Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

3 sonuç · “Ene’l-Hak

01
Sözlük

Ene’l-Hak

نا | لحق) |) “Ben Hakk'ım.” Hallac’a ait bir sözdür. Bu sözü yüzünden asılmıştı. Bu sözün çeşitli yorumları vardır; bir görüşe göre, Hallâc bu sözü sekr halinde söylemişti; sahv haline gelince bu sözün yanlış olduğunu kabul etti. Başka bir görüşe göre, Hallâc bu sözü fena halinde söylediğinden bu sözü söyleyen aslında o değil, Hak'tı. Hallâc ene'l-Hak söyledi Haktır sözü Hak söyledi Nâdân mukayyed anladı Amma ki, mutlak söyledi Nesimi Diğer bir görüş ise Hallâc'ın bu sözü, Hak'tan hikâye ederek söylemiş olduğunu. ileri sürer. Yüce Allah “Ben Hakk'ım,” diyor gibi. Hallâc'ın, bu sözüyle “Ben Hakk'ım, yani baul değilim” veya “Ben Hak'tanım” demek istediğini söyleyenler de vardır. Kimileriyse Hallâc'ı tanrılık veya hulül iddia eden bir mülhit sayarlar. Mestolanlar kelâmı kendinden gelmez veli Pes ene'l-Hak nice söyler kisi Mansür olmadan Şemseddin Sivasi N Ezelde benim fikrim ene’l-Hak idi zikrim Henüz dahi doğmada ol Mansür-ı Bağdadi Yünus

02
Sözlük

Ene’l-Hakk

“Ben Hakk’ım” anlamında bir ifade olup Hallâc-ı Mansur tarafından söylenmiştir. Erzurumlu İ. Hakkı’nın ifade ettiği gibi;“Söyleyen Nasır (yani Allah) idi. Mansur Andan tercüman olur” şeklinde anlaşılmalıdır. O’nun, bu sözü Hakk’tan rivâyeten söylediği kaydedilmekle birlikte, fena halinde iken söylediği veya kendisinin bâtıl olmadığını ifade etmek için serdettiği de nakledilir. Kasas süresindeki ağaç kökünün “muhakkak, Ben alemlerin Rabbi olan Allah’ım” sözünü anlayan, Hallac’ın “ene’l-Hakk” sözünü anlar.

03
Eser

SÛFÎ OLMADIKLARI HALDE SÛFÎLERE NİSBET EDİLENLER

Avârifü’l-Maârif · 9. bölüm · Kendilerini bazen “Kalenderi” bazen de “Melâmetî” diye isimlendiren bir grup, sûfiler arasında zikredilmektedir. Az önceki bölümde melâmetînin hâlini zikrettik. Onların hâlinin şer