ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
8 sonuç · “arâzî”
01Lebeni Şeyh Beşir Ağa
Beşir Ağa" derler. Fukara ve ahbabını dil.ima adab-ı şeriat u tarikat ile terbiyeye çalışırlar imiş. Erbab-ı a'razın te'slriyle doksan yaşında şehiden irtihal eylemiştir. Cidden eazımdan dır. Rical-i Hamzaviyye içinde müteferridlerdendir. Hakk-ı alllerinde biraz izahat arz edip, işbu eser-i faklranemi lütfe nazar-ı iltifat u mütalaaya alan erbab-ı muhabbe…
arâzî
“Yer ve toprak” anlamında olan bu söz, îslâm hukukunda hem kamu hem de ferdî mülkiyet olarak yerleşmiştir. Ahalisi Müslüman olan arazinin üzerinde yaşayanlarm bu yerde özel hakkı ve mülkiyeti olduğu üzerinde bütün hukuk âlimleri fikir birliği içindedir. Devlet bu tür yerlerden “öşür” bk. bu madde) alabilmektedir.
arâzî-yi mukaddese
Kutsal topraklar
Arâzî-i memlûke
Özel mülkiyete konu olan arazi. Sahibinin hukuk düzeni içinde satma, bağışlama ve miras bırakma yetkisine sahip olduğu toprak türüdür.
arâzî-yi mevât
^Ijl) Kimsenin mülkü olmayan bir köye veya kasabaya ait bulunmayan yerleşim yerinden uzakta olan arazi. arâzî-yi mîriyye a. {^^ ^Ijl) Devlet başkanma tanman ve beytülmal arazisi
arâzî-yi mübâreke
Mübarek topraklar, yani Hicaz bölgesi
arâzî-yi öşriyye
Gb^^lj I) Halkı kendiliğinden Müslüman olan ve savaş sonucu fethedilen yerlerin savaşa katılanlara bırakıldığı arazi
arâzî-yi mevkûfe
Vakıf arazisi olup ya şahsm vakfı ya da devlet başkanmm vakfettiği arazi. arâzî-yi metrûke a. «jji» ^Ijl) Kamuya bırakılmış arazi