Envârü’l-Kulûb III · kaynak sayfaları 761–767
Ol Imameyn-il Hümâmeyn, âlimeyn-il âmileyn, sâbireyn-il kanı'ayn, mut'ayn-ü şehideyn, râdiyeyn-ü şâkireyn, mazlûmeyn-ü makdureyn, şemseyn-ül kamereyn-ül bedreyn-i nureyn, müşerrefeyn-i işareti: (MEN HABBENİ VE EHABBE HÂ- ZEYN) emireyn-il-mü'miniyn Hazret-i Imam-1 Hasan ve Hazret-i İmam-ı Hüseyin ridvanullahi tealâ aleyhim ema'ıyn efendilerimizin de ervah-ı mukaddeslerine vasıl eyleye...
Alel-husus evvel-ül-şeyheyn, ehad-ül-bedreyn, müsteşar-1 Seyyid-ül-Kevseyn, mü'temen-i Resûl-üs-sakaleyn, refik-i gar, şefik-i vefakâr Cenab-ı Sıddıyk-ı sadakat şi'âr, Emir-il-mü'miniyn ve Halife-i Resûl-ü Rabbil-âlemiyn Hz. Ebu-Bekir radıyallahu tealâ anh efendimizin ruhuna vasıl eyleye...
Makbul-ü şâh-ı LEVLÂKE LEVLAK, hanemân-suz-i ehl-i ışrak, dagzen-i sine-i â'dâ, merhemi züm're-i zu'afâ, memduh-u Resûl-ü Rabbil-âlemiyn Emir-il-mü'miniyn ve Halife-i Rahmeten lil-âlemiyn Hazret-i Ömer ibn-il Hattab radıyallahu anh-ül- Vehhâb efendimizin ruhuna da vasıl eyleye...
Gurre-i nâsiye-i subh-u hidayet, kurrete basire-ü şems-i velâyet, mâ'den-i hayâ-i vel-irfan, câmi-ül-Kur'an, kurre't-ül-aynil müttekıyn Emir-il-mü'miniyn ve Halife-i Resûl-ü Rabbil-âlemiyn Osman ibn-i Affân radıyallahu anh-ül-Mennân efendimizin ruhuna da vasıl eyleye...
Ammi-zade-i nebiy gaye-i Kâf-i Nun, şeref pâye-i (ENTE MİNNİ BİMENZİLETİ HARUN) şâh-ı iklim-i velâyet, kurre-i basira-ü şems-i hidayet, bâb-ı medine-i sahib risâlet, zehre-i şikaf-ı â'dâ, nur-ül-hüdâ Emir-il-mü'miniyn, kurre't-ül- ayn-ilmüttekıyn, muktedâ-i âşıkan, nur-dide-i sâlikân Halife-i Resûl-ü Rabbil-âlemiyn Aliyyül-Mürtezâ kerremallahu vechehu ve radıyallahu anh efendimizin de ruhuna vasıl eyleye...
Siyyemâ, ammeyn-il muhteremeyn-il mu'azzameteyn Esed-i Resûl ve şehid-i Uhud Hz. Hamza ile Hz. Abbas'ın, Resûl-ü zişânın amcazadeleri şehid-i din-i metin Cafer'üt-Tayyar ve sultan-il müfessiriyn ve sened-ül muhaddisiyn Hz. Abdullah ibn-i Abbas rıdvanullahi tealâ aleyhim ema'ıyn efendilerimizin ervah-ı kudsiyyelerine de vasıl eyleye...
Mü'ezzin-i Nebevi ve bende-i makbul-ü Nebiyyül-Kureyşi Hz. Bilâl-i Habeşi radıyallahu anh hazretlerinin de ruhuna vasıl eyleye...
Tâbiiyn, tebe-i tâbiiyn, e imme ve ecille-i din-i mübiyn, meşâyih-i vâsılıyn, ulemâ-i âmiliyn, kurrâ-i kâmiliyn, huffâz ve cemi hamele-i Kur'an nevverallahu tealâ merâkıdehün ve ce-ale mesvâhüm ervah-ı tayyibelerine vasıl eyleye...
Hazır bulunan ve bu duamıza AMIN diyen muhterem din kardeşlerimizin âhirete intikal etmiş bulunan ana-baba, dede ve nineleriyle, evlât ve akrabasından, kardeşlerinden, arkadaşlarından, meslekdaşlarından, sevdiklerinden ve tanıdıklarından ehl-i iymana da Mevlâ garka-i garik rahmet eyleye... Kabirlerini, okunan Kur'an-ı azimin nurlarıyla pür-nûr ve ruhlarını mesrur eyleye... Taksiratlarını af ve seyyi'atlarını mahveyleye.. Ahirete müteallik her nevi güçlüklerini teshil ve âsan eyleye... Doğudan batıya yerler altında isimleri unutulmuş, nesilleri kesilmiş ve ruhlarına birer Fatihâ ithaf edecek kimseleri kalmamış bütün ehl-i iymanı da bu Kur'an ziyafetinden nasibedar eyleye... Sağlıklarında iyilik ve ihsanları ile tanınmış hayır sahiplerinin de ruhlarını takdis eyleye...
Kur'an-ı azimi hatmeden (.........) efendinin niyyet ve gayretini müteyemmen ve mübarek ve kendisini daha bir çok hatm-i şerifler okumağa muvaffak eyleye... Kendisini ulemâ-i âmiliyn, kurrâyı kâmiliyn, ârifiyn, vâsılıyn zümresine ilhak eyleye... Bu gayretli kardeşimizi ve bizleri elfâz ve esrar-ı Kur'aniyyeye vakıf ve âşina eyleye... Yalnız hatmetmekle kalmayarak, Kur'an-ı azim-ül-bürhanın mâ'nayı lâtife, deka'ik ve hakayık-ı hafiyesine de vukuf peyda etmeğe muvaffak eyleye...
Onu ve bizleri, ömürlerimizin sonuna kadar Kur'an-ı kerimin hizmetinde dâim ve kâim eyleye... Kur'an-ı azimi hatreden (.........) efendinin ana ve babasının da sa'ylerini meşkûr, günahlarını mağfur, din ve dünyalarını mâ'mur kılarak şefaat-i Kur'ana nail eyleye... Bu kardeşimizi rahle-i tedrisinde feyizyâb eyleyen üstad-ı muhtereminin de neşr-i feyzini müzdad ve kendisini daha bir çok talebeler yetiştirmek suretiyle iki cihanda dilşâd eyleye..
Muvaffak-ı bil-hayr olması duası üzerimize ehem ve elzem olan cumhuriyet hukûmetimizi adl ile kâim, din ve devlet, vatan ve millet yararına hizmetlerinde dâim eyleye... Devlet ve hükûmet büyüklerini din-i islâma ve şeref-i insana hâdim kılarak, gönüllerini nur-u iyman ve feyzi Kur'an ile münevver eyleye... Kahraman ordularımızı, şerefli kumandanlarımızı ve yiğit asker evlâtlarımızı karada, havada ve denizde din ve devlet düşmanlarına karşı daima galip kılarak (VE YANSURA- KÂLLAHU NASRAN AZIZA...) sırrına mazhar eyleye... Kerbelâ'da dökülen Hz. Imam-ı Hüseyin ve yakınlarının tertemiz kanları hakkıyçün, ı'lâyı kelimetullah için asırlardanberi her cephede dökülen şehit kanları hakkıyçün, ashab-i Bedir ve ashab-ı Uhud hakkıyçün hürriyet ve istiklâlimizi kıyamete kadar koruyarak şehidler ocağı ve gaziler bucağı olan mukaddes yurdumuzu düşmanların şerlerinden ve hilelerinden emin, büyük çoğunluğu saf ve temiz mü'minler olan milletimizi her türlü belâ ve musibetlerden mutma'in eyleye... Müslüman Türk milletini şan ve şereflerle pâyidar, rengini şehit kanlarından alan bayrağımızı bu kutsal topraklar üzerinde ber-karar eyleye... Içeride ve dışarıda türlü hiyle ve desiselerle müslüman Türk milletini birbirine düşürmek isteyen din ve millet düşmanlarını makhur ve perişan eyleye... Vatanımıza ve milletimize saadet ve selâmetler, topraklarımıza bereketler, tüccarlarımıza hayırlı ve helâl ticaretler, zenginlerimize merhametler ve fakirlerimize sabır, kanaat ve metanetler, herbirimize ayrı ayrı hamiyet ve basiretler ihsan ve inayet eyleye...
Gözbebeklerimiz olan evlâtlarımızın gönüllerini şeref-i iyman ve nur-u Kur'an ile aydınlatarak kendilerini vatanımıza, milletimize ve bütün insanlığa hayırlı ve yararlı birer kâmil insan eyleye... Ana ve babalarına, büyüklerine ve hocalarına karşı itaatkâr, kimsenin malına ve canına kıyamayacak kadar kanaatkâr eyleye... Asilerini lûtuf ve keremi ile islâh eyleye...
Denizde, karada ve havada bulunan bütün ümmet-i Muhammed-e selâmetler atâ eyleye... Hasta olanları ŞÂFİ ism-i celili ile şifaya, borçlu olanları kolaylıkla borçlarını edâya, murad-
larına erişemeyenleri hayırlı muradlarına ulaşmaya muvaffak eyleye... Gurbet illerinde evlât ve yâlinin, ana ve babasının ve geçindirmekle mükellef bulundukları yakınlarının rızıklarını temin için şeref ve haysiyetiyle çalısan, nâmerde muhtaç olmamak için kıt'alar aşan, yurdundan ve yuvasından ayrı düşen işçi kardeşlerimize sıhhat ve âfiyet, bedenlerine kuvvet ve metanet, kazançlarına vüs'at ve bereketler ihsan buyurarak en kısa zamanda yüzaklığı ile yurtlarına ve yuvalarına dönmeyi, emeklerinin karşılığını görmeyi, refah ve saadet içinde ömür sürmeyi nasip ve mukadder eyleye... Kendilerini her türlü kaza ve belâlardan, yanılmalardan, aldanmalardan hıfz-u emin éyleye...
Uzaktan veya yakından gelerek bu duamıza iştirak eden din kardeşlerimizin sûri ve ınâ'nevi, dünyevi ve uhrevi bütün müşkillerini hallü âsan âhir ve âkibetlerini hayra tebdil mazhariyetini ihsan ve daima rizayı ilâhiyyesine muvaffak ameller işleyen kâmil birer insan eyleye...
Hac farizasını ifa ederek o mübarek makamlara yüz sürmek bahtiyarlığına erişen din kardeşlerimize karada, havada ve denizde selâmetler balışederek sıhhat ve âfiyetle yurtlarına ve yuvalarına kavuşmayı, sevdikleri ile buluşmayı nasip eyleye.. Hac'larını mebrur, sa'ylerini meşkûr, günahlarını mağfur, din ve dünyalarını mâ'mur, ticareten LEN-TEBUR sırrına mazhariyetle memnun ve mesrur eyleye... Kendilerini ahlâk-1 hamide ile ahlâklanan ve başkalarına örnek olan âşıklar, sadıklar ve salihler zümresiyle cem'u haşreyleye... Bizlere de, helâl kazançlar ve helâl paralarla o mübarek makamlara yüz ve göz sürmeyi nasip ve mukadder eyleye...
Hâfız-ı mutlâk olan Allahu azim-üş-şân, cümlemizi görünür görünmez, bilinir bilinmez ve takat getirilmez kazalardan, belâlardan, felâket ve musibetlerden, devâsı olmayan hastalıklardan, ahlâksızlıktan, hayâsızlıktan, arsızlıktan, yüzsüzlükten, şekavet derekesine varan isyan ve günahlardan, düşman çizmesi altında inlemekten, göz değmesinden, hasetten, fesattan, nifak ve şikaktan, bölünüp parçalanmadan zât-ı ültîhiy-
yeti, izzetine, Habib-i edib-i hürmet ve muhabbetine hıfz ve emin eyleye... Geceleri, seher vaktine kadar gözlerine uyku girmeyen, aşk-ı ilâhi ile âh edip inleyen, gözlerinin yaşı dinmeyen, zikirsiz, fikirsiz ve şükürsüz bir demleri bile içlerine sinmeyen âşıklar hürmetine, inzivaya çekilerek ihlâs ile ibadet ve tâ'atte bulunan mücahede erbabı sadıklar hürmetine, erginlik çağına erdiğimiz günden bu yana bilerek veya bilmeyerek, gaflet ve cehalet ederek işlediğimiz kötülükleri ve günahları GAFFÂR-EZ-ZUNUB ve SETTÂR-EL-UYUB olan Allahu zül-celâl vel-kemal hazretleri affu mağfiret eyleye... Zâhir ve bâtınarımızdan sevmediği ve hoşlanmadığı çirkin ve köti sıfatları ihraç ederek, zâhirlerimizi şeri'at-i garrayı Ahmediyye ve sünnet-i seniyye-i Muhammediyye ile tezyin ve bâtınlarımızı aşkullah, muhabbetullah ve muhabbet-i Resûlullah ile tenvir buyurarak takvâ ve salâh ile melûf, ahlâk-ı hamide ile mevsuf kullarından eyleye..
Bu hatm-i şerifin kıraat ve tilâveti esnasında nâzil olan altmış bin melâ'ike-i kiram hürmetine, altı bin altı yüz altmış altı âyât-ı Kur'aniyye ve yüz on dört suver-i sübhaniyye hürmetine dünya hırs ve muhabbeti ile kararan ve bunalan kalplerimizi, envâr-i Kur'an ve esrar-1 tevhid-i sübhan ile imlâ ve ind-i ilâhiyyesindeki derecelerimizi i'lâ ve makamlarımızı cennet-i â'lâ eyleye.. Vâ'delerimiz dolarak ömrümüzün sonuna geldiğimizde: (HAYR-ÜL-Â'MALİEN TÜFARİK-ED-DÜNYA VE LISANÜ- KE RATBÜN MIN ZIKRÎLLAH) Hadis-i şerifine mazhar ve mâ'sadak kılarak ALLAH... ALLAH... İLLALLAH... diye zikrederek, Kur'an-ı hakimi tilâvet ederek, gözlerimiz cennet-i â'lâ ve cemal-i Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve selleme nâzır ve hayran kalarak az ağrı ve âsan ölümle ve iyman-ı kâmil ile çene kapamağı cümlemize mevlâm nasip, müyesser ve mukadder eyleye... Melek-ül-mevt ile birlikte müjdeci meleklerin de gelerek (Este'ıyzü-Billâh: İNNELLEZİYNE KALU RAB-
BÜNALLAHU SÜMME'STEKAMU TETENEZZELÜ ALEYHİM-
UL-MEL'IKETÜ ELLÂ TEHAFU VE LÂ TAHZENU VE EB- ŞİRU BİL-CENNET-İLLETİ KÜNTÜM TU'ÂDUN...) «Ey mü'-
min!.. Korkma, geride bıraktıkların için sakın üzülme... İşte, vâ'dolunan cennet sana açıldı...» tebşiratına mazhar olan kulların zümresine biz âciz ve günahkâr kullarını da idhal ve ilhak eyleye... (Este'ıyzü-Billâh: YA EYYETUHEN-NEFS-UL-
MUTMA'INNE IRCI'IY ILA RABBÎKI RÂDIYETEN MER- DİYYE FEDHULİ Fİ İBÂDİ VEDHULİ CENNETİ...) âyet-i kerimesinde beyan buyurduğun şekilde bizlere hitap ederek cümlemizi son nefeslerimizde ni'metlerine gark eyleye.. (EL KABRÜ
EVVELÜ MENZİLİN MIN MENÂZİL-İL-ÂHİRETİ VE AHİRÜ MENZİLİN MİN MENÂZIL-ID-DÜNYA) olarak tavsif buyurulan kabirlerimize konuldukta, sorgu meleklerinin (MEN RAB- BÜKE...) suallerine çenelerimiz kilitlenmeden ve dillerimiz tutulmadan kolaylıkla cevaplar vermeyi nasip ve müyesser eyleye.. Salih amellerimizi, kabirlerimizde bizlere enis ve yoldaş eyleye.. Kabirlerimizi nur-u Kur'an ve nur-u tevhid-i sübhan ile münevver eyleye... Bizleri ve bütün ümmet-i Muhammed'i kabir azabından, münkereynin kabından ve imansızlık ıztırabından masun ve mahfuz eyleye. Kabirlerimizden kalkt ğımız zaman, çevresinde rahmet meleklerinin ellerinde Firdevs yiyecek ve içecekleri ve cennet giyecekleri olduğu halde bekleştikleri âşıklar meyanında bizleri de haşreyleye... Sualsiz, hesapsız, azapsız ve ikapsız, yerlerde ve ayak altlarında sürünmeden, mahşer halkına karşı mahcup ve perişan görünmeden, Enbiyâ ve Evliyâ tarafından yerilmeden affı ilâhiyyesi ve kerem-i sübhaniyyesi ile ve fazl-ü keremiyle cennât-ı âliyatına idhal eyleye... Cennete girmekten maksad-ı aksâ ve matlâb-ı râ'na olan müşahede-i cemal-i bâ-kemaliyle bizleri mest-i müstağrak in'am ve ihsan-ı ilâhiyyesine müstehak kullarından eyleye... Ol kadıyelhâcat ve mücib-ed-de'âvat; bu münacat ve niyazımızı da Kâbetullah'ta ve huzur-u fâ'iz-in-nuru Resûlullah'ta makbul ve müstecab olan hayırlı dualar gibi hedef-i icabete makrun ve eser-i icabetiyle cümlemizi memnun eyleye...
(ÂMİN) Bi-hürmeti seyyid-il-mürseliyn ve biizzeti Tâ-Hâ ve Yâsin ve âl-i Yâ-sin..
Sübhane Rabbike Rabbil-izzeti ammâ yasifûn ve selâmün
alel-mürseliyn vel-hamdü lillahi Rabbil-âlemiyn bi-sırrı sûre'til FÂTİHA..
CENAZE TEZKİYESİ Cenaze namazı kılındıktan sonra, cenaze namazını kıldıran imam veya hazır bulunanlardan iyman ve irfan sahibi, ilmi, takvâsı ve ihlâsı ile tanınmış, ahlâk-1 hamidesiyle herkesin sevgi ve saygısını kazanmış bir zat, merhum veya merhumenin tabutu başına geçer ve cenazeye iştirak eden cemaate şöyle hitap eder:
— Ey Allahu tealâ'ya, meleklerine, semavi kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere, hayrın da şerrin de Allahu azim-üş-şânın takdiriyle zuhura geldiğine, ölümden sonra bütün yaratılanların tekrar dirileceklerine ve hesap vereceklerine inanıp iyman eden, Enbiyâ'nın serveri, Evliyâ'nın rehberi, müttakilerin önderi ve âhir zaman peygamberine de iyman ederek gönül veren, âlem-i ervahta (ELESTÜ Bİ-RABBİ- KÜM...) hitab-ı izzetine (KALU BELA...) ahdiyle mukabele eden, bu fâni dünya âleminde bu ahd-ü peymanına sadık kalan ihvân-ı din-i mübiyn, aziz cemaat-i müslimiyn!..
Sayılı nefeslerini tüketerek (İRCÎ'IY...) emr-i celil-i sübhanisine muhatap olan, Melek-ül-mevt vasıtasiyle ruhunu Rabbine teslim etmiş bulunan ve dünya elbiselerinden soyunarak ve bir kefene bürünerek şu tabut içinde hepimizin ibret ve dikkatini üzerine toplayan ve hal diliyle kendisini bu son yolculuğunda uğurlamağa gelen tanıdık, bildik ve sevdiklerinden bir hüsn-ü şehadet bekleyen (….......) efendinin mü'min ve muvahhia (Kadın ise mü'mine ve muvahhide) olduğuna şahitlik eder misiniz? Şu ânda hiçbirimizin unutmaması lâzımgelir ki, mü'minlerin iyi ve güzel gördüklerinin, Allahu zül-celâl vel-kemal hazretleri indinde de iyi ve güzel olacağı: MARA AHÜL
MÜ'MİNÛNE HASENEN FE HÜVE İNDALLAHİ HASENÜN Hadis-i şerifi ile sabittir.