ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
3 sonuç · “emânet (I)”
01Hacı İzzeddin Türkmânî
Hacı İzzeddin Türkmânî, Halvetiyye ana aktarım zincirinde Ahî Mîrem’in ardından gelen ve emaneti Sadreddin Hıyâvî’ye ulaştıran erken dönem şeyhidir.
Kahraman er-Rifâî el-Kâdirî
Kahraman er-Rifâî el-Kādirî, Cemâlî Cemâleddin’den 1999’da üç irşad hattının emanetini aldığı aktarılan ve Risâle-i Rifâiyye’nin hazırlanmasına arşiv desteği veren çağdaş şeyhtir.
emânet (I)
emânet (I) a. [< Ar.emn] Kendisine güvenilen bir kimseye göz kulak olması, koruması ve saklaması amacıyla geçici olarak bırakılan şey. Bu anlamıyla Kur’ân-ı Kerîm’de iki ayette teklik biçimiyle kullanılmış; pek çok yerde de türevleriyle ifade edilmiştir. Aynı anlamda bu söz, hadislerde de zikredilmiştir. İslâm inancma ve Kur’ân-ı Kerîm deki hükümlere göre bu terim, en geniş manasıyla “adalet” kavramıyla birlikte değerlendirilmiş ve “vedî'a” olarak da nitelendirilmiştir. İslâm bilginleri, özellikle devlet adamlannm hem emanet ehli hem de adalet ehli olmaları üzerinde durmuşlar; emanet ehli olmalarını, ülkenin ve devletin imkânlarını halka hakça sunmaları olarak izah etmişlerdir.