ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
3 sonuç · “şedîd”
01Şeyh Abdullah Odabaşı Rifâî
Hulefâ-i müşârünileyhimden Abdullâh Efendi berber imiş. Ziyâret-i Haremeyn’e muvaffak olmuş ve azîzinin emr ü işâretiyle Odabaşı’ndaki tekkeyi vücûda getirmişti. Pek âşık, o mertebe sâdık bir zât imiş. Mücâhedesi pek şedîd imiş. Lâtîfeye de meyilleri varmış. Hattâ Haremeyn-i muhteremeyni ziyâret esnâsında dâimâ başında tâc-ı Rufâî’yi bulundurup avdette
şedîdü’l-mibâl
nin 13. ayetinde geçmektedir. ve e şedîdü’z-za'f a. ü Hadis biliminde, senedinin nı tamamı yalan veya yalan ile ü itham edilen hadis. na
şedîd
“Şiddetli, kuv vetli” anlamındaki bu söz, başk kelime ve terkiplerle yeni terim ler oluşturur. § tam. şedidü’l-azâb a (JjJhii) “Azabı şiddet olan.” anlamında Allah’ın s fatı olan bu terim, Kur’ân- Kerîm’de “Bakara suresi nin 165. ayetinde açıkç ifade edilmektedir