HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Bursa ve tahsil
Bursa'da doğdu; Cinânî mahlasını kullandı. Muallimzâde Efendi'nin yanında öğrenim görerek mülâzemet aldı. Çeşitli medrese görevlerinden sonra 1003/1595'te Bursa İvaz Paşa Medresesi'ne tayin edildi.
Şair ve münşi
Türkçe, Arapça ve Farsça nazım ve nesir yazdı. Arap dili ilimlerine hâkim, nükteli üslubuyla tanınan bir şair ve yazardı. 1004 Muharreminde/1595 vefat etti.
Riyâzü'l-cinân
Mahzen bahriyle yazdığı mesneviyi 995/1587'de tamamladı. Eseri babasına gönderdi; kaynak, aralarındaki Farsça manzum yazışmayı da korur.
Bedâyiü'l-âsâr
III. Murad'ın daha önce duyulmamış hikâyeler istemesi üzerine hafızasındaki ve çevresinden topladığı anlatıları bir kitapta birleştirdi. Eser hattata ve müzehhibe verildiği sırada saray kıssahanı Derviş Eğlence'nin hikâyeleri önceden ezberleyip padişaha anlatması, Cinânî'nin sunumunu gölgeledi. Bu hadise kitabın oluşum ve dolaşım tarihinin parçasıdır.
Nükte ve şiir
Kaynak, Cinânî'nin himaye taleplerini mizahî manzumelerle dile getirdiğini ve görme zayıflığı üzerinden kurulan dönemin sert mizahını aktarır. Bedene ilişkin aşağılayıcı dil modern biyografik hüküm olarak tekrarlanmamış; yalnız edebî çevrenin nükte pratiği bağlamında değerlendirilmiştir.