İrşad III · kaynak sayfaları 648–654 ve hac ile, bâtında ise Ahlâk-ı Muhammediyye ve siyret-i Ahmediyyeye ittibâ ile islah olunabilir. Feth-i Mekke günü, Resûl aleyhisselâm kendilerinden eziyyet ve cefa gördüğü Kureyş kavmine şöyle hitap buyurmuşlardı: — Sizler, bana iyman etmediğiniz gibi, iyman edenlere de yapmadığınız eza ve cefa kalmadı.. Beni ve bana iyman edenleri, hicrete mecbur ettiniz, vatanımızdan cüda eylediniz. Sevgili amcamı ve bana iyman edenlerden bir çoğunu öldürdünüz. Bir çoğuna türlü türlü cefa ve mihneti lâyık gördünüz. Allahu teâlâ, abdine yardım etti, nusret verdi ve görüyorsunuz ki, bugün galibiyyet bendedir. Işte, feth-i Mekke de müyesser oldu. Benden, sizlere ne muamele yapmamı bekliyorsunuz? Islâma, Nebiyyi âhir zamana ve bütün ehl-i iymana cefa eden, müslümanlara kılıç çeken, onlara elleri ve dilleri ile karşı koyanlar, derin bir mahcubiyyet ve pişmanlık içinde ancak: -- Biz. Yusuf'un kardeşleriyiz, diyebildiler. Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin: (Benden ne muamele bekliyorsunuz?) suallerine cevaben: (Biz,…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.