ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
4 sonuç · “habîs”
01habîs
“Değersiz ve bayağı olmasından dolayı hoşa gitmeyen somut veya soyut varlık ya da durum.” an lamında olan bu terim, insan tabiatmın hoşlanmadığı, aklın ve dinin benimsemediği nesneler ve değerler için kullanılmıştır Kur’ân-ı Kerîm’de yanlış inan cı, kötü sözleri, ve bayağı davra nışlarından dolayı nefretle kar şılanan kimseler için kullanılan bu söz, “Nûr suresi” nde mealen “Kötü kadınlar / söz ler kötü erkeklere / kimselere, kö tü erkekler / kimseler kötü kadın lara / sözlere yaraşır.” biçimdek ifade içinde yer almıştır. Bu tarz ifadeler hadislerde de bulun maktadır.
Mülk-İ Habîs
Helâl yolla kazanılan mal ile, haram yolla kazanılan malın karışmasından meydana gelen ve birbirinden kolayca ayrılamayan mülk. Bir kimsenin elindeki malın, gasb edilmiş, çalınmış, zulüm, hıyânet ile alınmış haram mal olduğu veya mülk-i habîs olduğu bilinmedikçe, mallarını bu yollardan edinmekte olduğu bilinse dahi, elindeki bu malı helâl mülkü bilmek lâzımdır. (Abdülganî Nablüsî) Verilenin haram mal veya mülk-i habîs olduğu bilinirse, bunu verenden almak hiçbir sûrette câiz (uygun) olmaz. (İbn-i Âbidîn)
Mâl-I Habîs
Zor ile gasb edilen ve rüşvet olarak alınan, çalınan mallar ve kendine emânet olan mallar, izinsiz ticârette kullanılarak elde edilen kârlar ve dâr-ül-harbde yâni kâfir memleketlerine gidenin (tüccârın, seyyâhın), kafirlerden, rızâsı olmadan aldığı mallar. Mâl-ı habîsi kullanmak, haramdır. Sâhiplerine geri verilmeleri, sâhipleri bilinmiyorsa, fakirlere sadaka verilmeleri lâzım olur. Başkasının mülkünü, ondan izinsiz kullanmak haramdır. (Abdülganî Nablüsî)
Sayfalar 85–93
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kıssas-ı Ali Radiyallahu anh: HİKÂYE Ibni Mülcem namındaki nâmerd, beyt-i Huda olan damadı Paygamberi bir sabah huzuru Hakta iken zehirli kılıç ile vurdu. O beyti Huda melcei fukar