ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
5 sonuç · “Sevâd”
01sevâd-ı a'zam
sevâd-ı a'zam a. [< Ar. sevâd + a'zam] Müslüman dünam yasmın büyük çoğunluğunu üre oluşturan “ehl-i sünnet” (bk. bu t’in madde) için kullanılan kelâm diği terimi. ka
Sevâd
Arapça, topluluk, köy, siyah renk vs. gibi çeşitli mânâları ifade eden bir kelime. Mekke-i Mükerreme.
Sevâdu’l-Vech Fi’d-Dareyn
Arapça, dünya ve âhirette yüzü kara, anlamında bir ifade. Dünya ve âhirette zahiren ve bâtınen, aslî bir vücûda sahip olmaması bakımından, Allah’da tam anlamıyla fena bulmak. Gerçekte fakr, Allah’a ve asli yokluğa dönüş işte budur. Bir kısım sufiler “fakr tam olunca o Allah’tır” demişlerdir.
Akşehir
Akşehir · Türkiye · Kaynak onu "sevâd-ı Akşehr"den, yani Akşehir ve çevresinden yetişmiş gösterir; mürşidi Abdî Halîfe de aynı yerdendir. İlişkili kişi dosyası Mahmud-ı Akşehrî : Mahmud-ı Akşehrî (ö. 972/1564-65), Akşehirli Abdî Halife'nin yanında yetişip İshaklı kazasına bağlı bir köyde irşad faaliyeti yürüten şeyhtir.
Sarı Nâib Naîm: Divan, Hamse ve Tevhid Dili
Naîm İsmail Efendi'nin medrese ve nâiblik hayatını, divan ve hamse kaydını, kaynakta korunan şiirlerini ve tasavvufî söz varlığını birlikte sunar.