ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
6 sonuç · “Bâin”
01Harputlu Hoca Abdüllatif Efendi
Harputlu Hoca Abdüllatif Efendi (ö. 15 Eylül 1916), Şeyh Necib Efendi’ye mensup, Nevrekoplu Ahmed Efendi’nin yanında erbaîn çıkaran; Dârülfünun ve Medresetü’l-Vâizîn’de ders veren Halvetî-Şa‘bânî âlimidir.
Ömer Halvetî
Ömer el-Halvetî (Lâhîcân – 800/1397, Tebriz); Halvetiyye tarikatının pîri . Halveti sevdiği için “Halvetî” denmiş; esmâ-i seb'a zikri ve dört terkli dâl tâcı ona nisbet edilir. Kırk erbaîn çıkardığı rivayet edilir.
Zâkir Ebû Bekir Efendi
Zâkir Ebû Bekir Efendi (ö. 1077 sonları/1667), Karaağaç Zâviyesi'nde Şeyh Ya‘kub'a intisap eden; Zaferanlık Mescidi'nde imamlık, zikir ve imar hizmetlerini birleştiren Halvetî şeyhidir.
Kâin Ve Bâin
Tasavvuf ilmi terimlerinden. Halk (insanlar) ile berâber görünen, fakat hakîkatte onlardan uzak ve kalben Allahü teâlâ ile berâber olan. Kalbinde Allah'tan başka hiçbir şeyin sevgisi kalmayan ve ancak O'nu isteyen kimselere müjdeler olsun. "Kişi sevdiği ile berâberdir" hadîs-i şerîfine göre, bu kimse, Allahü teâlâ ile berâber olur. Görünüşte insanlar ile birlikte ve onlarla alış-verişte ise de, hakîkatte Allahü teâlâ iledir. Kâin ve bâin olan sofînin hâli böyledir. (İmâm-ı Rabbânî)
Bâin
1. Ayırıcı. Talâk-ı bâin. 2. Tasavvuf'ta bir terim. İnsanlardan uzak olan. (Bkz. Kâin ve Bâin)
Bâin Talak
Boşamada kullanılan sözleri söyler söylemez, evliliği sona erdiren boşama. (Bkz. Talâk)