Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

2 sonuç · “icbâr

01
Sözlük

icbâr

îslâm huku kunda, “Dinin ve yasaların im 345 icmâ at kân verdiği ölçüde bir yaptırımın h- kullanılarak suçluya da yükümlü le bir kimsenin uygun veya gerekli bir işe zorlanması. ” anlamında kullanılan bir terim. r. ] e icmâ a. [< Ar. cem'] Sözlük n, anlamı, “Toplama, bir araya geve tirme, birleştirme, derleyip toparde lama. ” olan bu söz, “Hz. Peyir gamber’in ölümünden sonra hermı hangi bir zaman dilimi içinde diöz, nî bir meselenin hükmü veya orir tak kanaati üzerinde görüş birlie ğine varma. ” olarak tanımlanmış ol ve terim niteliği kazanmıştır. ni Sonradan bu terim, dinî bir mede selenin halli ve bu konuda kesin er hükmün verilmesi için bilim z adamlarınm ortak görüş birliği ri içinde olmaları ve bu çerçevede e- bütün İslâm âlemindeki Müslüm- manların ortaklaşa benimsedike leri dinî hükümleri ifade eden ak şer'î delilleri rehber kabul etmetir leri için kullanılmış; fıkıh literate türünde ise Kur’ân ve sünnetn ten sonra üçüncü İslâmî kaynak ah niteliği kazanmıştır. Bu bakımok dan “icmâ”, fıkıh usulü eserlem rinde kaynaklar teorisinin vazda geçilmez bir unsuru hâline gelel miş ve temel şer'î deliller arap smda üçüncü sıraya yerleştirilve miş; böylece “icmâ”, İslâm fıkhı il ve kültürünün çok önemli kays nak ve kavramlarından biri olmuştur. umicmâ-i ümmet 346

02
Sözlük

İcbâr-I Nefs

İnsanın kendini bir işe zorlaması. Kur'ân-ı kerîm okurken ağlayın, eğer ağlayamazsanız, ağlar gibi yapın yâni ağlamaya icbâr-ı nefs edin. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Mâce) İbn-i Abbâs radıyallahü anh buyurdu ki: "Sübhânellezî"nin (İsrâ sûresinin) secde âyetini okuduğunuz zaman ağlamadan secde etmeyin. Eğer gözünüz ağlamıyorsa, buna üzülerek kalbiniz ağlasın, sonra secde edin." Ağlamaya nefsini icbâr etmenin yolu, içinden hüzün duymaktır. İnsan bu sâyede kolayca ağlar. Güzel ahlâka yönelmek isteyen meselâ cömerd olmak isteyen kimse için çâre infâka (sadaka vermeye) icbâr-ı nefs etmesidir. Zorlaya zorlaya bu hâl kendisinde tabiî hâle gelir ve nihâyet cömerd bir insan olur. (İmâm-ı Gazâlî)