Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

5 sonuç · “Selamet

01
Sözlük

Selamet

>) Emniyet makamı, “Oraya emniyetli olarak selam (selamet) ile giriniz,” mealindeki ayetle buna işaret edilmiştir. 2. Dünyevi huzur ve refah, selamet, terk-i selamettir. Nefsin selameti ona muhalefet etmektir, felaketi ona uymaktır. “Selamet yalnızlıktadır.” “Selamet birliktedir.” “İnsanın selameti dilinin süküt etmesindedir.” Selamet-i sadr Kalbin her türlü manevi hastalıktan şifa bulması ve kirden (gil-u gis) Semâ eme ope mike em. çi 0 arınması (SL 297; NM 110) Bkz. Atvâr-ı dil, Selamname/Selamiyye Es-selâm... (selam olsun...) diye başlayan dua (am 251, 282). Abdulkadir Geylâni'nin türbesinde okunmak üzere yazılan Manzüme-i Selâmiyye'den: €s-selâm ey pir-i tarikat es-selâm es-selâm seyyid-i sâdât-ı ümmet es-selam Tekrar mülâki oluruz bezm-i ezelde Evvel giden ihvâna selâm olsun erenler Yahya Kemal Selam secdesi İslamda esas itibariyle Allah'tan başkasına secde edilmemekle beraber, meleklerin Hz. Âdem'e; babası, eşi ve çocukları Hz. Yüsuf'a secde etmişlerdi (Yasuf Suresi, 99). Süfilere göre bu ibadet secdesi değil, selam secdesidir (secde-i tahiyyât). Sonraki bazı mutasavvıflar bu tür secdeyi câiz görmüşlerdir (İ). Mevlevi şeyhleri ve dervişleri baş keserek birbirine secde ederler, Secdeyi Hz. Mevlânâ teşri etmiştir (GMM 85, 283, 386). Bazı tarikatlerde dervişler şeyhlerinin eteklerini öper, ayak bastıkları yere yüz Sürer (KM 16. bahis; AM 220). Bektaşiler buna niyaz derler (iMR 1:3). Hükümdarlara ve din ulularına secde etmek öteden beri şark kavimlerinde, özellikle İranlılarda âdettir; buna merdüm-peresti denir. Dünyevi huzur ve refah, selamet, terk-i selamettir. Nefsin selameti ona muhalefet etmektir, felaketi ona uymaktır. “Selamet yalnızlıktadır.” “Selamet birliktedir.” “İnsanın selameti dilinin süküt etmesindedir.” Selamet-i sadr Kalbin her türlü manevi hastalıktan şifa bulması ve kirden (gil-u gis) Semâ eme ope mike em. çi 0 arınması (SL 297; NM 110) Bkz. Atvâr-ı dil, Selamname/Selamiyye Es-selâm... (selam olsun...) diye başlayan dua (am 251, 282). Abdulkadir Geylâni'nin türbesinde okunmak üzere yazılan Manzüme-i Selâmiyye'den: €s-selâm ey pir-i tarikat es-selâm es-selâm seyyid-i sâdât-ı ümmet es-selam Tekrar mülâki oluruz bezm-i ezelde Evvel giden ihvâna selâm olsun erenler Yahya Kemal Selam secdesi İslamda esas itibariyle Allah'tan başkasına secde edilmemekle beraber, meleklerin Hz. Âdem'e; babası, eşi ve çocukları Hz. Yüsuf'a secde etmişlerdi (Yasuf Suresi, 99). Süfilere göre bu ibadet secdesi değil, selam secdesidir (secde-i tahiyyât). Sonraki bazı mutasavvıflar bu tür secdeyi câiz görmüşlerdir (İ). Mevlevi şeyhleri ve dervişleri baş keserek birbirine secde ederler, Secdeyi Hz. Mevlânâ teşri etmiştir (GMM 85, 283, 386). Bazı tarikatlerde dervişler şeyhlerinin eteklerini öper, ayak bastıkları yere yüz Sürer (KM 16. bahis; AM 220). Bektaşiler buna niyaz derler (iMR 1:3). Hükümdarlara ve din ulularına secde etmek öteden beri şark kavimlerinde, özellikle İranlılarda âdettir; buna merdüm-peresti denir.

02
Sözlük

Kalb Selâmeti

Kalbin kibir, riyâ, kıskançlık, kin ve düşmanlık gibi kötü düşüncelerden kurtulup, iyi ahlâk ile ahlâklanması. Kalbin selâmeti, onun mâsivâyı (Allahü teâlâyı unutturan her şeyi) terketmesine bağlıdır. (İmâm-ı Rabbânî) Kalbin selâmeti için şunlara dikkat etmek lâzımdır: 1) Ahlâkı güzel olanlarla berâber olmak, 2) Kur'ân-ı kerîm okumaya devâm etmek, 3) Fazla yemek yememek, 4) Gece namazlarına devâm etmek, 5) Seher vaktinde Allahü teâlâya yalvarmak, istiğfâr etmek, günahlarının bağışlanmasını istemek. Seher vakti sabah namazının vaktinin girmesinden bir saat önceki vakittir. (Ahmed bin Âsım Antâkî)

03
Sözlük

Selamet Vahdettedir

Kurtuluş, huzur birliktedir anlamında, Arapça bir ifâde. Bunun iki anlamı vardır: 1) Huzur, birliğe ermektedir. Her şeyde bir olan. kendisinden başka gerçek varlık bulunmayan Allah’ın gücünü, hikmetini, takdirini yaptıklarını görmekte ve bu birlikte, kendi geçici varlığını yok etmektedir; bunu bilen, bilgisini görüş (müşahede), görüşünü de oluş haline getiren kişi esenliktedir. 2) insan yalnızlığı seçti, tek kaldı mı, ne itirazı kalır, ne dedikodu dinler, ne kimse ile uğraşır, ne de kimse onunla meşgul olur, böylece esenliğe ulaşır.SELÂMl

04
Eser

Sayfalar 365–372

Muzaffer Ozak Külliyatı · pacaklarını bilemeyen, akılları hayrette kalanlar kimlerdir? diye sordum. Bana: — Onlar, Ümmet-i Muhammed'den âsi ve günahkâr olanlardır, hesaplarının görülmesini bekliyorlar, dedi

05
Eser

Sayfalar 655–662

Muzaffer Ozak Külliyatı · DÖRDÜNCUSÜ: Ertesi gün işlemeğe niyyetlendiği bir iş için İNŞÂ'ALLAH. BEŞINCISİ: Her tâ'at ve mâ'siyyette LÂ HAVLE VE LÂ KUVVETE ILLÂ BİLLAH-IL-ALİYYIL-AZİM. ALTINCISI: Bir musibet