Envârü’l-Kulûb III · kaynak sayfaları 716–723
okutan ve dinleyenlerden bizi sağlığımızda hayırla yâd edenleri, ahiret âlemine intikalimizden sonra ruhumuzu birer Fatiha-i şerife ile şâd edenleri iki cihanda aziz eyle... Hasret ve nedamet günü olan kıyamette, hayır ve rahmetle isimlerini andığın, Livâ-i Hamd altında barındırdığın sevgili kulların meyanına ilhak eyle... Dünya ve âhiretimizi mâ'mur ve âbad, rahmet-i ilâhiyyeni müzdâd, nâr-ı cahiyminden azad eyledigin âşıklar, sadıklar ve salihlerle cem'u haşreyle.. Bizleri cennetine girenlerden, riza ve rdvana erenlerden, cemâl-i bâ-keralini görenlerden eyle... Bu risâlemizi, hak için değil hasedlerinden dolayı zemmedenleri de af ve mağfiret buyurarak tarık-i hidayete döndür, hasedlerini söndür, kendilerine hak ve hakikatleri göstererek sevindir yâ Rab!..
Sübhane Rabbike Rabbil-izzeti ammâ yasifûn ve selâmün alel-mürseliyn vel-hamdü lillâhi Rabbil-âlemiyn. (EL-FÂTİHA)
El-Hac
MUZAFFER OZAK
ENVÂR-ÜL-KULÜB (Kalblerin Nurları)
DERS: 28 MÜNDERECAT:
Münâcaat - Sofra âdabı ve yemek duası - Helâl lokma kazanmanın ve yemenin kıymet, ehemmiyet ve fazileti - Nikâh nasıl kıyılır Mihr-i mu'accel ve mihr-i mü'eccel mes'eleleri - Vekâlet ve şehadet konuları - Nikâh duası - Çocuğa isim vermek merasimi nasıl yapılır - Çocuğun kulağına isim konurken okunan ezan ve kametin namazı, cenazesinde kılınan namazdır - Akika kurbanı meselesi - Akika kurbanı duası - Sakal bırakacak din kardeşlerimize bazı öğütler - Sakal bırakanların dikkat ve itina etmeleri gereken önemli hususlar - Sakal duası - Hattat olan kimselerin icazet meclisinde yapılacak dua - Hac yolculuğuna çıkanları uğurlarken yapılacak dua - Zikir meclislerinde yapılan dua - Mufassal hatm-i Kur'an duası - Cenaze tezkiyesi nasıl yapıhr - Kabirde küçük telkin - Kabirde büyük telkin - Kabir tevhidi nasıl yapılır - Yetmiş bin tevhid cemiyyeti - Bid'at-i hasene ve bid'at-i seyyi'e nelerdir - Yetmiş bin kelime-i tevhid nasıl okunur - İskat-ı salât mes'eleleri - De vir nasıl yapılır - Büyük dua (Dua-i AŞKİ) - İmam, hatib ve vâ'izlere hâlisane tavsiye ve acizane bazı öğütler - İmam- (Devamı arka sayfada)
lık, hatiblik ve vâizlik, peygamberler mesleğidir - Din görevlilerinin dikkat ve riayet etmeleri gereken hususlar - Güler yüzlü ve tatlı sözlü olmanın faydaları ve aksine hareket etmenin zararları nelerdir - Hutbe okumağa veya halka vâ'z-ü nasihatte bulunmağa hazırlananların yapmaları gereken münacaat - Dini şahsiyyata ve özellikle siyasiyyata âlet etmenin caiz olamayacağı - Bayram namazı kıldıracak ve bayram hutbesi okuyacak zevata bazı tavsiyeler ve gerekçeleri - Hatiplerin dikkat ve itina etmeleri gerekli hususlar - Vefat etmek üzere bulunan bir mü'mine yapılacak son vazife ve telkinler nasıl yapılmalıdır -
E'ûzü billâhi min-eş-şeytan-ir-raciym Bismillah-ir-Rahman ir Rahiym El-hamdü lillâhillezi c'alnâ min-en-nâsıhıyne vel-mürşidiyn elmüslimiyne ve efhemnâ min ulûm-il ulemâ'il-âmiliyn-er-râsihiyne vel-muhlisiyn ves-salâtü ves-selâmü alâ seyyidinâ ve mürşidinâ Muhammedin ekmel-ll-mürseliyne ve hâtem-en-Nebiyylne ve imâm-el-müttekiyn ve alâ âlihi ve evlâdihi ve ezvâcihi ve ashabihi ve muhibbiyhi ecma'ıyn...
Sallû alâ seyyidinâ Muhammed...
Sallû alâ mürşidina Muhammed...
Sallû alâ envâr-1 kulûbinâ Muhammed...
Sallû alâ şefi-l zünubinâ Muhammed...
Sallû alâ şems-id-Duhâ Muhammed...
Sallû alâ bedr-id-Dücâ Muhammed...
Sallû alâ nûr-il-Hüdâ Muhammed...
Allahümme salli alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammedin kemâ salleyte alâ Ibrahime ve alâ âl-i Ibrahim inneke hamidün mecid...
Allahümme bârik alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammedin kemâ bârekte alâ Ibrahime ve alâ âl-i Ibrahim inneke hamidün mecid El-evvelü Allah.. El-âhiru Allah... Ez-zâhiru Allah... El- Bâtınu Allah... Hayrihi ve şerrihi min'Allah... Men kâne fi kalbihi Allah... Fe-mu'inuha ve nâsiruhu fid-dâreyni Allah...
Rabbişrahli sadri ve yessirli emri vahlûl ukdeten min lisani yefkahu kavli ve ufevvidu emri ilâllah vallahu basiyrün bil-ibâd...
Sübhaneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ inneke ent-elalim-ül-hakim...
Sübhaneke lâ fehme lenâ illâ mâ fehhemtenâ inneke entel-cevvad-ül kerim...
Sübhaneke mâ abednâke hakka ibadetike yâ mâ bud...
Sübhaneke mâ arefnâke hakka mâ'rifetike yâ mâ'ruf...
Sübhaneke mâ şekernâke hakka zikrike yâ mezkûr...
Sübhaneke mâ şekernâke hakka şükrike yâ meşkûr...
Yâ Rabbel-âlemiyn!. Yâ Erham-er-râhimiyn!. Yâ Zel-Celâli vel-ikram!. Yâ Rab!. Yâ Rab!. Yâ Rab!..
Ey gizli veya açık bütün sırlara vakıf olan, gizlemeğe çalıştıklarımızı da, açıkladıklarımızı da, içimizde sakladıklarımızı da, tasarladıklarımızı da, düşündüklerimizi de, söylediklerimizi de bilen, gören ve duyan ulu Allah... Ey dilediğini affeden, dilediğine azabeden, dilediğini hidayete ve dilediğini dalâlete ileten, RAHMAN ism-i celilinin tecellisiyle dünya hayatında ayırdetmeksizin bütün yarattıklarına in'am ve ihsanda bulunan ve RAHIYM ism-i celilinin tecellisiyle de âhiret hayatında yalnız mü'min ve muvahhid kullarına ikram edeceğini tebşir buyuran, yerlerin ve göklerin ve yerlerle gökler arasında bilinen veya bilinmeyen, görünen veya görünmeyen âlemlerin Hâlik-1, Mâlik'i, Rezzâk-1 ve mürebbisi olan yüce Rabbimiz!..
Ancak sana kulluk ve ibadet ederiz ve ancak senden yardım ve inayet bekleriz. Zât-ı ülûhiyyetinden gayrı kulluk ve ibadete lâyık ve müstehak Hak Mâ'bud yoktur, illâ sen varsın, bunu da hakkıyle biliriz ve bu iymanımızı dilimizle takrir, kalbimizle tasdik ederiz. İşte, bu iyman ve inancımızla günahkâr ellerimizi dergâh-1 mecd-i ülûhiyyetine açtık, boynumuzu büktük, çirkâb-ı mâ'siyyetle kararan yüzlerimizi yerlere sürdük, alnımızı zillet ve mezelletle secdeye verdik, lûtuf ve keremini, ihsan ve inayetini bekliyor, af ve mağfiretimizi diliyoruz, rahmet ve merhametini umuyoruz, bizleri şeytan aleyh-il-lâ'ne gibi huzur-u izzetinden koğma, hüsran içinde kalan münkirler, münafıklar, kâfirler ve zâlimler gibi günah deryasında boğma yâ Rab!.. İsyan, nisyân ve küfrân ile kapkara olan yüzlerimizi rahmet ve mağfiretinin, inayet ve hidayetinin nurları ile pür-nur, kötülükler ve günahlarla bunalan gönüllerimizi Kur'an-ı azim-ül-bürhanın ve Habib-i edib-i Kibriyâ'nın şefaatleriyle mesrur, ibadet ve t'atimizi mebrur, hayırlı amellerimizi meşkûr eyle yâ Rab!.. Yüzlerimizden secde eserini izâle, gaflet ve dalâlet yollarına imâle ettigin kulların gibi zebanilere ihâle eyleme yâ Rab!:. Cürüm, hata, isyan ve mâ siyyet bizlerde ne kadar çok, rahmet ve inayetinin, af ve mağfiretinin de sonu ve sınırı yok ilâhi, lûtuf ve kereminle biz âciz ve günah-
kâr kullarını Ahmed-i Muhtar'a bağışla yâ Rab!.. Kulun kârı suç ve hata, kudret ve azamet sahibi âlemlerin Rabbinin şânı ise cûd-ü atâ'dır ilâhi!.. Elimizde, dilimizde, fiil ve ainellerimizde kulluğa lâyık hiçbir şeyimiz yok; günahlarımız, isyan ve nisânlarımız, suçlarımız ve kötülüklerimiz gayet çok; mâ'siyyet girdabına düşmüş, şeytan ve avenesi nefs-i emmâre ile ortak olup başımıza üşüşmüş, bizleri günah bataklıklarına sürüklüyor. Iblis mel'unu dünya hırs ve menfaatleriyle nefs ateşimizi körüklüyor, huzur-u izzetine varmağa, bâb-ı merhametinde ağlayıp yalvarmağa, kanlı gözyaşları dökerek dergâh-ı bârigâh-ı ahadiyyetinde durmağa, pişmanlık duyguları ile döğünerek başlarımıza vurmağa yüzümüz olmamasına rağmen, istircâ ediyor, lûtuf ve keremine, af ve mağfiretine iltica eyliyoruz. Zira, Kur'an-ı hakiminde (LÂ TAKNATU MİN RAHME- TİLLAH - Rahmetimden ümidinizi kesmeyiniz.) buyurmuş ve.
şân-ı ülûhiyyetini biz âciz ve günahkâr kullarına duyurmuşsun.
Lûtfuna güveniyoruz, rahmetine sığınıyoruz, Habib-i edibini şefa'atçı kılarak yalvarıyoruz, bizleri mahrum ve mahzun eyleme, bâb-ı lûtfundan boş çevirme yâ Rab!..
Sen, bizim Rabbimiz, mâ budumuz ve maksudumuzsun, bizler ise senin âciz ve günahkâr kullarınız. Niyazlarımızı red ve bizi rahmetinden tard eylersen, nereye gider ve kime sığınabiliriz? Rahmet ve merhametinden mahrum olur, hüsran ve dalâlet bataklıklarında boğuluruz. Affu kerem, cûd-ü himem ve ibrâ-i zimem şân-ı ülûhiyyetine şayeste ve bütün âlemler hükmüne ve fermanına dil-bestedir. Bu âlemleri, bütün kâ'inat ve mevcudatı yoktan var eden sensin, kulunu ümitvar eden sensin, dilediğini zât-ı ülühiyyetine dost, dilediğini düşman, ailediğini kâmürân, dilediğini doğduğuna pişman eden yine sensin. Mürüvvet-i ilâhiyyene lâyık olan, ağlayıp yalvaran kullarını affu mağfiret etmektir, bizleri de af ve mağfiret buyur yâ Rab!.. Bizleri de affinla şâd-ü handan, lûtfunla mazhar-ı cemal-i Yezdân ve kereminle na'il-i hayat-ı câvidan olan kullarından eyle yâ Rab!.. Bizlere, adlinle değil affınla, gazap ve Envâr-ül-Kulüb, Cilt 3 — F: 46
azabınla değil lûtfunla, ikabınla değil iltifatınla muamele edip, hasret ve nedamet günü olan malışer yerinde hor, hakir, zelil ve rezil eyleme yâ Rab!..
Sen o Allahu azim-üş-şânsın ki, zât-1 ülûhiyyetine şirk koşanları, küfür ve dalâlet yolunda Hak ve hakikatten şaşanları, bu âlemde dört ayaklılar gibi, hattâ bir bakıma onlardan sapık dolaşanları dahi aç ve susuz bırakmıyor, Kadir ve Muktedir iken o âsileri, müşrikleri ve münkirleri bile bir ânda Kahr-u celâlinle yakmıyor, bütün ihtiyaçlarını ihsan ve inayet ediyorsun. Bizler, her ne kadar günahkâr isek de, daima seni tevhid edenlerdeniz, Habib-i edibine gönül verenlerdeniz, elbette ve elbette bizleri de mahrum ve mahzun bırakmaz. kapından boş çevirmezsin ilâhi!.. Bizlere, bu âlemde iken nidâyı kerametle hitap buyurarak (Ey iyman edenler, ey şeref-i iyman ile müşerref oianlar!..) iltifat-ı sübhaniyyeni esirgemediğin gibi, o büyük muhakeme ve ceza gününde de Habibi edibinin civarında haşrederek topladığın has kulların zümresine ilhak eyle yâ Rab!..
Ey kullarının dualarını işiten ve zât-ı ülûhiyyetini dua ile davet edenlerin imdadına yetişen yüce Rabbimiz; Semi'sin, Basir'sin, bu münâcatımızı da işittiğini ve halimizi gördüğünü yakinen biliyoruz, rahmetini ve mağfiretini diliyoruz. Nebiler serveri, âşıkların ve âriflerin önderi mü'min ve muvahhidlerin rehberi ve âhir zaman peygamberi olan Ahmed'ini bizlere şifi eyle, ruh-u seyyid-ül-enâmı bizlerden hoşnut ve razı eyle, şefaat-i uzmâsıyla bizleri nârından azad eyle yâ Rab!..
Büyüksün ilâhi, büyüksün büyük!.. Büyüklük, yanında kalır çok küçük diye feryat eden âşıklar hakkıyçün; aşkullah, muhabbetullah ve muhabbet-i Resûlullah ile geceleri sabahlara kadar gözlerine uyku girmeyen, ağlayıp inleyen bağrı yanıklar hakkıyçün, (Ilâhi ente maksudi ve rizâke matlûbi) niyazı ile feryad eden sadıklar hakkıyçün, yoluna canlarını ve başlarını feda eden Veliler, şehidler, gaziler hakkıyçün, Nur-u Ahmed ve sırrı Muhammed hakkıyçün, nur-u Kur'an, ism-i Fürkan, arş-ı Rahman hakkıyçün, Kâ'be-i ulyâ, Yesrib-i Bethâ, Mescid-i Aksâ hakkıyçün bizleri iymanın ve islâmın hakikatine hakkıy-
le vakıf olanlardan; ibadet ve tâ'atlerimizden zevk ve lezzet alanlardan; ilim ve irfan ile mücehhez, iz'an ve iykan ile muazzez bulunanlardan; ilmiyle âmil, ihlâsı ile kâmil, muhabbet ve tekvasıyle mütekâmil kullardan eyle yâ Rab!..
Alemlere rahmet olarak gönderdiğin Habib-i edibinin dört yârı için, Ebu-Bekir'in sıdk-ü sadakati, Ömer'in adl-ü adaleti, Osman'ın hayâ ve mürüvveti, Aliyyül-Mürtezâ'nın ilmi, irfanı, sehavet ve fütüvveti hakkıyçün, (LA HAVFUN ALEYHIM VE LA HÜM YAHZENÜN) sırrına mazhar olan Veli'lerinin vefa, sabır ve kulluklarındaki sebat ve metanetleri, (BEL-AHYA'ÜN VE LAKIN LA TEŞ'URUN) tebşirat-1 ilâhiyyesine mazhar olan şehitlerin cesaret ve şecaatleri hakkıyçün, sayılı nefeslerimiz tükenip, ömrümüzün son demlerine geldiğimizde, müjdeci melekler göndererek: (Ey âşık-ı sadık! Korkma, üzülme!.. Işte, Rabbinin sana vâ'dettiği cennet...) beşaretiyle çene kapamayı
cümlemize nasip ve müyesser eyle yâ Rab!.. Son sözlerimiz kelime-i tevhid ve Kur'an-ı Mecid olsun, ruhlarımız: (YA EYYE-
TÜHEN-NEFS-IL MUTMA'İNNE İRCÎIY İLA RABBÎKİ RA-
DİYYETEN MERDİYYE FEDHULİ Fİ İBADİ VEDHULİ CEN- NETİ...) emr-i celilini telâkki ederek huzur bulsun, bedenlerimiz ölüm acılarından kurtulsun, kabirlerimiz Kur'an-ı azimin nurları ile dolsun, Münker-Nekir sorularını rıfk ve mülâyemetle sorsun, cevaplarımız çabuk ve kolay olsun yâ Rabbel-âlemiyn!..
Bizleri, rûz-i cezada mahşer halkına karşı mahcup ve perişan kılma, suçlarını yüzlerine vurarak azarladığın günahkârlar gibi huzur-u izzetine alma, hasret ve nedamete salma; Habib-i edibine bahşederek iltifatına erenlerden, cennetine girenlerden, cemâl-i bâ-kemalini görenlerden eyle yâ Rab!..
Dünya hayatında da, bizleri dinsizlikle, densizlikle, hayâsızlıkla gününü gün edenlerden, açlık, kıtlık ve kuraklıkla terbiye edilenlerden, zâlimlere esir düşmek hacaletine, düşman çizmeleri altında ırz ve iffeti pâyimal olmak rezaletine, hürriyet ve istiklâllerini kaybetmek fecaatine uğrayanlardan eyleme, din ve millet düşmanlarına, mukaddesat ve mâ'neviyat çapulcularına fırsat ve imkân verme yâ Rab!..