ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
12 sonuç · “hadr”
01Ayderûsiyye
Hadramut ve Aden'deki Ayderûsî irşadını Medyenî silsileyle ilişkilendiren nispet.
Ahmed b. Ukbe el-Hadramî
Ahmed b. Ukbe el-Hadramî (ö. 1489), Yemen’den Kahire’ye yerleşen, Şâzelî ve Kādirî icâzetlerini taşıyan ve Ahmed Zerrûk’un seyrüsülûkünde derin tesir bırakan şeyhtir.
Ebû Îsâ Saîd b. Îsâ el-Amûdî
Ebû Îsâ Saîd b. Îsâ el-Amûdî, XIII. yüzyılda Hadramut’ta yaşayan; Abdullah es-Sâlih üzerinden Ebû Medyen’in irşad mirasına bağlanan ve Amûdiyye’nin kendisine nispet edildiği sûfîdir.
hadr
(^^A \Ar.} Kur’ân-ı Kerîm’in tecvit kurallarına uygun olarak okunduğu üç tarzdan hızlı olanı. hads a- [Ar.] Zihnin ilkelerden ve önermelerden hızlıca sonuçlara ulaşması ve bu yolla elde edilen bilgi anlamında kelâm terimi.
muhadramûn
) bk. muhadramûn [Ar. muhadramûn a. t,»^) [Ar. r muhadram’ın ç. &.] Arap yarıtas. madasında “Câhiliyye” (bk. bu rmiş madde) döneminde ve İslâmiuzu yet’in ilk çıkış yıllarında yaşa- Bu masma karşın Hz. Peygamberi min Allah’ın elçisi olarak kabul etması meyen kimseler. bu nite muhâfazakâr a [< Ar. muhâfaza + F. kâr] İslâmî literatürde, dinî inanç ve davranışadis lar ile eylemlere sıkı sıkıya bağh eneolan, bu konularda taviz vermeoplayen, inançlara ve ortak değerleekle re saygılı olan, millî ve manevî bir değerlerin yok olmasını istemelere yen, çağın ve bilimin getirdiği adis yenilikleri inkâr etmeyen, doğmuhâkale 480 ru, dürüst ve prensip sahibi kimseler
Hazr-Hadr
Arapça yeşil anlamında bir kelime. Tasavvuf? olarak bast’ı ifade eder. Hadr’ın mizâcî kuvvetleri, gayb ve şehadet âlemine yayılmış olup, ruhanî kuvvetleri de aynı durumdadır.
Hazra-Hadra
Arapça, hazır olmak, gelmek anlamında bir kelime. Kuzey Afrika’da yaygın olan Şaziliyye’nin zikir toplantılarına hazra (veya hadra) denir. Talebeler için yapılan günlük hazralarda, akaid, tefsir, fıkıh, hadis dersleri okunur. Bir de haftalık hazralar vardır. Şeyh, müridleriyle buluşur, topluca zikir çekerler. Eğer hazraya yabancı birisi katılırsa, Kur’an kırâeti ve tefsiriyle yetinilir. Yeni intisab eden talebelerin hazrasında, tasavvufî, ahlâkî, sosyal problemler ortaya arzedilip enine boyuna tartışılır. Şeyh, konu ile ilgili görüşünün ne olduğunu söyler. Müridler, yatsıdan gece yarısına kadar süren bu toplantılarda, çokça çay içerler. Hazra’nın sonunda yatsı namazı cemaatle eda edilir. Namazın akabinde “Lailâhe illallah”, “velâ havle velâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyil-azim” vs. evrad ve ezkar çekilir. Toplantıya gelen mürid, ayakkabısını yanına alır, Şeyhini selamlayıp elini öptükten sonra, oturma adabına göre yerini alır. Diğer kardeşlerini eliyle selamlar, Bu sırada kısaca selamün aleyküm’le yetinir. Herkes, bulduğu boş yerde, anlatılanları sessizce dinlemek için oturmuştur. Hazra’daki mürid, başını Tâkiye (Ti harfiyle) denen bir örtü ile örter. Bu yoksa mendil kullanır. Ve törene başlanır.
Mevlânâ Türbesi (Kubbe-i Hadrâ), Konya
Konya · Türkiye · 5 Cemâziyelâhir 672'de (17 Aralık 1273) vefat etti ve babası Bahâeddin Veled'in yanına defnedildi. Ölüm gecesi “şeb-i arûs” adıyla anılır ve yıl dönümleri bu adla ihya edilir. İlişkili kişi dosyası Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî : Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (1207-1273), Belh'ten Konya'ya uzanan hayatında medrese ilmi, tasavvufî terbiye, sohbet, şiir ve semâı birleştiren; Mesnevî, Dîvân-ı Kebîr, Fîhi Mâ Fîh, Mektûbât ve Mecâlis-i Seb'a ile İslâm irfan tarihinde kalıcı iz bırakan âlim, sûfî ve şairdir.
Kudüs
Kudüs · Filistin · 1101/1689-90'da Halîlürrahman ile birlikte gittiği ve er-Rihletü'l-vüstâ ile el-Hadretü'l-ünsiyye'yi kaleme aldığı şehir; ailesinin de asıl memleketidir. İlişkili kişi dosyası Abdülganî en-Nablusî : Abdülganî en-Nablusî (1641-1731), Dımaşk’ta yetişen Hanefî âlimi ve sûfîdir. Kādirî ve Nakşibendî irtibatlarını İbnü’l-Arabî düşüncesi, tefsir-hadis tedrisi, seyahatnâmeler ve yaklaşık üç yüz eserlik külliyatla birleştirmiştir.
Kahire ve Ezher — Ahmed Zerrûk’un ilim ve irşad çevresi
Kahire · Mısır · Mağrib ile Maşrık arasındaki merkez Zerrûk hac yolculukları sırasında Kahire’de ikamet etti, Ezher derslerine katıldı, Sehâvî’den hadis ve fıkıh okudu; Ahmed b. Ukbe el-Hadramî ile burada tanıştı. Daha sonra Ezher’de Mâlikî imamlığı ve ders faaliyeti yürüttü.
BİDAYET (başlangıç) VE NİHAYET HALLERİNİN SIHHATİ
Avârifü’l-Maârif · 63. bölüm · Şeyhimiz Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah) bize, Hz. Ömer’den (r.a) nakille, Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivâyet etti: “Muhakkak ki bütün ameller niyetlere
Sayfalar 147–161
Muzaffer Ozak Külliyatı · el-lâtifü, eş-şekûrü, el-aliyyü, el-kebirü, el-hafizü, el-mukiytü, el-hasiybü, el-celilü, el-cemilü, el-kerimü, er-rakıybü, el-müciybü, el-vâsi'ü, el-hakimü, el-vedûdü, el-mecidü,