ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
7 sonuç · “Tevellî”
01Çorlulu Ali Paşa Kethüdâsı Ahmed Efendi
Çorlulu Ali Paşa Kethüdâsı Ahmed Efendi (ö. 1721), Ankara’dan İstanbul’a gelerek Çorlulu Ali Paşa’nın imamı ve kethüdâsı olan; Süleymaniye vakıf idaresi, medrese görevleri, Manisa ve Diyarbakır kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Hamid Hamideddin Ateş
Hamid Hamidettin Ateş (d. 18 Ağustos 1960, Darende), Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi'nin oğlu; 1987'den itibaren Darende Şeyh Hamîd-i Velî Camii'nde imam-hatiplik yaptı, Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı'nın mütevelli başkanıdır.
Mahmud Beg (Abdî Çelebi'nin Oğlu)
Mahmud Beg (ö. 978/1570), Defterdar Abdî Çelebi'nin oğlu; medrese ve kadılık yolundan vakıf, maliye ve eyalet yönetimine geçen Osmanlı idarecisidir.
Yusuf Çelebi el-Fenârî
Yusuf Çelebi el-Fenârî (ö. 970/1562-63), Mehmed Şah Fenârî'nin oğlu ve Abdülbâkī Çelebi'nin kardeşi; Eyüp kadılığı ile aile vakıflarının idaresini üstlenmiş Osmanlı hukukçusudur.
mütevellî (I)
mütevellî (I) a. [Ar.] İslâm devletlerinde, vakıf işlerini yürütmekle görevli kimseler için kullanılan terim, “kayyım” (bk. bu madde), “nâzır” (bk. bu madde). Eşanlamlısı “mütekellim-i ale’l-vakf’tır.
Tevellî
Dostluk, birisini Allah rızâsı için sevme, dost edinme. Allahü teâlânın düşmanlarını sevmek, insanı Allahü teâlâdan uzaklaştırır. Allahü teâlânın düşmanlarından teberrî etmedikçe (uzaklaşmadıkça) tevellî olmaz. (İmâm-ı Rabbânî)
Mütevellî
Bir vakfın işlerini şer'î (dînî) hükümler ve vakf şartları dâiresinde idâre etmek üzere, vakfeden veya hâkim tarafından tâyin edilen kimse. Mahalle câmisinin gelirini toplaması, tâmirini, masraflarını idâre etmesi için mahalle halkının bir mütevellî tâyin etmesi câiz ve lâzımdır. (İbn-i Âbidîn) Vakf eden kimse bir mütevellî tâyin edip, malı buna teslim eder. Bir vakfın bir nâzırı ve bir mütevellîsi olsa, mütevellî, nâzırın haberi olmadan bir şey yapamaz. (İbn-i Âbidîn)