiye eden birinin delâletiyle Feyzullah Efendi’ye gönderilmiştir. Vassâf’a bizzat anlattığına göre şeyh onu iki defa kabul etmemiş; üçüncü müracaat ve ısrar üzerine şöyle demiştir: “Oğlum bu karnınızdaki şiş geçer, ancak bize intisâb etmelisiniz. Yoksa biz üfürükçü takımından değiliz.”

Bunun üzerine Hüseyin Efendi intisap etmiş, karnındaki şiş de geçmiştir. Bu intisap 1275/(1859) senesinde, yani yirmi yedi yaşındayken vaki olmuştur.

Çerçeve. Anlatının çekirdeğinde şifa değil, şifa beklentisinin reddi vardır: şeyh kendisini hastalık okuyucusundan ayırır ve şartı intisap olarak koyar. İyileşme geleneğin diliyle nakledilir; buna karşılık intisap yılı ve yaşı Vassâf’ın doğrudan kendisinden aldığı bilgidir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.

Eserleri ve metinleri

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Şeyh, tarih-i veladetlerine nazaran 1 Cemaziye'l-evvel 134 1/( 19 Ocak 1 923) tarihinde doksanbeş yaşında idi. Önümüzde­ ki Muharremin hululünde doksanaltı yaşına kadem-nihade olacaklarını ve lehü'l­ hamd vücudca zinde bulunduklarını, lisan-ı şükran ile beyan buyurmuşlardır. Şu hal­ de tarih-i veladetin ona göre hesabı zaruret hükmündedir.

Metni gösterMetni daralt

Şeyh, tarih-i veladetlerine nazaran 1 Cemaziye'l-evvel 134 1/( 19 Ocak 1 923) tarihinde doksanbeş yaşında idi. Önümüzde­ ki Muharremin hululünde doksanaltı yaşına kadem-nihade olacaklarını ve lehü'l­ hamd vücudca zinde bulunduklarını, lisan-ı şükran ile beyan buyurmuşlardır. Şu hal­ de tarih-i veladetin ona göre hesabı zaruret hükmündedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 1

Bu intisab, 1 275 sene-i hicriyyesinde ( 1 859) vaki' olduğuna göre, yirmiyedi yaşında bulunuyorlardı. Azizi Midilli'ye menfiyyen i'zam olununca, Hüseyin Efendi vaktini boş geçirme­ yip, Dağıstanlı Hacı Musa ve mühtedi Cevdet Efendilerden Molla Cami'ye kadar okumuşlar ve azizinin iftirakına tahammül edemeyip, Midilli'ye giderek bir müddet sonra Hz. Feyzullah, İstanbul'a avdet edince, maiyyet-i aliyyelerinde bulunarak, emir­ leri üzerine azizinin büyük harem-i muhteremleri hanım efendinin hizmetine me'mur edilip, onbeş sene sadıkane arz-ı hıdmet etmiş.

Metni gösterMetni daralt

Bu intisab, 1 275 sene-i hicriyyesinde ( 1 859) vaki' olduğuna göre, yirmiyedi yaşında bulunuyorlardı. Azizi Midilli'ye menfiyyen i'zam olununca, Hüseyin Efendi vaktini boş geçirme­ yip, Dağıstanlı Hacı Musa ve mühtedi Cevdet Efendilerden Molla Cami'ye kadar okumuşlar ve azizinin iftirakına tahammül edemeyip, Midilli'ye giderek bir müddet sonra Hz. Feyzullah, İstanbul'a avdet edince, maiyyet-i aliyyelerinde bulunarak, emir­ leri üzerine azizinin büyük harem-i muhteremleri hanım efendinin hizmetine me'mur edilip, onbeş sene sadıkane arz-ı hıdmet etmiş.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.
TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri 2

Şeyh, tarih-i veladetlerine nazaran 1 Cemaziye'l-evvel 134 1/( 19 Ocak 1 923) tarihinde doksanbeş yaşında idi. Önümüzde­ ki Muharremin hululünde doksanaltı yaşına kadem-nihade olacaklarını ve lehü'l­ hamd vücudca zinde bulunduklarını, lisan-ı şükran ile beyan buyurmuşlardır. Şu hal­ de tarih-i veladetin ona göre hesabı zaruret hükmündedir.

Metni gösterMetni daralt

Şeyh, tarih-i veladetlerine nazaran 1 Cemaziye'l-evvel 134 1/( 19 Ocak 1 923) tarihinde doksanbeş yaşında idi. Önümüzde­ ki Muharremin hululünde doksanaltı yaşına kadem-nihade olacaklarını ve lehü'l­ hamd vücudca zinde bulunduklarını, lisan-ı şükran ile beyan buyurmuşlardır. Şu hal­ de tarih-i veladetin ona göre hesabı zaruret hükmündedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Öğütleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Kıtmîr misali bağlılık

Feyzullah Efendi, kendisini bırakmayanların Ashâb-ı Kehf’in köpeği gibi beraber götürüleceğini söylemiştir.

Metni gösterMetni daralt

Feyzullah Efendi bir zaman, üzengisinde yürüyen Hüseyin Efendi’ye hitaben şöyle demiştir: “Ashâb-ı Kehf nasıl ki Kıtmîr’i terk etmediler, beraberinde götürdüler ise, siz de bizi terk etmezseniz, bizimle gelirsiniz.”

Sefîne, bu esas düşüncenin Hüseyin Efendi’nin zihninde yer ettiğini söyler; nitekim şeyhlerinin biri vefat ettikçe aynı hazineden nasip almak sevdasıyla halifelerine başvurup bey‘atini yenilemesinin sebebi budur.

Çerçeve. Söz, mürid-şeyh bağını sadakatin en aşağı görünen misaliyle anlatır: kurtuluş, makamla değil bırakmamakla gelir. Kaydın değeri, bu cümlenin bir müridin sonraki elli yıllık davranışını açıklayan ilke hâline gelmiş olmasındadır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
TARİHÎ KAYIT

Söz ve öğüt

Biçare sey­ yah, Terzi Baba'yı bulur, maksadını anlatır. Terzi Baba'dan red yerine hüsn-i kabul görür ve "Abayı bırak, yarın gel, hazır bulursun." buyurarak abayı alır, güzelce yıkar, ku­ rutur, diker, hazırlar. Ertesi günü seyyah gelir, abasını teslim eder.

Metni gösterMetni daralt

Biçare sey­ yah, Terzi Baba'yı bulur, maksadını anlatır. Terzi Baba'dan red yerine hüsn-i kabul görür ve "Abayı bırak, yarın gel, hazır bulursun." buyurarak abayı alır, güzelce yıkar, ku­ rutur, diker, hazırlar. Ertesi günü seyyah gelir, abasını teslim eder.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 1

Sonraları karnında bir şiş zuhura gelip, maddi olan tedavi­ lerden başka ma'nevi tedavi dahi tavsiye eden bir zatın delaletiyle, Feyzullah Efendi hazretlerine sevk olunmuştur. Muharrir-i fakire bi'z-zat nakl buyurduklarına göre, Hz. Şeyh iki defa kabuldan istinkaf eylemişler; fakat, üçüncü müracaat ve istirham üzerine, "Oğlum bu karnınız, daki şiş geçer, ancak, bize intisab etmelisiniz.

Metni gösterMetni daralt

Sonraları karnında bir şiş zuhura gelip, maddi olan tedavi­ lerden başka ma'nevi tedavi dahi tavsiye eden bir zatın delaletiyle, Feyzullah Efendi hazretlerine sevk olunmuştur. Muharrir-i fakire bi'z-zat nakl buyurduklarına göre, Hz. Şeyh iki defa kabuldan istinkaf eylemişler; fakat, üçüncü müracaat ve istirham üzerine, "Oğlum bu karnınız, daki şiş geçer, ancak, bize intisab etmelisiniz.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 2

Bu hücrede, riyiizet-i şiikkayı ihtiyar ile, şiihid-i emele /1 79/ vu­ sul hasıl olup, hattii Ceniib-ı Hızır (aleyhi'sel.am) ile mülakatları müteviitirdir. Feyzullah, bir zaman rikabında gelen Hüseyin Efendi'ye hitaben, "Ashiib-ı Kehf nasıl ki Kır:mlr'i terk etmediler, beraberinde götürdüler ise, siz de bizi terk etmezseniz, bizimle ge­ lirsiniz." buyurmuşlardı. Bu nazariyye-i esiisiyye, Hüseyin Efendi'nin zihninde ciiy-gir olduğundan, 1 302 sene-i hicriyyesinde ( 1 885 ), müşarünileyh Nuri Efendi'nin dar-ı cemil.le intikaline mebni, yine hazine-i irfan olan azizden hisse-mend olmak sevdasıyla, hulefii- yı kira­ mından Hasan Visali Efendi'ye müriicaa ve tecdid-i bey'at ile, tam onsekiz sene hıd­ met-i aliyyelerinde bulunmuşlar ve niiil-i hilafet olmuşlardır.

Metni gösterMetni daralt

Bu hücrede, riyiizet-i şiikkayı ihtiyar ile, şiihid-i emele /1 79/ vu­ sul hasıl olup, hattii Ceniib-ı Hızır (aleyhi'sel.am) ile mülakatları müteviitirdir. Feyzullah, bir zaman rikabında gelen Hüseyin Efendi'ye hitaben, "Ashiib-ı Kehf nasıl ki Kır:mlr'i terk etmediler, beraberinde götürdüler ise, siz de bizi terk etmezseniz, bizimle ge­ lirsiniz." buyurmuşlardı. Bu nazariyye-i esiisiyye, Hüseyin Efendi'nin zihninde ciiy-gir olduğundan, 1 302 sene-i hicriyyesinde ( 1 885 ), müşarünileyh Nuri Efendi'nin dar-ı cemil.le intikaline mebni, yine hazine-i irfan olan azizden hisse-mend olmak sevdasıyla, hulefii- yı kira­ mından Hasan Visali Efendi'ye müriicaa ve tecdid-i bey'at ile, tam onsekiz sene hıd­ met-i aliyyelerinde bulunmuşlar ve niiil-i hilafet olmuşlardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 3

El'iin lstanbul'da neşr-i feyz etmekte ve çeşme-i zülal-i irfanlarından er­ bab-ı aşk u muhabbeti sir-iib eylemektedir. Bala Mektebi ve Kocamustafapaşa Mahalle Mektebi kalfalığında bulundukları gibi, vaktiyle bir aralık rej i hizmetinde ve Gülhiine Askeri Anhan Esvab Eminli­ ği'nde bulunduklarını bi'z-zat hikaye buyurmuşlardır. Şimdiki haremleri üçüncü zevceleri olduğunu ve daha evvelkile­ rin irtihal eylediğini söylediler.

Metni gösterMetni daralt

El'iin lstanbul'da neşr-i feyz etmekte ve çeşme-i zülal-i irfanlarından er­ bab-ı aşk u muhabbeti sir-iib eylemektedir. Bala Mektebi ve Kocamustafapaşa Mahalle Mektebi kalfalığında bulundukları gibi, vaktiyle bir aralık rej i hizmetinde ve Gülhiine Askeri Anhan Esvab Eminli­ ği'nde bulunduklarını bi'z-zat hikaye buyurmuşlardır. Şimdiki haremleri üçüncü zevceleri olduğunu ve daha evvelkile­ rin irtihal eylediğini söylediler.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.
TARİHÎ KAYIT

Söz, öğüt ve irşad kaydı 4

Bu hizmet ise Şeyh Nfiri Efendi merhUmun zamanında 1 302/( 1 885 ) senesinde kendilerine tevcih olunmuş idi. Şeyh, ücret almamak şartıyla bu hizmeti kabul buyurmuşlardı. Hanesi bu civarda olup, medreseyi 1 200/( 1 786) tarihinden mu­ kaddem inşa eylemiştir.

Metni gösterMetni daralt

Bu hizmet ise Şeyh Nfiri Efendi merhUmun zamanında 1 302/( 1 885 ) senesinde kendilerine tevcih olunmuş idi. Şeyh, ücret almamak şartıyla bu hizmeti kabul buyurmuşlardı. Hanesi bu civarda olup, medreseyi 1 200/( 1 786) tarihinden mu­ kaddem inşa eylemiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2.

Kavram dünyası

İlk 6 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Sürgün yıllarında tahsil ve on beş yıllık hizmet

Şeyhi Midilli’ye sürülünce hem ders okumuş hem ayrılığa dayanamayıp arkasından gitmiş, dönüşte on beş yıl hane hizmetinde bulunmuştur.

Metni gösterMetni daralt

Azîzi Feyzullah Efendi sürgün olarak Midilli’ye gönderilince Hüseyin Efendi vaktini boş geçirmemiş, Dağıstanlı Hacı Musa ve mühtedi Cevdet Efendilerden Molla Câmî’ye kadar okumuştur. Ayrılığa dayanamayarak Midilli’ye gitmiştir.

Feyzullah Efendi İstanbul’a döndüğünde maiyetinde bulunmuş; emirleri üzerine şeyhinin büyük hanımefendisinin hizmetine memur edilerek on beş yıl sadakatle hizmet etmiştir. Kendi beyanına göre daha sonra kahve nakîbi olmuştur.

Çerçeve. Kayıt, tekke terbiyesinin ders ve hizmetin iç içe geçtiği bir düzen olduğunu gösterir: aynı yıllarda hem sarf-nahiv okunur hem hane hizmeti görülür. Sürgün ise bu terbiyeyi kesintiye uğratmak yerine, müridi şeyhinin ardından yola düşüren bir imtihana çevirmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Üç mürşid, tek yol

Feyzullah Efendi’nin vefatından sonra Mâlik Muhammed Nûrî’ye, onun vefatından sonra Hasan Visâlî Efendi’ye bey‘atini yenilemiş ve hilâfeti sonuncusundan almıştır.

Metni gösterMetni daralt

Mürşidi Feyzullah Efendi’nin 1293/(1876) senesinde vefatı üzerine, mânevî bir işaretle halifelerinden Şeyh Muhammed Nûrî Efendi’ye müracaat ederek bey‘atini yenilemiştir. “Mâlik Efendi” lakabıyla anılan bu zât, Bâbıâli civarındaki Beşir Ağa Dergâhı’nda feyz neşretmekteydi.

1302/(1885) senesinde Nûrî Efendi de vefat edince, yine aynı irfan hazinesinden nasip almak için halifelerden Hasan Visâlî Efendi’ye başvurup bey‘atini tazelemiş; tam on sekiz yıl hizmetinde bulunarak hilâfete nail olmuştur. Sefîne’nin yazıldığı sırada İstanbul’da feyz neşretmeye devam ediyordu.

Çerçeve. Üç ayrı şeyhe bey‘at, yol değiştirmek değil aynı halkanın içinde kalmaktır: her defasında bir öncekinin halifesine gidilmiştir. Hâlidî çevrede sıkça görülen bu “tecdîd-i bey‘at” pratiği, silsile şemalarına bakarken kişiyi üç ayrı kola bağlıymış gibi göstermemesi için dikkatle okunmalıdır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Ücretsiz kabul edilen medrese hizmeti

Mektep kalfalığından reji ve askerî ambar memurluğuna kadar çeşitli işlerde bulunmuş; Nuh Efendi Medresesi’ndeki hizmeti ise ücret almamak şartıyla kabul etmiştir.

Metni gösterMetni daralt

Vassâf’a bizzat anlattığına göre Bâlâ Mektebi ile Kocamustafapaşa Mahalle Mektebi kalfalığında bulunmuş, bir aralık reji hizmetinde ve Gülhane Askerî Ambarı Esvab Eminliği’nde çalışmıştır.

Medresedeki hizmet ise kendisine Şeyh Nûrî Efendi’nin sağlığında, 1302/(1885) senesinde tevcih olunmuştur ve bunu ücret almamak şartıyla kabul etmiştir. Medreseyi, tarih manzumelerinde reîsü’l-etıbbâ olarak anılan Nûh Efendi 1200/(1786)’den önce inşa ettirmiştir.

Çerçeve. Ücretsiz hizmet şartı, tekke ve medrese görevlerinin geçim kapısı sayılmasına karşı konulmuş kişisel bir sınırdır; geçimini başka işlerden sağlaması da bunu mümkün kılmıştır. Medresenin bânisi ile şeyhini ayırt etmek burada önemlidir: bina Nûh Efendi’nin hayrı, hizmet Hüseyin Efendi’nin uhdesidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Yirmi üç halife

8 Mart 1924 tarihine kadar yetiştirdiği halife sayısı yirmi üçe ulaşmıştı.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, 1 Şaban 1342 (8 Mart 1924) tarihine değin yetiştirdiği halifelerin sayısının yirmi üçe ulaştığını kaydeder. Bunlardan Ömer Lütfi, Necib ve Ahmed Tevfik Efendiler kendisinden önce vefat etmişlerdir.

Kalanlar arasında Hâfız Sa‘deddin, Hâfız Mahmud, Hâfız Nasûhî, Hâfız Kudsî Efendiler, Hoca Mes‘ud, İbrâhim Şa‘bân, Ahmed Yafalı, Muhammed Rıdvan, Emin Edhem, Debbağ Ahmed, Muhammed Fâik, Uşşâkî Osman, Sâlih Fevzi, Kadırgalı Osman ve Mustafa Efendiler sayılır.

Çerçeve. Liste, tekkelerin kapatılmasından bir yıl önceki bir irşad halkasının genişliğini gösteren, tarihlendirilmiş nadir kayıtlardandır. İsimlerdeki meslek ve memleket nisbeleri (debbağ, hâfız, Kadırgalı) halkanın esnaf ve mahalle çevresinden beslendiğine işaret eder.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Bedel hacla kazanılan “Hacı” sıfatı

Kendisi gitmeyip yerine bedel gönderdiği için hacı sayılmıştır.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, Şeyh Efendi’nin başka birini bedel olarak Hicaz’a göndermiş olması sebebiyle hacı addolunduğunu kaydeder.

Çerçeve. Adının başındaki “Hacı” sıfatının sebebini açıklayan bu kısa not, fıkhî bir uygulamanın kişi kaydına nasıl yansıdığını gösterir: bedel hac, gitmeye engeli olan yahut gidemeyen kişinin yerine birinin gönderilmesidir. Kayıt, unvanların her zaman bizzat yapılan bir yolculuğu anlatmadığını hatırlatır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.
KAVRAM

Doksan beş yaşında bir şeyhin haftalık düzeni

19 Ocak 1923’te doksan beş yaşında olduğunu kendisi söylemiş; ziyaretçilerini evinde kabul eder, umumi zikri Cuma ikindisinde medresenin büyük sofasında yaptırırdı.

Metni gösterMetni daralt

Vassâf, Şeyh’in doğum tarihine göre 1 Cemâziyelevvel 1341 (19 Ocak 1923) tarihinde doksan beş yaşında olduğunu; önümüzdeki Muharrem’de doksan altısına basacağını ve elhamdülillah vücutça zinde bulunduğunu şükran diliyle söylediğini kaydeder ve doğum tarihinin buna göre hesaplanmasının zaruri olduğunu belirtir.

Aynı yerde gündelik düzeni de verilir: evi Sancakdar Hayreddin Mahallesi’ndedir ve ziyaretçilerini burada kabul eder; umumi meclis zikri Cuma günleri ikindi vaktinde medresenin büyük sofasında yapılırdı.

Çerçeve. Kayıt, Sefîne’nin yöntemine dair bir örnek de sunar: müellif doğum yılını bir belgeden değil, kişinin kendi beyanından geriye sayarak tespit eder. Bu yüzden yıl, yaklaşık bir değer olarak okunmalıdır. Zikir vakti ve mekânı ise Cumhuriyet’in ilk yıllarında hâlâ işleyen bir irşad halkasının somut çerçevesidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeNuh Efendi MedresesiReîsü’l-etıbbâ Nûh Efendi’nin 1200/(1786) tarihinden önce inşa ettirdiği medrese; Hüseyin Hüsnü Efendi 1302/(1885)’te buradaki hizmeti ücret almamak şartıyla kabul etmiş, umumi zikir Cuma günleri ikindi vaktinde medresenin büyük sofasında yapılmıştır.İstanbul · TürkiyeBeşir Ağa DergâhıBâbıâli civarında bulunan ve “Mâlik Efendi” lakabıyla anılan Şeyh Muhammed Nûrî Efendi’nin feyz neşrettiği dergâh; Hüseyin Hüsnü Efendi 1293/(1876)’ten sonra burada bey‘atini yenilemiştir. İlişkili kişi dosyası Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi : Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi (d. 1248/1832), Ankara’dan İstanbul’a gelerek Feyzullah Efendi, Mâlik Muhammed Nûrî ve Hasan Visâlî yanında yetişen; Kocamustafapaşa Nuh Efendi Medresesi’nde halka açık Hâlidî irşad meclisleri kurup yirmi üç halife yetiştiren şeyhtir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  2. [2]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 2
  3. [3]Kişi dosyasının kaynakları — Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi
Ortak kaynak kataloğunu aç →