ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
1 sonuç · “Şaraphane”
01Şaraphane
Melekat âlemi, kâmil arifin bâtını. Şatah — Sathiye i ar شطحيه) — eles) 1, Hareket, kıpırdama, köpürme. tas. a Üzerinde benlik ve dava kokusu bulunan söz (cr). “Ene'l-Hak”, “Sübhâni mâ a'zame sani,” “Bir denize daldım ki, nebiler sahilinde durdu” gibi. b Bir sözdür ki, dil onu söylemekten kaçınır, kulak onu dinlemekten hoşnutsuz olur. c Zahiri itibariyle şeri hükümlere aykırı düşen söz. d Ne kasdedildiği kolay kolay anlaşılmayan kapalı veya sembolik ifade. Çıktım erik dalına anda yedim üzümü Bostan 1ssı kakıyıp der: Ne yersin kozumu Yünus Şeb-i bâr e İlahi feyz ve kuvvetli tecellilerle kendilerinden 8ecen, coşan ve taşan velilerin, Sayr-i ihtiyari Söyledikleri sözler ki, Goğu şeriata aykırı gibi görünür. Bu yüzden veliler kendilerine geldikleri zaman 0 sözleri Söylediklerine pişman olarak tevbe ederler (Bg 56-58; SL 422, 453; Gİ 1:74; TK 1:880; İFM 11:509). İyi ve samimi bir dini hayat yaşayanların ağzından çıkan şathiyeler kabul edilmeyebilir fakat onu Söyleyenlere Saygı göstermek ve kendilerini anlamaya çalışmak gerekir, İyi ye samimi bir dini hayatı olanların veya Şuurları yerindeyken sahy halinde sathiye Söyleyenlerin veya söylenmiş şathiyeleri delil olarak kullananların davranışları anlamsızdır. Bu tür sözlere tammat, türrehât (Saçma söz, ipe sapa gelmeyen laf) denir. Bunların bir kısmı küfür, Tanrı'yla alay etme mahiyetindedir. Erliği ile anılır filan oğlu Jilân deyu Anan yoktur, baban yoktur, sen benzersin P... Tanrı Kaygusuz Abdal