ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
3 sonuç · “Habîr”
01Habîr
“Esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan olan bu söz, “Bilen, bir varlığın özünü ve niteliğini yakından tanıyan.” anlamında Allah’ın sıfatlarından olup Kur’ân-ı Kerîm’de bir yerde “hubr” maştan, kırk dört ayette de “habîr” ismi Allah için kullanılmıştır. Bu terim, hadislerde de Allah’a nispet edilmiştir. Allah’a nispet edilen isimler arasmda yer alan “habîr”, ilmin duyularla algılanamayan bâtınî kısmmı ifade etmekte ve O’nun zatî isimleri arasında yer almaktadır. “Habîr” adı Allah’ın doksan dokuz ismini veren İbn Mâce ve Tirmizî rivayetlerindeki üstede de bulunmaktadır.
Habîr (el-Habîr)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Her şeyin hakîkatini, kâinâtın, varlıkların, görünen ve görünmeyen her şeyi hakkıyla bilen, hiçbir zerrenin hareketi ve hareketsizliği ilminden hâriç olmayan, nefslerin ne ile mutmain (huzurlu) ne ile huzursuz olduğundan, sükûnete kavuştuğundan her zaman haberdâr olan. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Allahü teâlâ indinde en yükseğiniz, O'ndan en çok korkanınızdır. Allahü teâlâ Alîm'dir (her şeyi bilendir), Habîr'dir. (Hucurât sûresi: 13)
Sayfalar 23–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · bağlayıp, bıçağı onun körpe gerdanına nasıl vuracaksın? Bu güle, oynaya giden yavrunun sence hiçbir değeri yok mu?» dediğinde hak nebi, Allahın Halili, Iblise hitaben şöyle söyledi