HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Kimliği ve ailesi
Altıparmakzâde Abdülbâkī Efendi, IV. Mehmed devri âlimlerinden Altıparmak İbrahim Efendi’nin oğludur. 1060/1650 yılında doğdu. ‘Altıparmakzâde’ nisbesi babasından gelir; kendisini Üsküplü Bayramî mutasavvıf ve mütercim Altıparmak Mehmed Efendi’nin oğlu saymak doğru değildir. Kaynaklarda aynı nisbe ve adla geçen, Altıparmak Abdülfettah Efendi’nin oğlu ve 1105/1693-94’te vefat eden Bağdat kadısı da ayrı kişidir.
Çocuk yaşta mülâzemet kaydı
Vekāyi‘u’l-fuzalâ, 1067/1656-57’de eski şeyhülislâm Bolevî Mustafa Efendi’den mülâzemet aldığını kaydeder. Doğum yılıyla birlikte okunduğunda Abdülbâkī Efendi bu sırada yaklaşık yedi yaşındadır. Bu sebeple kayıt, tamamlanmış bir yüksek tahsilin tarihi gibi değil, ulemâ ailesi çocuklarına meslek yolu üzerinde tanınan erken bir hak ve kayıt olarak anlaşılmalıdır. Fiilî tahsil ve müderrislik basamakları daha sonraki yıllarda gerçekleşmiştir.
İlk medreseleri
İlmiye mertebelerinde ilerledikten sonra 20 Cemâziyelâhir 1095’te (Haziran 1684) Hacı İlyas Medresesi’ne tayin edildi. 5 Safer 1099’da (Aralık 1687) Molla Kırımî Medresesi’ne, 7 Cemâziyelevvel 1100’de (Şubat-Mart 1689) Başçı İbrahim Medresesi’ne geçti. Bu görevler, çocuk yaşta kaydedilmiş mülâzemet hakkının ancak yetişkinlik döneminde düzenli bir tedris kariyerine dönüştüğünü gösterir.
İstanbul medreselerinde yükselişi
18 Zilhicce 1103’te (Eylül 1692) Şâh-ı Hûbân Medresesi’ne, 7 Zilkade 1106’da (Haziran 1695) Kürkçübaşı Medresesi’ne tayin edildi. 16 Şevval 1109’da (Nisan 1698) Sahn-ı Semân medreselerinden birine yükseldi. Ardından Siyavuş Paşa ve Sinan Paşa medreselerinde ders verdi. Bu sıra, kırklı ve dâhil derecelerinden Sahn ve altmışlı medreselere uzanan klasik Osmanlı müderrislik güzergâhını yansıtır.
Haseki, Sultan Ahmed ve Süleymaniye
20 Rebîülâhir 1115’te (Eylül 1703) Haseki Sultan Medresesi’ne, 22 Receb 1117’de (Kasım 1705) Sultan Ahmed Han Medresesi’ne geçti. 9 Zilkade 1118’de (Şubat 1707) Süleymaniye medreselerinden birine terfi etti. Böylece İstanbul’daki öğretim kariyerinin sonunda Osmanlı medrese hiyerarşisinin üst basamaklarına ulaşmış oldu.
Yenişehir kadılığı
15 Safer 1120’de (Mayıs 1708), tayinin Rebîülâhir başından geçerli olması şartıyla Yenişehir kadılığına getirildi; 1121 Cemâziyelevvelinde (Temmuz 1709) görevden ayrıldı. Kaynak yalnız ‘Yenişehir’ adını verir. Osmanlı yüksek kadılık güzergâhında bu ad çoğunlukla Yenişehir-i Fenâr’ı, bugünkü Larisa’yı ifade eder; şehir eşleştirmesi bu sebeple ihtiyat kaydıyla gösterilmiştir.
Halep kadılığı
1126 Cemâziyelevvelinde (Mayıs-Haziran 1714), Edirne pâyesi de verilerek Zülâlî Hasan Efendi’nin yerine Halep kadılığına tayin edildi. Bir yıl sonra görevden ayrıldı. Halep, Osmanlı ilmiye teşkilâtında önemli mevleviyetlerden biriydi; bu tayin Abdülbâkī Efendi’nin yalnız müderrislikte değil, yargı ve şehir idaresi alanında da üst derecelere ulaştığını gösterir.
Arpalıkları
24 Muharrem 1129’da (Ocak 1717) Anadolu pâyesiyle birlikte Tomanıç ve Sobuca kazaları kendisine arpalık olarak verildi; aynı yıl Ayazmend kazası da gelirlerine eklendi. Arpalık, burada bir tarikat veya ikamet bağı değil, görevden ayrılan yüksek ilmiye mensubuna tahsis edilen gelir düzenidir. Bu nedenle söz konusu yerler biyografik seyahat noktaları gibi sunulmamıştır.
Edirne kadılığı ve vefatı
1 Cemâziyelevvel 1133’te (28 Şubat 1721) Edirne kadılığına tayin edildi. Aynı yıl 22 Şaban 1133’te (18 Haziran 1721) vefat etti. Kaynak, boşalan makamın gelirinin bir ay süreyle çocuklarına bırakıldığını, ardından görevin Gümrükçü Hüseyin Paşazâde Mustafa Efendi’ye verildiğini bildirir. Kabir yeri açıkça kaydedilmediği için haritaya tahminî bir mezar noktası eklenmemiştir.
Şahsiyeti ve ilmiye tarihindeki yeri
Şeyhî Mehmed Efendi onu dürüstlük ve iffetle tanınan, güler yüzlü, güzel huylu, güvenilir ve insanların sevgisini kazanmış temiz yaradılışlı bir âlim olarak tasvir eder. Abdülbâkī Efendi’nin önemi bir tarikat silsilesinden değil; yaklaşık otuz yedi yıllık müderrislik ve kadılık güzergâhından, İstanbul’un yüksek medreseleriyle Yenişehir, Halep ve Edirne mahkemelerini birbirine bağlayan ilmiye kariyerinden gelir.